• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 21 °C

Çocuk Hekimi Olmak Zor...

Faik Çelik


Hekimliğin bir sanat olduğu Hipokrattan bu yana kabul edilen bir görüştür,bu durumda hekimler de birer sanatçı kabul edilmektedir.Aslında hekim sanatçı ruhunu ve kimliğini koruduğu sürece başarılı olmaktadır,aksi düşünüldüğünde karşımıza mekanikleşen bir hekim profili veya ileride daha çok tıbbın içine gireceği belli olan robot hekimlerin bir prototipi ortaya çıkmaktadır.

Uzmanlık dalları içinde çocuk hekimliğinin yukarıdaki genel saptamalar ışığında en zor hekimlik dalı olduğunu düşünmekteyim.


Derdini anlatamayan,sorulara yanıt veremeyen bir bebeğin derdini anlamak için,sadece muayene bulgularını,idrar ve kan tahlillerini ve diğer yardımcı tanı yöntemlerini kullanmak ve değerlendirmek yeterli değildir.
Çocuğun yaptığı her hareketi,çıkardığı her sesi,uyarılara verdiği her cevabı değerlendirmek gereklidir.

Bir el kavrayışı veya bir memnuniyet sesi çıkarması veya bir reflekste bulunması nice laboratuar bulgularından daha değerli olabilir.Bunu başarabilmek için sayfalarca kitap yozu yutmak yeterli değildir,eğer deneyim binlerce çocuk muayene etmekse , deneyim de burada yeterli olamaz.

O zaman geriye yüksek duyarlılığı bilgiyle birleştirme sanatını gerçekleştirmek kalıyor.İşte bunu başarabilenler iyi hekim olarak hemen ön plana çıkıyor.

Çocuk hekimi olarak sadece Tıp Fakültesi,ardından uzmanlık diploması almak yeterli değildir diye düşünüyorum,aslında bu tüm hekimler için geçerli olsa da ,çocuk hekimleri için daha da önem kazanmaktadır,çünkü bir çocuk hekimi iyi bir doktor olmanın yanı sıra biraz anne,biraz baba,biraz öğretmen,biraz pedagog,biraz psikolog ,mutlak sabırlı,ama her şeyden önemlisi çokca sanatçı ruhuna sahip kişi olmalıdır.

Kanser,lösemi,genetik hastalıklar,kas hastalıkları ve diğer üzücü hastalıkların tanısını koyduğunda o yavruya bunu yakıştıramadığı halde bunu asla çocuğa, hatta ailesine hissetir(e)memenin ağırlığını yakalayabiliyor musunuz ?


Gece yarısı uykunuzdan uyandırıldığınızda telefondaki anneye ?çorbaya koyacağı havucun büyüklüğünü? ya da ?iki defa hapşırmasının önemli olmadığını? üzmeden ve üzülmeden anlatabilmenin zorluğunu biliyor musunuz ?


Ya da körpecik bedenine devamlı insülin enjeksiyonu yapılacağını bildiğiniz halde o çocuğa yakalandığı diyabet (şeker) hastalığından dolayı tatlı dil dökmenin ironik çelişkisini hissedebiliyor musunuz ?


Şimdi diyeceksiniz ki, "yakın zamanda İstanbul?da çocuk pornosu çetesinin başı olarak bir çocuk hastalıkları uzmanının zanlı olduğunu okuduk,ya da Amerika?daki bir çocuk kitabını çevirip kendi kitabı diye bize yutturmaya çalışan ,üniversitedeki bir hocamız da çocuk hastalıkları uzmanıydı, gerçi yargı bu hocayı akladı ama kamu vicdanında aklandı mı bilmem ??

Cevabım çok net:
bu bahsedilen kişiler ?çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı?dırlar,ben ise çocuk hekimliğinden bahsediyorum,hekimlikten söz ediyorum,dal uzmanlığından değil !!!


Bu yazı toplam 2033 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim