• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

Benzemeyen İkizler : TIP HUKUKU VE TIP ETİĞİ

Faik Çelik



Tıp eğitiminde mutlaka yer alması gereken iki kavramdan ?tıp hukuku?, eğitim programında (müfredatta ) hemen hemen hiç yer almazken,eskiden Tıp Tarihi ve Deontoloji derslerinde kendisine biraz yer bulabilen ?tıp etiği? ise, tıp fakültelerinin çok azında bulunan ilgili ders öğretim üyelerinin mücadeleleri sonucunda kısıtlı sayıda tıp öğrencisine ulaşabilmektedir.

Hukuk:
toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen kurallar (yasalar) bütünü olarak tanımlanabilir.Tıp Hukuku da sağlık hukuku içinde yer alır ve günlük tıp ve hekimlik uygulamalarında oluşan hukuki konuları içerir.

Etik ( ethicus - ethica) ,
ahlakın temellerini inceleyen felsefe dalı olarak tanımlanır.Bir kimsenin davranışlarına temel olan ahlak (moral) , gelenek, töre, alışkanlık kavramlarını içerir.

İnsanlık bilincinin oluşmasıyla başlamış ve binlerce yılın birikimiyle sürmektedir. Tıbbi etik ise genel etik içinde tıp alanıyla sınırlıdır.

Görüldüğü gibi hukukta yaptırım (ceza) ve uygulayıcı otorite vardır,yasalar aracılığıyla devlet adına bu yaptırımlar uygulanır.Ancak etikte bir yaptırım veya otorite yoktur.

Burada özeleştiri veya toplum baskısı (kamu vicdanı) gibi faktörler devreye girer ancak tek belirleyici kişinin kendi vicdanıdır. Hukuk ve etik , toplum düzeninde,insan hak ve özgürlüklerinde doğruyu veya iyiyi bulmayı hedeflerler,ancak doğaları farklıdır.

Toplumlarda etik ile hukuk arasında bir denge vardır.İşte hukuk ile etik arasındaki denge ne zaman etik aleyhine bozulursa,bir boşluk doğarsa, bu boşluğu hukuk doldurur.Vicdan baskın gelmezse yasalar devreye girer.Tıp hukuku ve tıp etiğinde de dengenin bozulması nedeniyle tarih boyunca etik hatırlatmalar yapılmış veya yazılı kurallar yani yasalar çıkartılmıştır.Tarihte bunun örnekleri yaşanmıştır.

Mısır uygarlığının devlet ve bilim adamı,mimar ve hekim Imhoetep?in yazdığı Hermetica adıyla bilinen ?corpus hermeticum? isimli 42 kitabın son 6 tanesi tıpla ilgilidir. Imhoetep?in buyrukları arasında ?hastanın ödeme gücünün üstünde ücret istenmeyeceği ? yazılıdır. ( MÖ.2600 ). Bu bir yasal düzenlemedir,tıp hukukunun ilk yazılı belgelerindendir.

MÖ 1700-1500 yıllarındaki tıp uygulamalarına ilişkin kurallar ve yasaları içeren Babil Kralı Hammurabi?nin (MÖ.1795-1750) adıyla anılan Hammurabi Kanunları?nda 282 maddeden 10 tanesi cerrahların alacakları ücretler ve hata yaptıklarında çarptırılacakları cezalara aitti.Bu maddelerden ceza ile ilgili olan bazı maddeler şunlardır:

218. Bir doktor operatör bıçağı ile derin bir yarık açarsa ve hastayı öldürürse ya da bıçak ile bir tümörü açıp gözü çıkarırsa doktorun elleri kesilir.


219. Bir doktor operatör bıçağı ile azad edilmiş bir adamın kölesinde derin bir yarık açarsa ve onu öldürürse o köleyi başka bir köle ile ikame etmelidir.


220. Bir doktor operatör bıçağı ile gözde bir tümörü açar ve gözünü kör ederse kölenin değerinin yarısını öder.


Hipokrat (MÖ 460-377) sadece hekimlerin değil,tıp tarihinin ve tıbbın da babası kabul edilmektedir,halen tıp fakültesini bitiren doktorların ettiği yeminin temelini oluşturan, Corpus Hippocraticum isimli MÖ 3.yy da İskenderiye Kütüphanesi için toplanmış etikle ilgili çalışmalarda yeralan ünlü Hipokrat Yemini?nde özetle şöyle denmektedir:

??..hastaların tedavisini, bütün güç ve düşüncemle onların yararına ayarlayacağım?? benden, istense bile, hiç kimseye zehir vermeyeceğim??. taş sancısı çekseler bile, hiç kimseye mesane ameliyatı yapmayacak, bunu söz konusu işle uğraşanlara bırakacağım ?? mesleğimi yerine getirirken veya başka zamanlarda, toplum arasında gördüğüm ve işittiğim, gizli kalması gereken konularda ağzımı sıkı tutacak ve bunları sır olarak saklayacağım?.?


Hipokrat burada etik hatırlatmalarda bulunmuş ve bu hatırlatmaları tanrılar önünde yemin ederek bağlayıcı hale getirmek istemiştir.

Hint tıbbının önemli isimlerinden ?Susruta Samhita? adlı anatomi ve cerrahi kitabının yazarı hekim Susruta, MÖ.400?de kitabında şöyle demiştir ?hekimlik iyileştirme sanatının ilk ve en yüksekte duran bölümüdür,iç bütünlüğü olan ,cennetin işleyen bir parçası ve yer yüzündeki şöhretin ta kendisidir?. Böyle bir tanım hekimi hukuken değil,etik olarak bağlamaktadır.

Keza,İslam tıbbının en önemli cerrahlarından olan ,Cordoba?da El Zehra kasabasında 936 da doğan Ebul Kasım el -Zahravi (albucasis) ?cerrahlar,tanrının gözü üzerinizdedir,sizin gerçekten gerekli olduğu için mi,para aşkı için mi ameliyat yaptığınızı bilir?. sözü meşhurdur. Ölüm yılı 1013?dür.

Osmanlı tıbbının büyük isimlerinden ,cerrahi girişimleri resimleyen ilk kitabın sahibi Şerafettin Sabuncuoğlu ?bir işi hor görüp adının kötüye çıkmasına neden olmamalısın,paraya tamah edip kendini halk katında saygın iken aşağılatmamalısın,insafının hırsından ve rağbetinden fazla olması gerekir? demektedir.

Fransız cerrah Dupuytren, Napoleon?a katarakt ameliyatı yaptığı bir hastasını gösterirken ?tanrı iyileştirme gücünü sadece hekimle paylaşır? diyerek hekimi yüceltirken etik olarak büyük bir yükümlülük altına sokmaktadır.Bu söz tüm hukuki düzenlemelerin de üzerinde kabul edilmelidir.

Amerika?da anestezi uzmanlarının 'etik' diye diretmesiyle idamın infaz edilemediğini bir iki sene önce gazetelerde okumuştuk.Örnekleri çoğaltmak mümkün.Ancak yapılması gereken bu örneklerden kıssadan hisse çıkararak tıbbi etik değerlere daha çok bağlı kalarak tıp hukukuna olan gereksinimlerimizi daha aza indirmek olmak olmalıdır.

Bunun için ?çağdaş etik değerlere sahip hekim? olmayı hedeflemeliyiz.


? Yanlış eylem ve etkilerle oluşan olumsuzluklara karşı hekimlik mesleğini koruyan,

? Meslek mensupları arasındaki haksız eylemlere karşı meslektaşlarını uyaran,

? Hekimlik pratiğinde gelişen hata ve kusurlara karşı halkı ve beraberinde mesleği koruyan, güvence altına alan hekim çağdaş etik değerlere sahip hekim?dir.


Bu yazı toplam 1756 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim