• BIST 90.263
  • Altın 224,364
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 26 °C

İnsan Mikrobiyotası Masaya Yatırılacak

İnsan Mikrobiyotası Masaya Yatırılacak
Yükseliş İktisadi ve Stratejik Araştırma Vakfı (YİSAV) tarafından18-22 Nisan, 2018 tarihinde Antalya’da gerçekleştirecek "2. Uluslararası İnsan Mikrobiyotası Kongresi"nde insan mikrobiyotası masaya yatırılacak.

Kongre hakkında SAĞLIĞINSESİ'nin sorularını YİSAV ve Kongre Başkanı  Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu yanıtladı:

Uluslararası İnsan Mikrobiyotası Kongrenizin ikincisini yapacaksınız. Birincisine göre bu kongrenizde farklı konular, gelişmeler var mı?

18-22 Nisan, 2018 tarihinde Antalya’da gerçekleştireceğimiz kongre  iki nedenle  farklılık söz konusu. Bu kongre tamamen uluslararası bir kongre olarak düzenleniyor. Eş zamanlı tercüme olmakla birlikte kongre dili İngilizce olacak.  Konuşmacıların neredeyse tamamı yabancı bilim adamları. Son fark ise iki kongre arasında geçen yaklaşık 1.5 yıllık bir süreçte, mikrobiota alanında çok daha büyük gelişmeler söz konusu oldu. Hem dünyada hem de ülkemizde konuyla ilgili farkındalık arttı; bu nedenle çok daha fazla katılım olacağı şimdiden belli.  

ferit_saracoglu-001.jpg

Bu kongreniz için ilk diyebileceğiniz bir toplantı, çalışma sonucunu açıklama olacak mı? Neler paylaşılacak?

Bu kongrede mikrobiotayla ilgili son gelişmelerin tümü anlatılacak. Ancak, sonuçları tartışılacak bir çalışma var ki çok önemli. Bu çalışmanın sahibi ABD Nebraska Üniversitesinden Prof. Dr. Pinaki Panigrahi. Çalışma 2017 yılında dünyanın en önemli 100 olayından birisi olarak seçildi.  Her yıl dünyada 1. 000. 000  çocuk sepsisten yani enfeksiyonun vücuda yayılmasından ölüyor.  Prof. Dr. Panigrahi’nin çalışması, mikrobiota üzerinde yapılan değişimlerle  2 ay içerisinde çocuk ölümlerinin % 40 azaltılabileceğini gösterdi. Bugüne kadar hiçbir yöntem bu kadar kısa sürede böyle bir azalmaya yol açmamıştı, bu kadar hayat kurtarmamıştı. Bu koruyucu ve tedavi edici sağlıkta en azından  aşılama kadar  önemli bir olay olarak  kabul edilebilir.  Bu çalışma kısa süre önce  tüm bilim dünyasının en prestijli ve en önemli dergisi olan Nature’da yayınlandı. Prof. Dr. Panigrahi’nin programa göre 1 saat sürecek konuşmasında detayları öğrenmeyi hepimiz sabırsızlıkla bekliyoruz.

Kongrenizde hangi konular ele alınacak? Yerli ve yabancı konuşmacı sayınız ne kadar? Yabancı konuşmacıların özelliği var mı?

Mikrobiyota çalışmaları  mikropların genetik yapılarının saptanarak, biyoinformatik yöntemlerle analizlerinin yapılmasına dayanıyor.  Ülkemizde biyoinformatik çok yeni ve eleman sayısı çok yetersiz bir alan. Türkiye’de, şu anda  mikrobiyota çalışmalarını yapabilecek  tecrübe ve bilgi birikimine sahip merkez sayısı yok denilecek kadar az. Bu nedenle kongrede ilk gün “bir mikrobiyota  çalışması nasıl tasarlanır ve  yapılır, sonuçları nasıl analiz edilir” konusuyla ilgili,  bir günlük bir çalıştay yapacağız.  Kongrenin kendisi 3.5  gün sürecek.  

Toplam 37 konuşmacının  20 tanesi yabancı bilim insanı, 17 tanesi ise yerli bilim insanı olacaktır.  Gelecek yıllarda, ülkemizde artan çalışmalarla yerli bilim insanı oranının da artmasını bekliyoruz. Kongreye yabancı bilim insanlarının katılımı kabul etmelerinde, bilinen nedenlerle  büyük sıkıntılarımız oldu. 

Kongrenize kaç kişilik bir katılım bekliyorsunuz? Geçen seneye göre bir farklılık olacak mı?

Bu yıl kongreye  500 kişinin üzerinde bir katılım olmasını bekliyoruz.  Kongrenin uluslararası bir kongre olması,  yapılacak sunumların  doçentlik sınavlarına katkısı olması nedeniyle  pek çok genç uzmanın da sunum yapmak üzere başvuracağını düşünmekteyiz.  Kongre 12 değişik uzmanlık derneği tarafından  desteklenmektedir.  Bu da değişik uzmanlık alanlarından yoğun bir katılımın olmasını sağlayacaktır.

Kongrenize  kimler katılabilecek? Bu meslekteki kişiler  kongrenizi, size göre neden tercih etsinler?

Kongreye tüm uzmanlık alanlarındaki  doktorlar, diş hekimleri, hemşireler,  diyetisyenler, biyologlar, eczacılar ve biyoinformatikçiler katılabilir.  Uzmanlık alanlarında  özellikle    mikrobiyologlar, çocuk hekimleri, iç hastalıkları uzmanları,  kadın hastalıkları ve doğum uzmanları,  cildiye uzmanları,  enfeksiyoncular,  nörologlar, onkologlar, psikiyatristler, endokrinologlar, göğüs hastalıkları ve alerji uzmanları, ürologlar, diş hekimleri ve kanser cerrahlarının mutlaka yeni gelişmeleri ve tedavilerdeki değişiklikleri  öğrenebilmek için bu kongreye katılımları gerekmektedir.

Mikrobiyotanın geleceğini  nasıl görüyorsunuz? Gelecekte bizi neler bekliyor?

Mikrobiyotanın geleceği çok açık görülüyor.  Geliştirilecek probiyotiklerle insanların, özellikle yetişkinlerin ve yaşlıların  daha sağlıklı bir hayat sürebileceği söylenebilir.  Çağımızda en sık kullanılan ilaçlar olan antidepresanlara ihtiyacın, kullanılacak psikobiotiklerle   minimalize edilebilmesi, normal doğumların artırılması, gebelikte ve çocukluk çağında  gereksiz antibiyotik kullanılmaması, anne sütü ve bilinçli, fonksiyonel gıdalarla beslenmeyi artırarak toplum sağlığının  daha iyiye götürülmesi, obesite ve metabolik sorunların azaltılması, kanser vakalarının minimalize edilmesi, nörodejenaratif hastalıkların,   inflamatuar olan ve olmayan bağırsak hastalıklarının, alerjik rahatsızlıkların, astımın,  arteriosklerozun ve kardiyovasküler sistem hastalıklarının azaltılması, diş çürüklerinin azaltılması,  cilt sorunlarının daha kolay tedavi edilebilmesi,  tekrarlayan vajinal enfeksiyonların  önlenmesi sağlanabilecektir. 

 Yakın gelecekte probiyotiklerde büyük gelişmeler sağlanacak, hekimler tarafından yaygın olarak ve daha bilinçli biçimde kullanılacaktır.

Tüm ülkeler kısa süre içerisinde beslenme konusuna daha fazla önem vermeye başlayacak ve  milli politikalar geliştirilecektir. Sadece insanların değil hayvanların, bitkilerin, suların ve tüm çevrenin de mikrobiotası  çok önem kazanacak ve pek çok bilimsel çalışma başlatılacaktır.  Çalışmalar sonucunda her ülke kendisine ait mikrobiota haritalarını çıkartacaktır. Dünyada bazı bölgelere seyahat ederken, uzaya giderken özel önlemler alınması gerekebilecektir.

 Tüm ülkelerde mikrobiyota bankaları kurulacak ihtiyacı olanlara buradan yararlı mikroplar  nakil edilerek sağlıkları korunacak ya da hastalıkları tedavi edilecektir.  Gereksiz antibiyotik kullanımı ve direnç gelişimi azaltılacaktır.   Diş çürükleri, kulak ve cilt enfeksiyonları azaltılacaktır.  Diş implantları, ter kokusunu giderici kozmetik kullanımları vs azalacaktır.   Psikobiotiklerle, depresyon ve agresiflikleri azaltılan insanların sosyal ilişkileri güçlenecek, kavga döğüş azalacak hatta terör bile azaltılabilecektir.  Gıda sanayi büyük bir devrim yaşayarak önemli değişimler başlayacak, fonksiyonel gıda tüketimi artacaktır.  Kişisel mikrobiomalar saptanacak, kataloglanacak  ve nanosensörlerle  işaretlenerek güvenlik amacıyla kullanılabilecek yada depolanabilecektir. 

Tıbbi tanı ve tedavilerde, biyoteknoloji alanında  önemli değişimler yaşanacaktır. Doğacak bebeğin mikrobiyotası daha anne karnında modüle edilecek, sağlıklı, uzun ömürlü ve daha akıllı tasarım bebeklerin  doğması sağlanacaktır. Daha bu liste çok uzatılabilir. Mikrobiota tıpta, hatta yaşamda bir devrimdir ve yakın gelecekte çok büyük değişimleri birlikte getirecektir.   

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Mikrobiyota yeni bir konu olduğu için, bazılarımızın konu hakkında çok fazla bilgisi olmayabilir. Ama düzenlediğimiz kongreye katılarak   bu konuda tüm bilgileri almaları, hem de bu bilgileri bu konunu en saygın ve bilgili bilim insanlarından dinlemeleri  kaçırılmaması gereken büyük  bir fırsattır.

Daha fazla bilgi için:

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim