• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 12 °C

Hekimleri Zorlu Bir Süreç Bekliyor

Bayazıt İlhan

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Büyük Kongre’si 28-29 Haziran 2014 tarihlerinde toplanarak yeni yönetimini seçti.

Hekimleri ve TTB’yi zorlu bir süreç bekliyor. Türkiye’de hekimlerin ve sağlık çalışanlarının durumuna ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır, hekimler arasında yapılan çalışmalar hekimlerin çok büyük kısmının gelecekten ümitsiz duruma geldiklerini, hastalara nitelikli sağlık hizmeti veremediklerini düşündüklerini, sözlü ya da fiziksel şiddete uğradıklarını ya da tanık olduklarını göstermektedir. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının, tıp öğrencilerinin sorunları büsbütün artmış, bazı alanlarda tam bir kaosa dönüşmüştür.

Son dönemde Sağlıkta Dönüşüm Programı adı ile uygulanan, aslında 1980’lerde başlatılan “sağlık reformları” sağlığı tam bir tüketim nesnesine dönüştürmüş durumdadır. Sistem hekimleri güvencesizlik, performans ve ciro baskısı altına sokmuştur. Hastalarımızın güvensizlik içinde doktor doktor dolaştığı, ilaç tüketiminin patladığı, acil servislere başvuruda ve verilen hizmette Dünya’da eşi görülmemiş kargaşanın yaşandığı bir sağlık ortamı ile karşı karşıyayız.

Tıp eğitimi ise belki Türkiye tarihinin en büyük krizini yaşamaktadır. Tıp fakültelerinin sayısı 90’ı geçmiştir, yılda alınan öğrenci sayısı 10 yılda 4500’den 12 000’e yükselmiştir. Öğrenciler amfilerde yer bulamamaktadır, yetersiz imkanlar ve öğretim üyesi nedeniyle tıp eğitiminin niteliği büsbütün tartışılır noktaya gelmiştir. Aynı kargaşa mezuniyet sonrası tıp eğitiminde de yaşanmakta, asistanlar son derece zor koşullarda çalışmaya zorlanmakta, eğitim almak ise gündelik yaşamlarında istisnai bir durum olarak kalmaktadır. Önemli olan onlar için de çok hasta “bakmaları” ve işleri yetiştirmeleridir.

Aile hekimleri görev tanımlarındaki karmaşa ve her geçen gün eklenen yeni işler altında ezilmektedirler. Üzerlerindeki baskılar sürekli artmaktadır, bir gün acil nöbeti, ertesi gün ASM nöbeti, bir gün defin nöbeti ne yapacaklarını bilemez duruma getirilmişlerdir. Toplum sağlığı merkezi hekimleri ve kurum hekimleri de en başta gelir adaletsizliği olmak üzere mesleki yaşamlarını zorlaştıran sorunların içine düşmüş durumdadırlar.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri taşeronlaşma kıskacındadır. İşyeri hekimlerinin eğitimlerinden istihdamına tüm süreç taşeron şirketlere teslim edilmiştir. İşyeri hekimleri çalışanın sağlığına sahip çıkmaya kalksa işten atılmaktadır. Meslek hastalıklarına tanı konulamamakta, "iş kazası" denilen iş cinayetleri kol gezmektedir.

Akademik yükselmelerde ve atamalarda liyakat kavramı alt üst olmuş, kadrolaşma eşi benzeri görülmemiş düzeye ulaşmıştır. Öğretim üyeleri ve eğitim araştırma hastanelerindeki eğitici kadrolar, uzman hekimler sayısız sorunla baş başadır. Liyakatsız atamalar, gelir adaletsizliği ve çalışma koşullarındaki zorluklarla taçlanmıştır.

Mesleki bağımsızlık önemli tehdit altındadır. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun Dilovası, Dr. Dilek Tucer' in Ergene Nehri hakkındaki bilimsel açıklamaları nedeniyle başlarına gelmedik kalmaması, hekimin toplumsal sorumluluğunu yerine getirip halkı bilgilendirmesinin tehlikeli hale geldiğini  göstermektedir.

Gezi olaylarında yaralanan yurttaşlara gönüllü olarak ilk yardım hizmeti veren meslektaşlarımız "izinsiz sağlık hizmeti verdikleri" gerekçesiyle hakim önüne çıkmışlardır. 30 Eylül 2014'de Ankara Tabip Odası, 14 Ekim 2014'de Hatay Tabip Odası Yönetim ve Onur Kurulları Sağlık Bakanlığı'nın "ruhsatsız revir adı altında sağlık kuruluşları açıp işletmek" suçlamalarıyla görevden alınma talepleriyle hakim karşısına çıkacaklar. Tüm Dünya'nın tepkisine sebep olan utanç davaları ile karşı karşıyayız.

Güneydoğu sınırımızda yoğun bir sığınmacı akını yaşanmaktadır. Sığınmacı duruma düşmüş çok sayıda Ezidi, Arap, Türkmen zor şartlarda yaşam savaşı vermektedir. Bölgede koruyucu sağlık hizmetleri dahil sağlık hizmetlerinde önemli aksamalar yaşanmaktadır. Sığınmacıların pek çoğu yasal statü verilmediğinden hastanelere gidip sağlık hizmeti alamamaktadır.

Emekli hekimler yoksulluk sınırının altında emekli maaşıyla zor koşullarda yaşamaya mahkum edilmişlerdir. Pek çoğu geçim sıkıntısı nedeniyle ilerleyen yaşına rağmen çalışmaya devam etmek zorundadır. Aldıkları eğitim ve yıllarca verdikleri emeğin karşılığının çok gerisindeki emekli maaşları ciddi öfke kaynağıdır.

Performansa göre ücretlendirme sağlık hizmet sunumunu tümden şekillendirmiş, sağlık çalışanları arasındaki iş barışını bozmuş, gelir adaletsizliklerine yol açmış, öğrenci ve asistanların eğitimlerini olumsuz etkilemiştir.

Önümüzdeki dönemin flaş projeleri olarak sunulan "şehir hastaneleri" ile ilgili önemli çalışmalarımızla ortaya koyduğumuz çekincelerimiz vardır. Kamu özel ortaklığı modelinin önceki Dünya örneklerinde yaşanan sorunlar, ciddi kamu zararları, sağlık çalışanlarının hak kayıpları  hiçe sayılmaktadır. Kentin merkezindeki kamu hastaneleri ranta açılmakta, kent dokusunu hiçe sayan, hastaların erişimini zora sokan projeler yapılmaktadır. Bu konuda yargı kararlarının gereği yapılmamakta, onları geçersiz hale getiren, kamu zararını derinleştiren yasal düzenlemeler yapılmaktadır.

Böylesi ağır bir tabloda hekimlik yapmaya çalışıyoruz. TTB bu ülkenin onurlu hekimlerinin meslek örgütüdür. Daha önce de zorluklarla mücadele etmiştir, şimdi de yukarıda değindiğim ya da değinmediğim sorunlara karşı hekimlerin ve sağlık çalışanlarının yanındadır.

TTB hekimlerle, sağlık emekçileriyle, yurttaşlarımızla birlikte daha nitelikli bir sağlık ortamı için mücadelesini sürdürmeye, doğruları anlatmaya, halkın yararına hekimlik için bilgi üretimine devam etmeye kararlıdır.

Bu yazı toplam 4368 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim