• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

Hemoroidal Hastalık (Basur) Nedir, Nasıl Oluşur ?

Mehmet Altan Kaya

Hemoroidler venler normal anatomik yapılardır. Eğer hastada şikayetler varsa hastalıklı kabul edilirler. Hemoroidal hastalık oldukça sıktır. Kesin veriler olmamakla beraber 50 yaş civarındaki insanların yarısından fazlasında olduğu düşünülmektedir.

Anal kanalın iç tarafında bağ dokusundan zengin damarsal yastıkçıklara hemoroid denir. Bir başka deyişle hemoroidler aslında bir hastalık olmayıp normal yapının bir bileşeni olarak her sağlıklı insanda bulunan oluşumlardır.

Hemoroidlerin hemoroidal hastalığa dönüşümünde ıkınma ve kabızlık başlıca etkendir. Ikınma sırasında artan basınç, yastıklarda toplardamar basıncını yükseltir ve yastıkların genişlemesini sağlar. Kronik kabızlık, lifli gıdalardan fakir beslenme, şişmanlık, ishal şikayet veren hemoroidal hastalığı kolaylaştıran diğer faktörlerdir. Hamile kadınlarda da hemoroidal hastalığa çok sık rastlanır.

Gebelik mekanik etki ve baskı yanında hormonal değişiklikler sonucu aşırı damarlanmaya ve yastıkçıkları yerinde tutan bağ dokusunda yumuşamaya neden olur. Bu yüzden kadın hastaların önemli bir kısmında ilk şikayetler gebelik sırasında görülür ve gebelikten sonra da devam edebilirler. Ek olarak karaciğer hastalıkları, örneğin siroz gibi hastalıklar ile beraber de hemoroidal hastalık oluşabilir.

Hemoroidal Hastalığın Belirtileri Nelerdir ?

Kanama: Sık görülür. Parlak, kırmızı renklidir. Dışkılamadan sonra parmağa bulaşma ya da damlama şeklindedir. Uzun süren kanamalar sonrası kansızlık görülebilir.
Prolapsus: Pakelerin dışarıya sarkması (meme oluşması)
Akıntı
Kaşıntı ve makatta rahatsızlık hissi
Anüste ıslaklık
Tedavi edilmeyen hemoroidal hastalık kanama, tromboz, infeksiyon, ülserleşme, nekroz gibi komplikasyonlara yol açar. Bu bulgulara ağrı eşlik eder.

Hemoroidal Hastalığın Tanısı

Tanıda ilk adım uzman bir hekim (genel cerrah) tarafından yapılacak muayenedir. Muayene sırasında veya sonrasında gerek görülürse ışıklı bir cihaz tarafından (rektoskop) ile anal kanal içi ve rektum gözlenmelidir (Rektoskopi). Rektumundan kan gelen hastaların büyük çoğunluğu utanma nedeniyle ilgili hekime başvurmamaktadırlar.

Bununla birlikte rektal kanama nedeniyle müracaat eden hastalarda hemoroidal hastalık dışında ayırıcı tanıda ilk akla gelen tanılardan birisi de rektum kanseridir. Muayeneye ek olarak yapılan rektoskopinin ana hedefi rektum kanserli olguların gözden kaçmasını engellemektir.

Hemoroidal Hastalığın Sınıflandırılması

İç ve dış hemoroidler dişli çizgi ile birbirinden ayrılırlar. Bu çizginin üzerinde iç, altında dış hemoroidler bulunur. Çoğu kez iç ve dış hemoroidler birlikte bulunurlar. Dış hemoroidler orta ve alt hemoroidal pleksustan kaynaklanır ve makat etrafında mor renkli kabartılar şeklinde görülür.

Üst hemoroidal venlerden kökenini alan iç hemoroidal hastalık ise klinik belirtilere dayanarak dört evreye ayrılır.
Evre 1: Makattan dışarı çıkmaz. Hemoroid yastıkçıkları uzamıştır ve hafif ağrılı olabilirler. Kanama olabilir. Anoskop ile görülebilirler.
Evre 2: Dışkılama ve ıkınma esnasında dışarı çıkan ve kendiliğinden içeri giren hemoroidlerdir. Kanama olabilir ve büyük abdest sırasında pakeler ele gelebilir.
Evre 3: Dışkılama ve ıkınmakla dışarı çıkar, ancak el yardımıyla içeri itilebilirler. Kanama, makatta ıslaklık, kaşıntı sık şikayetlerdir.
Evre 4: Hemoridler elle bile içeri itilemez. Bazen iltihaplanma, pakelerde gangrene gidiş ve ağrı şikayetleri olabilir.

Tedavi:

Hastalığın evresine göre uygun olan tedavi metodunu doktorunuz belirleyecektir.

A-Tıbbi tedavi :

Kabızlığın önlenmesi
Ikınmaktan kaçınmak
Posalı, lif, tahıl, kepek açısından zengin gıdalar, bol meyve-sebze yenilmesi, günde en az 1.5- 2 litre su içilmesi
Doktorunuzun yazdığı ilaçların ve önerdiği uygulamaların (ılık oturma banyosu) yapılması

B-Diğer tedavi yöntemleri:

Hemoroidal hastalığın bulguları tıbbi tedavilerle giderilemediğinde diğer yöntemlere başvurulur.
Skleroterapi: İç hemoroidlerin çevresindeki yumuşak doku içerisine kimyasal bir solüsyonun zerk edilerek damarların skleroze edilmesi yöntemidir. Zerk edilen madde, sarkan mukozanın altındaki kaslara yapışmasını sağlar. Böylece prolapsus önlenmiş olur. Genellikle 1.- 2. evre hemoroidlerde ve cerrahi sonrası nükslerde indikedir. Ayrıca çok yaşlı ve riskli hastalarda da uygulanabilir. Dış hemoroidlerde injeksiyonlar çok ağrılı ve yararsızdır.
Lastik Bant Ligasyonu: Özel bir aletle pakelerin lastik band ile kökünden bağlanması işlemidir. Bağlanan pakeler bir haftada nekroze olarak dökülür ve yerlerinde nedbe bırakırlar. İndikasyonlar skleroterapideki gibidir. 1.-2. ve bazı 3. evre hemoroidlerde uygulanır.
Fotokoagülasyon: Kızılötesi ışınlarla hemoroidlerde minör doku harabiyeti ve fiksasyon sağlanmasıdır. Birinci ve ikinci evre hemoroidlerde uygulanır. Bir probla her hemoroid pakesi üzerine 1-2 saniye süre ile 3-4 ayrı uygulama yapılır. İndikasyon ve sonuçları lastik bant ligasyonuna benzer.
Kriyoterapi: Pakelerin nitröz oksit (-60,-80?C) ya da sıvı azot (-196?C) ile dondurularak tahrip edilmesi ve fiksasyonu metodudur. Derin dondurma kas harabiyetine, yüzeyel dondurma tedavinin başarısız kalmasına yol açar. Nadiren uygulanır.
Elektrokoagülasyon: Monopolar veya bipolar akımla elektrokoagülasyon konusunda henüz yeterli bilgi birikimi sağlanamamıştır.
Lazerle tedavi: Hemoroidal hastalık tedavisinde karbondioksit Neodymium YAG lazerleri kullanılmaktadır. Lazer vaporizasyonunda, pakeler üzerine 2 cm uzaklıktan uygulanan lazer ile yüzeyel doku hasarı ve tespit sağlanır. Birinci ve ikinci evre hemoroidlerde kullanılır. Lazer ışınları ile hemoroidektomi de yapılabilir. Ancak lazerle yapılan hemoroidektomiden sonra iyileşme süreci uzundur; kanama, ağrı, apse görülebilir. Aynı zamanda pahalı bir yöntemdir. Yapılan çalışmalarda lazerle hemoroidektominin cerrahi tedaviye bir üstünlüğünün olmadığı bildirilmektedir.

Hemoroidal arter ligasyonu (HAL): Ucuna doppler akım ölçer sistemi adapte edilmiş bir anoskopla anal kanaldan girilerek hemoroidal yastıkçıkları besleyen arterlerin yerinin belirlenmesi ve konulan dikişlerle arteryel beslenmenin kısıtlanması esasına dayanan yöntemdir. Avantajları, anestezi ve ameliyathane şartları gerektirmeksizin uygulanabilmesidir. Uzun dönem sonuçları bilinmemektedir.

Hemoroid stapleri: Evre 4 hemoroidler ve anal prolapsus olgularında uygulanması önerilir. Özel bir sirküler stapler yardımıyla anal kanal proksimalinden mukoza-submukoza halkası eksize edilir. Uzun dönem sonuçları beklenmektedir.

Cerrahi tedavi - Hemoroidektomi: Hemoroidlerin ameliyatla çıkarılması işlemidir. Cerrahi tedavi indikasyonları özet olarak;
? Semptomların diğer yöntemlerle giderilemediği vakalar
? Geniş prolabe pakelerin varlığı
? Birlikte fissür, fistül, deri takıntısı gibi cerrahi tedavi gerektiren lezyonların bulunması
? Hastanın ameliyatı ilk seçenek olarak benimsemesi

Hemoroidin en iyi tedavisi korunmadır. Düzenli beslenme (kepekli ekmek, bol meyve, sebze ve su), tahriş yapıcı maddelerden (baharat, alkol, turşu) uzak durma, düzenli tuvalet alışkanlığı, fazla ıkınmama, ağır yük kaldırmama gibi noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Diğer taraftan, sigara içmek, alkol, aşırı kahve tüketimi ve obeziteninin (şişmanlık) hemoroidal hastalık gelişimi ile anlamlı bir ilişkisi tesbit edilememiştir.

 

Bu yazı toplam 4156 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim