• BIST 73.170
  • Altın 592,67
  • Dolar 2,1450
  • Euro 2,9700
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 22 °C

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Sorularımızı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. SeyfettinUludağ yanıtladı.



1971 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 1977 yılında fakülte üçüncüsü olarak mezun olan Prof. Dr. Seyfettin Uludağ,1984-1992 Zorunlu Hizmet yasası gereğince gittiği Malatya SSK Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalıştı. 1985 yılında SSK hastanesi Başhekimliği'ne atandı. 1986-1990 Malatya-Adıyaman Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.


1992 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine Uzman olarak dönen Uludağ, 1995 yılında Doçent, 2000 yılında Profesör oldu. 2002 Ekim ayında atandığı dekan yardımcılığı görevinden daha sonra istifa etti. Uluslararası ve Ulusal dergilerde yayınlanmış 70'in üzerinde bilimsel makalesi bulunan, 2003-Aralık ayında Kadın Hastalıkları ve Doğum AD ı Başkanı seçilen Prof. Dr. Seyfettin Uludağ SAĞLIĞINSESİ ’nin  sorularını yanıtladı.

Anabilim Dalınız ne zaman, kimin yada kimlerin tarafından, nasıl kuruldu?
Anabilim Dalımız Prof. Dr. Tevfik Remzi Kazancıgil tarafından Haseki hastanesinde kurulmuş ve 1967 yılında çalışmakta olduğumuz binaya taşınarak faaliyetlerini tıbbi gelişimlerin öncüsü ve uygulayıcısı olarak sürdürmüştür. Ülkemizin ve İstanbul Üniversitesinin, ÇAĞDAŞ anlamda ilk olarak kurulmuş olan “Kadın hastalıkları ve Doğum Kliniği”dir. Bu anlamda klniğimizin tarihi, İstanbul Üniveristesi ile özdeşleşmiştir.

Akademik kadronuz ;öğretim üyesi sayınız nedir? Bu sayı yeterli mi? Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Anabilim Dalımızda 25 profesör bulunmaktadır. 2 ‘si doçent olmuş 3 uzmanımız bulunmaktadır. Öğretim üyesi bakımından eğitim ve öğretim hizmetleri rahatlıkla yürütülmektedir. Hastane hizmetlerinin daha kaliteli olabilmesi için son 2 yılda mekansal bakımdan önemli iyileştirmeler yapıldı. Bugün kliniğimiz Ulusumuza yaraşır bir görünüme kavuşturulmuştur. Ancak yardımcı sağlık personeline ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlarımız da zaman içinde çözülecektir.

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden? Türkiye’de ender yapılıyor diyebileceğiniz ama sizin anabilim dalı öğretim üyeleri tarafından yapılan ameliyatlar var mı, neler, özellikleri neler?
Anabilim Dalımız da Kadın hastalıkları ve sağlığına yönelik her işlem ve girişim üst düzeyde bilimsel ilkeler ve kurallar çercevesinde yapılmaktadır. Bir başka deyişle Anabilim Dalımız “ Kadın Sağlığı Merkezi” niteliği taşımaktadır. Temel amacımız Ülkemizde Anne ve Bebek ölüm oranlarını tek rakamlı seviyelere indirmek için kadın sağlığına katkılar sağlamak noktasında yağunlaşmıştır. Anabilim dalımızda, riskli gebeliklerin bakılarak tedavi edildiği “Perinatoloji”, kadın kanserlerinin tedavi edildiği” Jinekolojik Onkoloji” Hertürlü hormonal bozukluk ve kısırlığın teşhis ve tedavi edildiği” Reprodükdif Endokrinoloji” bilim dalları, menapoz polikiniği ve Tüp bebek merkezi bulunmaktadır.

Bu merkez ve bölümlerde kadın sağlığı ve doğum açısında her türlü hizmet ve tedavi yapılmaktadır. Son yıllarda uygulan sağlık politikaları nedeniyle başvuran hasta sayısında giderek bir azalma görülmektedir. Bu genel azalmaya karşılık problemli ve riskli hasta başvurusunda da giderek bir artış gözlenmektedir.

Yıllık doğum sayımız yaklaşık 1200-1500 ameliyat sayımız 1000-1200 civarındadır. Bunlara ayaktan yapılan işlem dahil edilmemiştir.

Anabilim dalımızda özellikle kadın kanserlerine yönelik ameliyatlar ve gebelik esnasında bebek üzerine yapılan girişimsel uygulamalar ( Anne karnındaki bebeğe kan verilmesi, bebeğe tedavi edici girişimlerin uygulanması gibi işlemler) her merkez de yapılması zor olan işlemlerdir. Böylesi tedavilerin uygulanmasında öncülük etmekteyiz.

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
Yatak sayımız yaklaşık 130 civarındadır. Doluluk oranımız geçen yıllarda düşüktü. Çünkü Anabilim dalımızda tadilat uygulanmaktaydı. Bu yıl %60 üzerinde olacağını düşünüyoruz.Ayrıca yatak işgal oranının fazla artmış olmasının sağlık hizmetlerinde bir kalite düşüklüğünün de göstergesi olacağını unutmamamız gerekir!

Ülkemizde hasta akışı ve başvurusu çeşitli etkenlerden etkilenmektedir. Bunların başında mevsimler, ramazan ayı, Bayramlar ve okulların açılıp kapanması gelmektedir. Bu etkilerden kliniğimize başvuran hasta sayısı da etkilenmektedir.

Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı(yurt içi ve dışı) ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Anabilim dalımızda son yıllarda yurt dışındaki dergilerde yayınlanmış olan yayın sayısı artmaktadır. Ayrıca Üniversite Araştırma Fonu tarafından desteklenen proje sayısı da artmaktadır.

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor? Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz? En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir?
Ülkemizde düzenlenen her bilimsel toplantıya öğretim üyelerimizin aktif katılımı bulunmaktadır. Her yıl düzenli olarak yapılan “Cerrahpaşa Tüp Bebek Günleri” bir gelenek haline getirilmiştir.

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Asistanlarımızı en üst düzeyde eğitmeye çalışıyoruz. Asistanlarımızı öncelikle iyi insan ve iyi yurttaş olmak konusunda eğiterek, iyi kadın doğum hekimi olmaları yanında ülkesini ve ulusunu seven bireyler olmalarına katkılar sağlamaya çalışıyoruz. Bizim gayretlerimiz yanında asistanlarımızın bilimsel ve beceri bakımından yeteneklerin geliştirilmesi , önemli ölçüde kendi gayret ve yetenekleri ile de yakından ilgili olmaktadır.

Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz?
Tıbbi araç ve gereç bakımından önemli bir eksiğimiz bulunmaktadır.

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı?
Doktorluk, insanlık var oldukca cazibesini koruyacak olan bir meslektir. Son yıllarda sağlık sisteminde yapılmak istenenler ve geçmişte sorunlar yumağı haline gelmiş sağlık sistemimiz doktorları mutsuz etmektedir. Son günlerde çıkartılmış olan “mecburi hizmet” mezun olacak olan meslektaşlarımız için önemli bir sıkıntı oluşturmaktadır.
Sağlık istemimizdeki sorunlar ve eksikliklerin faturası geçmişte olduğu gibi bir kez daha hekimlere çıkarılarak mecburi hizmet koyulmuştur. Sermayenin geri kalmış bölgelere gitmesi için çeşitli özendirici tedbirler alan ikdidarlar hekimlerin o bölgelere gitmesi için böylesi tedbirleri düşünmemektedirler.

Benim mezun olduğum dönemde uzman olarak mecburi hizmet gene vardı.Ancak bir süre sonra mecburi hizmet kaldırıldı. Böylesi uygulamalar hekimler arasında eşitsizliğe sebep olmaktadır.

Verilen tıp eğitiminde yeterli olduğu söylenemez. İki büyük tıp fakültesi bulunan İstanbul Üniversitesinde bu güne kadar tıp eğitiminin nasıl verileceği yada verilmesi gerektiği konusunda bir çalışma bulunmamaktadır. Buna karşın daha yeni kurulmuş fakülteler bu konuda önemeli çalışmalar yapmaktadırlar.

Kontenjan sayısının fazla oluşu eğitimin kalitesini düşürmektedir. Ayrıca tıp fakültelerinin de mevcut idari yasalarda kaynaklanan önemli sorunları bulunmaktadır. Dolayısı ile tıp eğitimi değerlendirilirken ülkemizdeki yüksek öğretimin yaşadığı sorunlardan ayırmamız mümkün değildir. Çözüm üretilirken de yüksek öğretim sorunlarının çözümü ile ele alınması gerekmektedir.

Son olarak eklemek istedikleriniz..
Doktor olmanın onuru ve gururu beni mutlu etmiştir. İnsanları sevmenin ve insana özgü güzel şeyleri yapmanın ve insanlık için üretmenin önemli yollarından bir tanesi de insanı tanımaya çalışan Tıp Mesleğinden geçtiğine inanıyorum.

Toplumu da bir organizma kabul edersek ,toplumsal düzenimizdeki doğru ve yanlış şeyleri insan organizmasında gözleyebilir yada analiz ederek önemli sonuçlara varabiliriz. Böylesi sonuçlar toplumsal sorunların çözümünde de biz rehberlik edeceğine inanıyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim