• BIST 93.469
  • Altın 228,909
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C

Hışıltı Deyip Geçmeyin!

Nermin Güler

İlk 3 yaşta görülen hışıltı genellikle viral enfeksiyonlardan kaynaklanıyor. Bir hışıltı atağı geçirenlerin yüzde 50?den fazlasında ilk birkaç ay içinde atak tekrarlıyor.

Ayrıca 3 yaşında hışıltısı olan çocukların yüzde 30-40? ı 6 yaşında da hışıltı yaşarlar. Bu durum iki ihtimali düşündürüyor, ya tekrarlayan hışıltının altında hepsinin nedeni olan ortak bir neden bulunuyor ya da ilk atak daha sonra gelişenlere yol açıyor.

Tekrarlayan hışıltı süt çocuklarında ve okul öncesi çocuklarda çok görülen bir semptom. Hışıltılı çocukların aileleri genelde astım korkusu yaşarlar.

Gürültülü solunum şikayeti ile başvuran bir süt çocuğu ya da okul çocuğunun şikayetini anlayabilmek için çocuk doktorunun en büyük sorunu evebeynlerden ya da bakan kişiden alınan hikayede hışıltı, hırıltı, horultu ve de balgam var gibi kelimelerle aslında neyi, tanımlamak istediklerini anlayabilmektir.

Hışıltı İle Astım Arasındaki İlişki

Süt çocukluğundaki hışıltılı hastalık ile daha sonra astım gelişmesi arasındaki ilişki 50 yıldır araştırılıyor. Erken çocukluktaki hışıltılı alt solunum yolu enfeksiyonları ile astımın ortak risk faktörleri bulunuyor.

Tekrarlayan hışıltısı olan ve daha önce hiç film çekilmemiş olan her çocuktan basit akciğer röntgeni istenmelidir. İlk defa hışıltı ile gelen bir çocukta gereksiz olduğu bildirilmekle birlikte maalesef ülkemizde tüberküloz riski nedeniyle çektirilmesinde yarar görüyorum.

Küçük çocuklarda hışıltının nedeni altta yatan başka hastalıklar da olabilir. Bazı hastalıklar erken tanınarak tedavisine zamanında başlanmazsa ağır seyrederek çocuk için öldürücü bile olabiliyor.

Hangi Çocuk Gelecekte Astımlı Olacak?

Süt çocukluğu çağındaki hışıltılı atakları yaşayan çocuklardan hangisinin gelecekte astımlı olacağını ayırt etmek çok önemli. Çünkü erken müdahale stratejileri geliştirilerek hastalığın doğal seyri değiştirilebiliyor.

Hışıltılı süt çocukların büyük bir kısmında bu semptomlar kendiliğinden geçiyor ve tamamen normal hale geliyor. Ama gelecekte astım gelişecek olan çocuklarda bunların yer alıyor . Bugün için güvenilir bir genetik gösterge ya da tek bir biokimyasal parametre bulunmuyor. Ancak hem klinik bulgular hem de basit laboratuar tetkiklerinin kullanılmasıyla ve çeşitli parametreleri kombine ederek yüksek riskli çocukları tayin etmek mümkün oluyor.

 

Bu yazı toplam 4525 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim