• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 21 °C

Hekimler Rahatsız…

Şükrü Güner

 

Ankara Tabip Odası bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği Hekim Memnuniyet Anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Ankaralı 1120 hekimle yapılan anketten çıkan sonuçlar pek kimseleri şaşırtmamış olsa da, sağlık alanı ve yöneticileri için çok çarpıcı veriler sundu.

Mesleki bağımsızlıklarının giderek azaldığını, iş ve gelecek kaygılarının her geçen gün arttığını düşünen hekimlerin %96’sı gelecekten umutsuz. Buna göre hekimlerin;

    -          % 83’ü çalışma yükünün son yıllarda arttığını,

    -          % 90’ı mesleki bağımsızlığının azaldığını,

    -          % 97’si hekime yönelik şiddetin gün geçtikçe arttığını,

    -          % 88’i Kamu Hastane Birlikleri (KHB) ile hekimler üzerindeki baskının artacağını,

    -          % 95’i Kamu Hastane Birlikleri ve sağlık kampüsleriyle; hekimlerin gelecek kaygısının arttığını söylemiştir.

Bir hizmetin başarılı ve verimli olması için, o hizmeti verenlerin iyi bir çalışma ortamına sahip olması, kendini ifade edebilmesi ve hizmetin düzenlenmesinde görüşlerinin dikkate alınması, önemli nirengi noktalarıdır. Tepeden alınmış kararlar, hizmeti verenleri bir “emir eri” imiş gibi gören anlayışlar terk edilmelidir.

Hizmetin üretiminde çalışanlar ile çalışma koşulları arasında sürekli bir etkileşim söz konusudur. Hizmetin oluşumunda önemli ve öncelikli sorun, hizmeti verenlerin ve onların kuruluşlarının hizmetin nasıl verileceğinin oluşumuna ve yönetimine katılmalarıdır. Çalışanların sahip olduğu bilgi ve yeteneği en verimli şekilde verebilmesi için bu konu, önemli bir faktördür.

Tıp Fakültelerimiz, Öğretim Üyeleri ve tüm Çalışanlar Rahatsız

Meclis gündeminde olan Tam Gün Yasa Tasarısını da içeren Torba Yasa’ da Öğretim Üyelerine rotasyon getirilmektedir. Bu yaptırım öğretim üyelerini rahatsız emektedir.

Ülkemizin her tarafı tıp fakülteleri ile doldurulmuştur.

2000n yılında 47 Tıp Fakültesi varken, bu sayı 2013 de 84 olmuştur.

13 yılda Tıp Fakültesi sayımız  % 80 artmıştır.

Avrupa ülkelerinde en fazla tıp fakültesi,  katlamalı olarak bizdedir.

İngiltere’ de 32, Almanya’da 44, İtalya’ da 42, Fransa’ da 52 tıp fakültesi vardır.

Tıp Fakültelerimizin alt yapı eksiklikleri büyük boyutlardadır.

Tam Gün Yasa Tasarısındaki belirsizlikler, Fakülte kontenjanlarının artırılması dayatması,

mali sıkıntılar, eğitim niteliğinin düşmesi, rahatsız ortamın başlıca yaratıcılarıdır.

 

Kamu Hastane Hekimleri Rahatsız

 

İş yükü dayanılmayacak boyutlara ulaşılmıştır. Bazı hastanelerde 1 hafta sonrasına randevu verilmektedir. Ameliyat için uzun süreler bekletilmektedir.Ne kadar hasta bakarsan, ne kadar ameliyat yaparsan o kadar ücret alırsın” demek olan Performans Sisteminden rahatsızdır.

Asistan Hekimler Rahatsız

 

Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde hizmet yükü ağırlığından,eğitimsınıfta kalmıştır. Bir hekim haftada 120-130 saat çalışmaktadır. Nöbet olduğu günlerde aralıksız 33 saat çalışmaktadır. Bu çalışma süreleri insanlık dışıdır. Asistanın birinci görevi eğitim almaktır. Bu eğitim çerçevesinde de hizmet vermektir. Ama durum böyle değildir. Yaygın bir deyimle Asistana“denizegir, yüzmeyi öğren” denmektedir…

Özel Hastane Hekimleri Rahatsız

 

Hekimlerimizin yarısı özel sektörde çalışıyor. Çalışanların sayısı 60.000 in üzerinde.

Yoğun çalışma temposu Özel Hastanelerde de yaşanmaktadır. Bazı hastanelerde bir hekimin gecesi, gündüzü yoktur. Hastaya ayrılan süre neredeyse Kamu Hastanesine yaklaşmaktadır.  Bazı özelhastanelerde hekimler 5-6 ay ücretlerini alamamaktadır. Çoğunlukla da zamanında ücret alınmamaktadır.

Bazı özel hastanelerde, bir taraftan başhekimler hekimin isteyeceği tetkiklere kadar karışırken, diğer taraftan çalışma güvencesini de tam olarak vermiyor.

Özel hastanelerde hekimler daha çok maaş ve prim usulüne göre çalışırken, çalışmalarının karşılığında “yarını” göremediklerini ifade ediyor.İş güvencesi hastane yönetiminin iki dudağı arasında…

Muayenehane Hekimleri Rahatsız

Muayenehane hekimin kendisine ait çalışma ortamıdır. Hiçbir hasta muayenehane hekimine gelmek zorunda değildir. Tercih eden hastalar gelir…

Ne yazık ki,  muayenehaneleri kapatmak için ellerinden ne gelirse hepsi, yapıldı.

“Muayenehane, hekimin tıbbi girişim yapmadığı işyeridir” diyeYönetmelik çıkarıldı. İğne yapmak, alçı yapmak, kulak temizlemek, tıbbi girişim değil miydi?..

Neyse ki, Uzun uğraşlarda sonra Danıştay’ dan döndü.

İskan İzni, Deprem Raporu, Yangın Raporu, Odaların Metrekaresi, Asansör Şartı v.s. gibi gerçekleştirilmesi olanaksız koşullar getirildi. Verilen mücadelelerle uyum süresi uzatıldı. Ama hala vazgeçilmedi…

Emekli Hekimler Rahatsız

Emekli hekimler ekonomik sıkıntı içindedir. Emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kalmaktadır. Bugün bu emekli hekim 1800 lira aylık almaktadır.

Şu anda çalışan bir hekimin aylık ücreti yaklaşık dörttebire inecektir. Çalışırken verilen ek ödemelerin yansıması olmayacaktır.

Ve Aile Hekimleri Rahatsız

İlk Basamak Sağlık Hizmetleri Aile Hekimi Sistemiyle yapılmasına karar verildi. Doğru veya yanlış… Bu bir siyasi karardı. Başlangıçta vaatler verildi. Gerçekleşmediği gibi, yeni sorunlarla da karşılaşılıyor.Şu anda TBMM Gündeminde bulunan Tam Gün' düzenlemesinin de yer aldığı Torba Yasa Tasarısında“Aile Hekimlerine en az 16 saatlik nöbet ile Yurtdışında görev yapan hekimlere mecburi hizmet muafiyeti”  tartışma yarattı.Aile Hekimleri, iş bıraktı, yürüyüş yaptı…

 

Sağlık Bakanlığı'nın pratisyen hekimleri aile hekimliğine geçirirken verdiği sözde, acilde nöbet tutma koşulu var mıydı? Ayrıca Aile Hekimi, Pratisyen Hekim olarak, Birinci Basamakta görev yapan  hekimdir. Görev tanımında “Acil Görev Tanımı” var mıdır?

 

Aile Hekimlerinin 2014 yılında ücretlerinin % 20 azalacağından söz edilmektedir.

Şu anda sayıları 21.200 olan Aile Hekimlerinin önemli bir kısmının ayrılacağı bildirilmektedir.

Aile Hekimliği ile bu tür oynamalar son derece tehlikelidir. Çünkü Aile Hekimliği, ilk basamak sağlık hizmeti olarak, sağlık hizmetlerinin temelidir. Aile Hekiminin rahatsız olup, motivasyonu bozulursa, İkinci Basamak, Üçüncü Basamakta etkilenecektir.

Temeli çürük bir bina misali…

BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ OCAK 2014 SAYISINDA YER ALACAKTIR

Bu yazı toplam 2364 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim