• BIST 110.932
  • Altın 175,132
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 21 °C

Her Gün Çapraz Bulmaca Çözmek Bunamayı Önler mi?

Kaynak Selekler

Çalışmaya,  İngiltere’den “Exeter Üniversitesi” ve  “Londra'daki Kings College” tarafından yürütülen “PROTECT” projesinden,50 ile 96 yaşları arasındaki 22.000'den fazla sağlıklı kişi alınıyor. Araştırmada, katılımcılara çapraz bulmaca gibi bulmacaları ne sıklıkta çözdükleri soruluyor.

Yaşları 50'nin üstünde olan İngilizler de yapılan araştırmada,

sıklıkla bulmaca çözen kişilerde dikkat,akıl yürütme ve

bellek gibi dokuz zihinsel testin çeşitli yönleri değerlendiririlerek,

bulmaca çözme sıklığı ile zihinsel performansın doğruluğu ve hızı

arasında doğrudan ilişki bulunuyor. Bulmaca çözenler

dikkat,düşünme ve bellek testlerinde yüksek puan

alıyorlar.Örneğin, yargılama hızını ve kısa süreli bellek

doğruluğunu ölçen testlerle, çapraz bulmaca çözmenin

yaşlanma ile ortaya çıkan zihinsel gerilmede, 10 yıllık bir

 gecikme sağladığı saptanıyor. Bulmacalarla uğraşanlarda

performansın sürekli daha iyi ve genellikle bulmaca çözme

sıklığıyla daha  da iyileşiyor.

Araştırmayı değerlendiren bir demans uzmanı,sonuçların şaşırıcı

olmadığını belirtiyor ve "beyni aktif tutmanın zihinsel işlevlerdeki düşüşü

azaltmaya yardımcı olabileceğini biliyoruz" diyor. Bununla birlikte dikkatli

bir not ekliyor:"Bu yeni araştırma çapraz bulmaca

gibi bulmacaları çözmek ile bellek ve zihinsel işlevler arasında bir

bağıntı olduğunu gösteriyor, ancak düzenli bulmaca çözmenin bu becerileri

geliştirdiğini ve faydalı olduğunu kesinlikle söylemek için daha başka

çalışmaların da yapılması gerekir.Ayrıca şu an demans riskini azaltmak için

 en önemli ip uçlarının fiziksel olarak aktif olmak, sigarayı bırakmak/içmemek

 ve sağlıklı ve dengeli beslenmek olduğunu" ilave ediyor.

Kaynaklar:

 http://www.health.com/healthday/can-daily-crossword-protect-you-dementia

http://www.exeter.ac.uk/news/featurednews/title_595009_en.html

 

AMERİKAN FUTBOLU OYUNCULARINDA KAFA TRAVMASINA BAĞLI BEYİN ZEDELENMESİ

“Türkiye’de Amerikan Futbolu ilk defa 1987 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler arasında oynandı. Boğaziçi Üniversitesi ilk maçını “Amerikan Donanması” ile yaptı. Daha sonra ki yıllarda Hacettepe Üniversitesi, İTÜ, Marmara Üniversitesi, ODTÜ, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve daha birçok üniversite Amerikan Futbolu takımı kurdular. 2003 – 2004 Sezonunda Türkiye’de iki Amerikan futbolu ligi oluştu. 2005 yılında Amerikan futbolunun Türkiye Beyzbol ve Softbol Federasyonu (TBSF) bünyesine dahil olmasıyla Türkiye Ligi resmi bir kimlik kazanmış oldu. 2007 – 2008 sezonunda ise Kulüpler Ligi ve Üniversiteler Ligi olarak iki lig oluşturuldu” (İnternetten)  

 

27 Temmuzda “JAMA” dergisinde yayımlanan araştırmada, beyinlerini öldükten sonra otopsi yapılması için bağışlayan 202 Amerikan Futbolu (beyzbol) oyuncusunun beyin otopsisi sonuçları açıklanıyor. İncelenen 202 beynin 177’sinde “ kafa travmasına bağlı kronik dejeneratif beyin hastalığı- kronik travmatik ensefalopati” saptanıyor.

Travmatik beyin hastalığı lise öğrencilerinin %27’sinde, yarı profesyonel oyuncuların %56’sında ve profesyonel oyuncuların %86’sında gözlemleniyor.

En yüksek seviyede (profesyonel) oynayan futbolcuların dikkat çekici bir kısmı beyinde dejeneratif hastalık geliştiriyor. Araştırmacılar 111 ölen Amerikan Ulusal Futbol Ligi oyuncusunun 110'unda (% 99), Kanada Futbol Ligi oyuncularının yüzde 88'inde dejeneratif beyin hastalığına dair kanıtlar buluyor.

Hastalık değişiklikleri, üniversitede ve hatta lise düzeyinde oynayan bazı kişilerde de tespit ediliyor. Bu, düşük seviyelerde kafa travmasına maruz kalmanın bile beyin hasarına neden olabileceğini gösteriyor.

Oyuncuların yakın akrabalarından ve arkadaşlarından geçmiş hikâyeleri alınıyor: Kişiler hayatta iken zihinsel ve davranışsal/psikolojik bozukluklar gösteriyor. Oyuncuların %43’nde ilk belirtiler zihinsel bozukluğa bağlı olarak çıkıyor. Bir kısmında ise davranışsal belirtiler ve bir kısmında da zihinsel ve davranış bozukluklar öncü belirtiler oluyor. Fevri hareketler, depresyon, ilgisizlik ve kaygı sık bulunuyor. Ayrıca umutsuzluk ve sözel veya fiziksel şiddet gözleniyor. Hafif beyin zedelenmesi olanlarda intihar en sık ölüm nedeni oluyor. Ölümle sonlanmayan intihar girişimi de sık tespit ediliyor.

Beyin otopsisi yapılan kişilerin hepsinde Alzheimer'le ilişkili tau proteininden oluşan nörofibriler yumaklar ve büyük bir kısmında da beta amiloit saptanıyor. Araştırmacılar ayrıca incelemede Parkinson hastalığı’ na has  “alfa sinüklein” ve Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS)’a has “TDP-43” gibi diğer proteinleri de buluyor.

Ağır hastalıkları olanların yüzde 25'i hayatta iken Alzheimer tanısı alıyor.

Şiddetli kronik travmatik ensefalopati olanlardan çoğu, ileriki yıllarda beyindeki dejenerasyona bağlı nedenlerden ölüyor.

Çalışma, Amerikan futbolu ile travmaya bağlı kronik beyin hastalığı arasındaki bağlantıyı ikna edici olarak gösteriyor, fakat sebep-sonuç ilişkisi bulunmuyor. Araştırmaya, hayatta iken beyne ait hastalık bulguları olanların beyni bağışlandığı için, bulguların oyuncuların hepsini temsil etmeyeceği ve bu nedenle hastalık oranlarının aşırı tahmin olabileceği kaydediliyor.

YORUM:

Travmatik beyin hasarı (traumatic brain injury) dünya çapında yılda yaklaşık 10 milyon kişiyi etkiliyor. Kapalı, delici olmayan kafa travmasına bağlı beyin zedelenmesi (konküzyon)’nde olguların %80’nde baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, görsel değişiklikler, bilinç bulanıklığı ve konsantrasyon zorluğu gibi belirtiler ortaya çıkıyor.

Kafa travmasına bağlı beyin zedelenmesinin çoğu motorlu araç kazası ve düşmeler nedeniyle oluyor.  Diğer yandan ABD'de yaklaşık 1.6 milyon ila 3.8 milyon sporla ilgili beyin hasarı, temas sporları sırasında meydana geliyor.

Sert bir spor olan Amerikan futbolunda oyuncular başlarına kask ve vücutlarının çeşitli bölümlerine koruyucu ekipman giyer. Bu koruyucu önlemlere rağmen futbolcuların hafiften ağıra kadar travmaya maruz kaldığı anlaşılıyor.

Ülkemizde ligi olsa da Amerikan futboluna ilgi azdır. Yaygın olarak yapılan futbol, basketbol, boks gibi sporlarda da vücut teması ve kafa travması ender değildir.

Kafa travması ile Alzheimer hastalığı arasında ilişki olduğu eskiden beri bilinir. Boks ile Parkinson hastalığı arasında ilişki kesin değilse de, futbolcularda Amytrofik Lateral Skleroz (ALS)’a yakalanma nisbeten daha sıktır. FB li ve GS’li eski futbolcular Sedat Balkanlı ve İlyas Tüfekçi, Trabzonsporlu İsmail Gökçek, Milan ve Fiorentina'nın eski futbolcusu  Stefano Borgonovo, İtalyan milli takımı eski teknik direktörü Marcello Lippi birkaç örnek.

Not: Kafa travmasına bağlı kronik dejeneratif beyin hastalığı- kronik travmatik ensefalopati- “chronic traumatic encephalopathy” ile travmatik beyin hasarı (traumatic brain injury) farklı klinik tabloları tanımlar.

Kaynaklar:

JAMA. 2017;318(4):360-370. doi:10.1001/jama.2017.8334

JAMA. 2017;318(4):338-340. doi:10.1001/jama.2017.9353

https://consumer.healthday.com/cognitive-health-information-26/brain-health-news-80/nearly-all-autopsied-nfl-players-show-trauma-linked-brain-disease-724889.html

https://alzheimersnewstoday.com/2017/07/31/severe-neurodegenerative-disease-plagues-most-us-pro-football-players-nfl-study-reveals/

ANGELİNA JOLIE’NİN GEÇEN YIL GEÇİRDİĞİ FELÇ NEYDİ?

Amerikalı fim yıldızı ve “Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İyi Niyet Elçisi” Angelina Jolie, kültür, moda ve politika konularında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlanan  “Vanity Fair” dergisine geçenlerde verdiği bir röportajda sağlık sorunlarını anlattı.

Jolie, kanser riskini artıran bir gen mutasyonu taşıdığını öğrendikten sonra kanser riskine karşı, 2013 yılında koruyucu önlem olarak, çift taraflı göğüslerini ve yumurtalıklarını aldırmıştı.

Angelina Jolie son zamanlarda kendisinde hipertansiyon saptandığını bir yıl önce yüz felci geçirdiğini ifade etti.

Aktris, akupunktur tedavisi gördüğünü ve yüz felcinin tamamen iyileştiğini söyledi.

ABD’de her yıl 400 000 kişinin geçirdiği ifade edilen yüz felci nedir?

Yüz kaslarının hareketini sağlayan yüz siniri (nervus facialis) beyin sapından çıkar ve kulak altı tükrük bezin (parotis)’den çıkarak yüzde üç dala ayrılır ve alın, dudaklar ve çene kaslarını tenbih eder. Ayrıca gözyaşı beziyle, tükrük bezlerinin tükrük salgılamasını sağlar, dilin üçte iki ön bölümünün tat duyusunu beyne götürür. Seyri boyunca herhangi bir noktada travma, iltihap, ödem gibi nedenlerle hastalanabilir ve yüzün aynı tarafında felce neden olur: O yandaki göz aralığı büyür, göz sıkı kapatılamaz, kişi o yandaki alnını kırıştıramaz, ıslık çalamaz ve  dişlerini gösterirken ağız karşı (sağlam) tarafa kayar. Travma, virüsler, çeşitli hastalıklar felce neden olabilir.

En sık görüleni, nedeni belli olmayan ve Bell paralizisi (felci) diye adlandırılan tipidir. Genellikle yüz felci öncesinde pencere önünde veya araba camı açıkken rüzgara/soğuğa maruz kalma gibi bir öykü vardır.  İç kulaktaki kemik kanaldan geçerken sinir, ödem nedeniyle şişerek sıkışır ve felce sebep olur.

Bell felci her yaşta görülebilir ve hiç bir tedavi yapılmasa da çoğu kez bir ay içinde kendiliğinden geçer. Bazan tam iyileşme altı ay sürebilir. Hastalığın başlangıcında kullanılan ilaçlar da vardır. Bazan da felç ısrarcıdır, tam iyileşmez ve yüzde görünümü bozan sekel bırakır. Yüz felcine sebep olan diğer nedenlerde hastalığa göre tedavi uygulanır.

Angelina Jolie’nin ifadesinden, çok büyük olasılıkla Bell tipi yüz felci geçirdiği anlaşılıyor. Gerçi kendisi akapunktur tedavisiyle iyileştiğini ifade ediyorsa da bu tip yüz felci, yukarda kaydedildiği gibi, hiçbir tedavi yapılmasa da kendiliğinden iyileşebilir.

Kaynaklar:

http://www.medicinenet.com/script/main/art.asp?articlekey=205671

https://www.washingtonpost.com/news/to-your-health/wp/2017/07/27/angelina-jolie-said-she-had-a-rare-condition-heres-what-we-know-about-it/?utm_term=.4b14b77a5f99

Bu yazı toplam 1835 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim