• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

Meslek Adına Mücadele Edecek TEB Yönetimi İçin…

Semih Güngör



Türk Eczacıları Birliği 36. Olağan Seçimli Kongresi 13-16 Aralık tarihlerinde Ankara?da yapılacak. Eğer son anda bir değişiklik olmazsa TEB Merkez Heyeti Başkanlığı için iki aday yarışacak. Adaylardan biri Adana Eczacı Odası Delegesi ve şu anki Türk Eczacıları Birliği Başkanı Sayın Erdoğan Çolak, diğeri İstanbul Eczacı Odası Delegesi ve İstanbul Ecza. Koop. Başkanı Sayın Sait Yücel.

TEB seçimlerinde Başkanlığa aday olmak, delege olan her meslektaşımızın en demokratik hakkıdır ve saygıyla karşılamamız gerekir. Ancak bu karar doğru bir karar mıdır? Bunu tartışmamız gerekir.

Son beş yıldır eczacılık mesleği sürekli kan kaybına uğramıştır.
Siyasi iktidarın beş yıldır uygulamaya koyduğu ve ilacı eczacıdan koparmayı, ticari bir meta haline getirmeyi amaçladığı sağlıkta dönüşüm programı TEB yönetimi tarafından desteklenmiştir ve halen de desteklenmektedir.

Eczacılık mesleğinin çok önemli hak kayıplarına uğradığı bu dönemde birçok eczane kapanmış, eczacılar sokağa çıkmış ve tarihlerinin en büyük mitingini düzenleyerek Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetini istifaya davet etmiştir.

TEB Merkez Heyeti Başkanı Sayın Mehmet Domaç?ın milletvekili adayı olması ve başkanlıktan istifası sonucu Merkez Heyetinde yapılan görev değişimi ile Ecz. Erdoğan Çolak?ın TEB Başkanı olmasının ardından Türk Eczacıları Birliği?nde ciddi bir yönetim boşluğu ile hak kayıpları yaşanmaya başlamıştır.

Neden böyle bir yargıya vardığımızı belirlemek için özellikle altı aylık süre içinde yaşananlara kısaca bakmamız gerekiyor.

2007?nin Mayıs ayında yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve Tedavi Uygulama Tebliği (TUT) ile hayata geçirilen uygulamalarla eczacının verdiği sağlık hizmeti elinden adım adım alınmaya başlanmıştır. (Yatan hasta reçetelerinin hastane eczaneleri tarafından karşılanma zorunluluğu, Günübirlik Tedavi bu uygulamalara en önemli iki örnektir.)

2007 yılı SGK Protokolü 47 Eczacı Odasının eylem kararlarını içeren bir deklarasyon ile TEB Merkez Heyetine verdiği büyük desteğe rağmen odalara danışılmaya gerek duyulmadan bir gece yarısı yangından mal kaçırırcasına imzalanmıştır.

Özellikle görüşme sürecinde TEB Merkez Heyeti ile içinde İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli, Kastamonu Eczacı Odalarının da bulunduğu bazı oda yöneticilerinin Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile bir araya geldiği toplantıda, başta Örnekleme Metodu ile reçete kontrolü olmak üzere SUT ve TUT?a yönelik itirazlarımızın bizzat Sayın Bakan tarafından dikkate alınacağı, kurulacak komisyonlar ile çözüme ulaştırılacağı sözü verilmesine rağmen, son sözü alan Sayın TEB Başkanımızın SGK üst düzey bürokratlarının önünde kendilerine ?Yeter ki siz protokoldeki geri ödeme şeklinin ve zamanının garantisini verin, biz protokole imza koyarız? demesinin ne yazık ki eczacı kamuoyu önünde savunulacak yanı yoktur.

2007 SGK Protokolüne ?Bugüne kadar imzalanmış en iyi protokoldür? diyenlerin geriye dönüp sözleşme sürecini ve eczacıların tepkilerini yeniden değerlendirmeleri gerekir.

Beşeri İlaçların Fiyatlandırılması Hakkındaki Tebliğ ile beşinci kademe ilaçlarda 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan %2?lik eczacı kârı artışı odaların tüm başvuru ve itirazına rağmen bugüne kadar hayata geçirilmemiştir.

İlaç fiyatlarında 2 Ekim?de açıklanarak 45 gün sonra 16 Kasım?da hayata geçeceği bildirilen %7?lik fiyat indirimi uygulaması zamanında açıklanmadığı ve ayrıca öngörülen süre içersinde eczacının stoklarını ayarlamaları mümkün olmadığı için yine geçmişte olduğu gibi bedelsiz kamulaştırma ile karşı karşıya kalmıştır.


Türk Eczacıları Birliği eczacıların kayıpları karşısında tepkisiz ve kayıtsız kalarak sorumluluğunu yerine getirememiştir.


Kamu hastanelerinin özerkleştirilmesini öngören yasa yürürlüğe giriyor. Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik yapan tasarı eczacılar açısından müdahale edilip düzeltilmesi gereken birçok hususu içerisinde barındırıyor.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kanun tasarısının nihai metni tartışmaya açılmıştır. İlaç ve Eczacılık alanını yeniden şekillendiren bu yasaya çok ivedi müdahale edilmesi gerekmektedir.

Siyasi iktidar, OTC (reçetesiz ilaç) ve ilaçta reklamı Aralık ayı sonunda hayata geçirmeyi amaçlamaktadır. Türk Eczacıları Birliği, geçtiğimiz yıl yapılan Denizli Bölgelerarası Toplantısında reçetesiz ilaç listesi hazırladığını açıklayarak uygulamaya yönelik tavrını net bir biçimde ortaya koymuştu.

4 milyar YTL tutarında bir pazar payı eczacının elinden alınmaya hazırlanmakta olup, ne yazık ki şu ana kadar bazı eczacı odaları dışında tepki gösteren ve karşı çıkan yoktur.


Konsolide Bütçeye Tabi Kurum ve Kuruluşlar ile Yeşil Kartta aylardır ödenek yokluğu gerekçesi ile eczacılara ödeme yapılmamaktadır. TEB?in bugüne kadar odalardan defalarca eczacıların alacakları tutarı yazılı talep etmekten başka yaptığı somut hiçbir girişim yoktur.

Sözün kısası bugüne kadar TEB?in yapmadığı şey çok, ama yaptığı iki şey var! Biri Oda seçimleri öncesinde aidat ve yardımlaşma sandığı borçlarını ödemediği gerekçesiyle, yasal dayanağı olmadığını bile bile, yönetim kurulu kararı almaya gerek duymayarak, üyelerin kayıtlarını silmesi.

Ve bu yetmezmiş gibi Oda yöneticilerinin itirazlarını seçimlerine çok kısa süre kalmış olması nedeniyle sonuçlandırmak yerine, tüm Yönetim Kurulu olarak 15 günlüğüne Çin?e giderek yönetim boşluğu yaratılmıştır.

İkincisi ise, Türk Telekom?da grev kapsamına giren personelin ilaçlarının karşılanmamasını odalara bildirerek hukuka ve insan haklarına aykırı bir davranış içine girmesi ve siyasi iktidar yanlısı bir görüntü çizerek TEB?in 51 yıllık kültürüne ve birikimine gölge düşürmesidir.

Büyük Kongre Delegeleri TEB Başkanlığına aday olan meslektaşlarımızın arasından doğru seçimi yukarıda sözünü ettiğim tespitleri göz önüne alarak yapacaklardır.


Sonuç olarak belirtmek gerekirse, sorunlarımız karşısında bir ekip anlayışı ile mücadele verecek ve meslektaşlarının desteğini alacak, kararlı bir Türk Eczacıları Birliği?ne her zamankinden çok ihtiyacımız vardır.


Bu yazı toplam 2448 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim