• BIST 102.270
  • Altın 148,843
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1883
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 19 °C

Hepimiz Mi Açgözlüyüz!

Hepimiz Mi  Açgözlüyüz!
Dilek Süzen

Biz ismi aşağıda yazılı SAĞLIĞINSESİ YÖNETİMİ ve birer HEKİM olarak meslekdaşlarımıza sesleniyoruz; Sağlık Bakanımızın ? hekimler paragözdür, ellerini vatandaşın cebinden çeksinler? şeklindeki açıklamalarına kızmadan önce bir kez daha düşünelim.

Bizler özverili ,onurlu ve etik çalışan hekimlerin sözcüsü olarak, Sağlık bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ?ın bu tür açıklamaları ile halkın gözünde küçük düşürülmemizden, onurumuzun zedelenmesinden rahatsızlık duyuyoruz.


Ancak bazı gerçekleri biz hekimlerinde kabul etmesi gerektiğine inanıyoruz.Bu yazının devamında okuyacağınız bir hekim ile bir gazeteci arasında geçen konuşmadan sonra girişte yazdığımız açıklamayı neden yaptığımızı anlayacaksınız.


SAĞLIĞINSESİ
sağlık çalışanlarını buluşturan Türkiye?nin Tek Sağlık Portalı?dır. Dünyanın hiçbir ülkesinde de bu şekilde bir konseptle hazırlanmış sağlık portalı veya gazete yoktur.

Basına oldukça iddialı girdik. Çünkü yanımızda, bünyemizde, habercilikte, özellikle uzman sağlık haberciliğinde deneyimli, duayen bir isim Dilek Süzen vardı.
Doktor, haberciliği bilmez, çünkü eğitimi bu konuda değildir. (Her ne kadar bazı meslekdaşlarımız son yıllarda kendilerini gazeteci gibi hissedip davranmaya çalışsalar da?)


Ama gazeteci de doktorluğu bilmez?

DENEYİM BAŞARIDA ÖNEMLİ


Hekimin örneğin cerrahın ameliyatlarındaki başarıda en büyük rol ,aldığı eğitimi pratiğe ne kadar uyguladığı ve geri dönüşümleri ne kadar iyi değerlendirdiği ile doğru orantılıdır. Bu konuda deneyim çok önemlidir. Gazetecilikte öyle?


Sözü fazla uzatmadan girişte yaptığımız açıklamanın nedenine geçmek istiyoruz. Bir gazeteci derken uzman sağlık habercisi ve SAĞLIĞINSESİ nin yayın danışmanı Dilek Süzen ile bir meslekdaşımız derken de son yıllarda aşılar konusundaki çalışmalara yönelmiş olan Prof. Dr. Selim Baduru kast ettik.
Şimdi ikisi arasında bir toplantıda geçen diyalogu yayımlıyoruz. Uzman ve deneyimli, sağlık habercisinin yapması gerektiği şekilde Dilek Süzenin aşağıda yazılı konuşmayı teybe kayıt ettiğini de açıklamak istiyoruz.

.........................


Mail kutuma gelen bir davet yazısında şöyle deniliyordu: "Aşı ve bağışıklama konusunda ? çalışmaları ile gelişmelere katkıda bulunan uzman profesörler, doktorlar, eczacılar ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan Aşı Çalışma Grubu, 21 - 27 Nisan 2008 tarihleri arasında gerçekleşecek 3. Ulusal Aşı Haftası nedeniyle bir basın toplantısı düzenleyecek.

22 Nisan 2008 Salı günü Aşı Çalışma Grubu üyelerinden İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldız Camcıoğlu ve İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur'un katılımıyla yapılacak. ..?


Basın toplantısına davet yazısıydı. Toplantıya ben gittim. Konuşmaları yazmaktansa teybe alır, asistanım Filiz Hanıma deşifre ettiririm diyerek teybi açtım. Bu arada toplantıda benden başka bir sağlık habercisi daha vardı.

Bir kişi günlük gazetedendi, 2 kişi sektörel dergiden. AİFD tarafından düzenlenmişti bu toplantı. Basın toplantısının yapıldığı salonda aşı üreten firmalardan birinin temsilcisi de bulunuyordu.


Önce Prof. Dr. Selim Badur konuştu.
??.Ne yazdığının farkında olmadığını düşündüğüm basın çalışanlarının bazı haberlerinden örnekler vereceğim. Bu tür haberler yanında jinekolog ve nörologlardan oluşan bir grup var. Basında aşı karşıtı çıkan haberler yanında her çıkan patolojide MS?i otizmi aşılara bağlayanlar var.

Bu konuda bilimsel bir kanıt yok .Ama bu hekimlerin bu şekilde davranması, basında aşı karşıtı haberlerin yer alması evebeynlerin çocuklarını aşılatması konusunda kuşku uyandırıyor.

?İsrail?de grip aşısı yaptıran 4 kişi hayatını kaybetti?
hemen ülkede grip aşısı yasaklanıyor. Bu tür haberlerle ilgili bizlere fakülteler sorular geliyor Bunlar doğru değil, yalan yanlış çevriliyor yada alınan kaynak doğru değil. 2 gün sonra da İsrail de bu ölümlerin grip aşısıyla ilişkisi olmadığı açıklanıyor ve aşı serbest bırakıyor.
Bu haberden sonra herhalde İsrail?den çok Türk vatandaşı grip aşısına soğuk baktı. Bu işi bozmaktan başka bir şey değil.

?Grip aşısı felç etti,?
?grip virüsü dirençli çıktı?

neye karşı dirençli anlaşılmıyor haberde. Tamamen yanlış çeviri. Sorumsuzluk bu.. Haberleri yapanlar gidip R?( gece klubü) önünde haber yapsın? Tüm basın böyle, bunlar hizmet vermiyor.. Sağlık muhabirleri de dahil tüm basın(? anlaşılmıyor ama hakaret içeren bir sözcük var.)

Biraz ileri gittim diye düşülebilir ama ? Yok sözlerimin arkasındayım
?

Papiloma virüsü HPV aşısına gelelim. Bu konuda da çok spekülasyonlar yapılıyor. Aslında bizim rahim ağzı kanseri diye anlatmamamız lazım, her toplantıya bu kanserden ötürü rahmini aldığımız kadını çıkartıp sizle o kadını karşılaştırsak zaten o işte biter
?
20 sene önce bu aşı olduğunu bilseydiniz aşılanır mıydınız diye sorun bakalım?. Türkiye?de deniyor ki Papiloma aşısı çok pahalı,evet bende kabul ediyorum aşı çok pahalı. ?Bu aşıyı kullanmayalım. Programa girmesi halinde tarama programlarını bozar? Türkiye?de tarama programı yok ki .


ÇALIŞMALARI ENGELLEYEN BİR GRUP VAR!


Türkiye? de Papiloma ile ilgili çalışmaları engelleyen bir grup var. Bilim adamı bunlar ve televizyonlara çıkıp ?Türkiye?de de yaygın servisk kanseri yok ben kızımı aşılatmam? diyor. Onların bileceği iş.

Şimdi de Hepatitle ilgili 2 haber göstereceğim. Belki basın mensupları için söylediklerimde çok abartım, ileri gittim ama.. çok az bile söyledim. Bakın habere ?okulda hepatit aşısı olmuş 3 gün sonra ölmüş Yani bir gün önce makarna yeseydi, siz o zaman makarna öldürüyor diye haber atacaktınız. İnsanları aşıdan soğutuyorsunuz. Doğru haber yazmaya çalışın.

KONUŞMALAR?


Dilek Süzen: Konuşmanızın daha başında sağlık muhabirleri de dahil tüm basını suçladınız yalan yanlış haber yapmakla, aşı karşıtı lobi oluşturmakla. Gösterdiğiniz haber kupürlerinin 2 si çeviri, diğer ikisi de Ajans kaynaklıydı. Peki üzerinde durduğunuz bu haberlerden hangisini sağlık muhabiri yaptı da, genelleme ihtiyacı duyup tüm basını suçluyorsunuz.?
Prof. Dr. Selim Badur :Beni bu hiç ilgilendirmez.

Dilek Süzen:İlgilendirmez diyorsunuz ama tüm basını karalıyorsunuz. Aynı kefeye koyuyorsunuz.
Prof. Dr. Selim Badur: Evet ben koyuyorum. Beni hiç ilgilendirmiyor. Yok haberi kim yaptı, yok sağlık muhabiri miydi , sağlık muhabirleri derneğinden eğitim aldı mı, duyarlı, dernek üyesi mi, beni bunlar hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren şu haber. Sizi anlıyorum Dilek Hanım. Ne demek istediğinizi de anlıyorum. Böyle haberleri görünce başka bir şey beni ilgilendirmiyor doğru yazmış da yazı işlerinde mi değişmiş filan.

HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYUP KESTİRİP ATMAK


Beni zerre kadar ilgilendirmiyor.

Dilek Süzen:Ama ikisi ajans kaynaklı, ikisi yabancı kaynaklı çeviri habere bakarak, kolayca, rahatça tüm basını suçlayabiliyorsunuz.
Prof. Dr. Selim Badur : Evet, çok da doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü yıllardır, ben bunun ayırımını yapmaya çalıştım boşuna vakit kaybetmişim.

Dilek Süzen :Hepsini aynı kefeye koyup tüm basını suçlayarak, kestirip atmak yani.
Prof. Dr. Selim Badur:Evet kesinlikle öyle.

Dilek Süzen : Peki bir sorum daha olacak. Papiloma virüsüne karşı olan grupta bazı uzmanlık dallarını da suçladınız. Siz son yıllarda aşılar konusunda çalışmalarda yoğunlaştınız. Hekimsiniz, neden böyle karşıtlar sizce?
Prof. Dr. Selim Badur:Beni ilgilendirmiyor. Üzerinde de durmuyorum.

Dilek Süzen:Merak ediyorum, basın olarak size soruyorum bir şeyler biliyorsunuzdur herhalde. Bizleri bilgilendirin. Doğru haber yazmamızı istiyorsunuz ya.
Prof. Dr. Selim Badur:Beni polemiğe çekmeyin dilek hanım.

Dilek Süzen :Bunun polemikle ne ilişkisi var, merak edilemez mi, her fırsatta basını suçlarken, sizin söylediğiniz bir cümlenin açılımını yapmanızı istemek yanlış mı? Kime soracaktım bu soruyu sizce?
Prof. Dr. Selim Badur:Bakın şu haberi yazmak çok ucuza kaçmaktır. Sorumsuzluktur.

NEDEN AYRINTIYA GİREYİM Kİ?


Dilek Süzen: Gelin onu o şekilde vermek yayımlamak diyelim. Biliyorsunuz gazetecilikle ilişkisi olmayan, bu konuda eğitim görmemiş kişilerde kolayca bazı kişiler, dostluklar aracılığıyla son yıllarda basında üst yönetimde rol alabiliyor. Kaldı ki haberler muhabirin yazdığı şekilden çok farklı başlıkla yayımlanabiliyor. Bu konuda biz sağlık muhabirleri, sizlere, hekimlere her fırsatta neyin nasıl olduğunu yıllardır açıklıyoruz, biz sizi, siz bizleri tanıyorsunuz.
Prof. Dr. Selim Badur:Beni bunlar hiç ilgilendirmiyor, neden ayrıntıya gireyim ki.

Dilek Süzen :Tabi en kolay yol, böyle bir yazıyı görünce kaynağına bakmadan tüm basını suçlamak öyle mi?

Prof. Dr. Selim Badur:Aynen öyle. Ama papiloma konusunda ben diyorum ki dünya ülkelerinde kullanılan bir aşı var. Türk kadını da o çok ürkütücü tabloya erişmeden önce aşılamayla korunabildiğinden buna karşı çıkmanın mantıksız olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki siz de basın konusunda alınganlık yapmayın.

Dilek Süzen: Bu meslekte yıllarca emek vermiş bir basın mensubu olarak bu tür suçlamaların tüm basını kapsayacak şekilde genelleme ile ifade etmenizden rahatsızlık duymamın alınganlıkla ilişkisi yok. Basın deyince yazılı, elektronik, görsel tüm yayın organları, bilgili,bilgisiz, deneyimli deneyimsiz, eğitimli eğitimsiz, kısaca tüm basın işin içine giriyor.

Prof. Dr. Selim Badur: Tamamen aynı, hepsini katıyorum Ve bu konuda da gayet netim. Ben aşılarla ilgilenirim. Aşının OTİZMe , MS? e yola açıyor gibi haberlerden rahatsızım bilimselliği de yok. Bu konudaki şimdiye kadar yaptığım açıklamalarımı da ister kabul edin, ister etmeyin, isteyen istediği yöne çeksin.

Dilek Süzen:Çok bilgilendim Selim Bey, teşekkür ederim.

VE BİZ SAĞLIĞINSESİ YÖNETİMİNDEKİ HEKİMLER OLARAK DİYORUZ Kİ:


İşte bu diyalogtan sonra hepimizin, tüm hekimlerin iyi düşünmesi gerekir. Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ da doktor, Prof. Dr. Selim Badur da. Ama hepimiz önce insanız.

Bir bakan ki kimseyi dinlemiyor, kendi söylediğinin doğru olduğuna inanıyor ve doğruymuş gibi de bunu her fırsatta dile getirip toplumun gözünde bizleri; onurlu, özverili, duyarlı ve etik çalışanları, parayı ön planda tutabilen, etik dışı hareket sergileyen birkaç meslekdaşımızın seviyesine indiriyor.

Sayıları en fazla yüzlerle ifade edilebilecek bu tür(!) hekimler yüzünden yaklaşık 110 bin kişilik hekim ordusunu gözden çıkartıyor, karalama yapıyor. Kim ne söylerse söylesin, sözlerinden de geri dönüş yapmıyor. Bu kişileri ?bazı? hekimler şeklinde toplumdan ayırmak yerine tüm hekimler diyebiliyor. Sonucuna da bakmadan?

İşin kolayına kaçıp tüm hekimlerin alnına ?paragöz? lekesini yapıştırarak, işten, sorumluluktan sıyrılmak bizce doğru yol değil. Yapılacak olan mesleği lekeleyen ya da lekelemeye çalışan veya buna meyilli olanları sistem dışına çıkartmak. Belki zor ama yapılması gereken bu!

Ya meslekdaşımız Prof. Dr.Selim Badur. Belli ki konuşmalarında ileri gittiğini tüm basını suçlamanın gereksiz olduğunu sonradan fark ediyor ama sözlerinden dönmüyor.

Meslekdaşımızın ?bazı basın? yerine ?tüm basın? kelimesini ısrarla kullanmasından rahatsız olan, yayın danışmanımız, uzman sağlık haberciliğinde duayen Dilek Süzen?e de hak veriyoruz . Ve en doğrusunu yaptığına inanıyor, kendisini SAĞLIĞINSESİ Yönetimi olarak desteklediğimizi açıklıyoruz.

Prof.Dr. Cemal KADİRSU
Prof. Dr. Emine TÜRKER
Prof.Dr. Murat KARACA
Doç.Dr. Sait KABURGACI


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim