• BIST 97.454
  • Altın 221,376
  • Dolar 5,5966
  • Euro 6,4117
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

Hoşgörmek Mi, Horgörmek Mi ?

Faik Çelik


Sözlüklerde hoşgörmek her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiğince kabullenmek, müsamaha göstermek, toleranslı olmak olarak tanımlanır. Latince tam karşılığı 'tolerantia' olan hoşgörü, güzel bakmaktır olaya, bardağın dolu tarafını görmektir.

Hoşgörüde bağışlama, unutma, alçak gönüllülük ve dünyayı daha iyi hale getirecek yolları araştırma arzusu vardır. Müsamaha kelimesi tam olarak karşılamıyor hoşgörüyü aslında, çünkü müsamaha kelimesinde biraz kendini ayrı bir yere koyma, hatta biraz da yüksek bir yere koyma gibi bir anlam vardır.

Hoşgörü farklılıkların birbirimize düşman olmamızı gerektirdiğini düşünmeden hayata güzel gözlerle bakabilmektir. Yani, yenenin yenilene, güçlünün güçsüze, büyüğün küçüğe 'tahammül'üdür.

Hoşgörülü olmak sadece etrafındaki insanlara karşı gösterilen bir şey değildir, hoşgörülü olmak insanın zaman zaman kendisine de göstermesi gereken bir davranış biçimidir.
Birşeyi hoşgörmek aslında o şeye varolma hakkı tanımak ve saymaktır, bunu kendimize de yapmalıyız.

Hoşgörü sınırları dar, gelişmeye ve değişmeye kapalı, içe dönük insanlar genellikle farklılıkları kabullenmek istemezler. Bu nedenle iletişim kurmakta ve ilişkilerini sağlıklı bir şekilde sürdürmekte zorlanırlar. Farklı kişilerle ilişkiyi sağlıklı ve sürekli kılmanın ön koşulu hoşgörüdür, anlayıştır.

Ancak hoşgörmek olumsuzluklara, cahilliğe, kötülüğe, baskıya, insan onuruna aykırı davranışlara göz yummak değildir. Sokak ortasında yere tüküren insanı, kaldırıma parkeden sürücüyü, tüm trafik kurallarını altüst edip karşısındakini tehlikeye atan şoförü, telefon açıp kendisini tanıtmadan ?kimle görüşüyorum? diye soranları, kuyrukta beklerken en öne sızmayı çalışanları hoşgörmek kendimize, belki de onlara yapılacak bir kötülüktür.

Hoşgörü iyi insanların silahıdır, ya da intikamıdır. Aynı kişiye sürekli aynı hoşgörüyü gösterince zararlı olunur, suistimale izin verilmiş olunur. Hoşgörmek demek bana ne, boş ver, aldırma, gibi çağrışımlar yapıyor. Halbuki hiç bir olayı, sorun yok sayarak çözüme ulaştıramayız. Hoşgörü sadece bireyleri değil toplumları da birbirine bağlayan en önemli unsurlardandır. Hoşgörü, bizden farklı olanları kabullenmeyi, farklılıklardan doğan zenginliği fark etmemizi sağlar.

Hoşgörü farklı açılardan hayata bakmamıza, yanlış algılamalarımızı da düzeltmemize neden olur. Empati yapmamızı, monologdan diyaloga doğru yönlenmemize neden olur. Horgörmek ise sözlüklerde şöyle tanımlanır: küçümsemek, değersiz görmek, aşağılamak. bir kimseye değersiz gözle bakmak. Horgörmenin özünde saygı ve sevgi eksikliği vardır. . Horgörülü olmak, iyi ya da kötü olarak niteleyebileceğimiz bir olgunun varlığını objektif olarak kabul etmemek, üzerinde düşünmemek buna karşın yargılayıcı olmak demektir.

Hatalarıyla insanları ya da hatalarımız için kendimizi suçlamak, anlamaya çalışmamak, dinlemeyi bilmemek horgörmenin bir çeşididir.


Montaigne ünlü ?Denemeler?inde şöyle der: ? yaşamımızı horgörmek de gülünç bir düşüncedir aslında; çünkü yaşam bizim varımız yoğumuz, her şeyimizdir. Daha soylu, daha zengin bir varlığı olan şeyler bizimkini kötüleyebilir; ama bizim kendimizi hor görüp hiçe saymamız doğaya aykırıdır; başka hiçbir yaratıkta görülmeyen özel bir hastalıktır kendinden nefret etmek, yüz çevirmek.?

Horgören insan kısa süreli mutlu olsa da uzun vadede çevresini kaybeder ve yalnız kalır, mutsuz olur.
Horgörülü olmanın en büyük zararı; bizimle her anlamda zıt dahi olsalar, sevmeyeceğimizi ya da anlaşamayacağımızı düşündüğümüz insanlara bize kendilerini açıkça tanıtabilme fırsatı vermemektir. Son yıllarda popüler olan ?güçsüz hoşgörür, güçlü horgörür, bu durumda horgörmek, güçlülere mahsus bir davranıştır? düşüncesine katılmak mümkün değildir.

Son söz: ?gelin tanış olalım..işi kolay kılalım.. SEVELİM SEVİLELİM.. dünya kimseye kalmaz? (Yunus Emre).


Bu yazı toplam 2380 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim