• BIST 109.754
  • Altın 156,091
  • Dolar 3,8568
  • Euro 4,5510
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 17 °C

Obezite Nasıl Tedavi Ediliyor?

<I>Obezite Nasıl Tedavi Ediliyor?</I>
Dilek Süzen

Obezitenin diyetle tedavisinde amaç enerji açığı oluşturarak vücut yağ depolarında azalma sağlamak. Genelde 500- 600 kalorilik günlük kısıtlama haftada yarım , 6 ayda ise yüzde 10 zayıflamaya neden oluyor. Ama total enerjiyi azaltmak yerine birçok obez öğün atlıyor ki bu son derece yanlış bir tutum.

Açlık dürtüsü daha sonra daha fazla gıda alımı yaratıyor ve buna bağlı olarak daha fazla insülin salımı oluyor. Bu nedenle günlük total enerjinin yüzde 20-25? i kahvaltıda, yüzde 30-35? i öğlen, yüzde 30-35?i de akşam yemeğinde alınması gerekiyor.

İyi Nir diyet programı Enerji alımı enerji harcamasından az, diyet içeriğinde proteinler, vitamin ve mineraller yeterince bulunmalı, diyet doyma etkisi sağlamalı, Diyet günlük kullanıma uygun ve majör komplikasyon yaratmadan uzun süre uygulanabilmeli, Diyet kişilerin damak tadı ve alışkanlıklarına uygun olmalı ve yeterli lif ile protein içermelidir. Obezite Tedavisinde Egzersizin Rolü Bulunuyor Gün içinde harcanan enerji 3 grupta incelenir. 1. İstirahatta enerji harcanması( bazal metabolizma hızı) 2. Öğünlerden sonra enerji harcanması(gıdaların termik etkisi) 3. Fiziksel aktivite ile kaybedilen enerji. Bazal metabolizma hızı total enerjinin yüzde 60-70 kadardır. (1 kkal/kg/saat) Gıdaların termik etkisi öğünlerden sonra oksijen tüketiminde artma ile belirlenir. Öğünlerin içeriğine göre yaklaşık total enerji harcamasının yüzde 10? u kadardır. Enerji harcamasının en önemli kısmını fiziksel egzersiz oluşturur. Hareketsiz yaşayanlarda yüzde 10-15, aktif kişilerde ise total enerjinin yüzde 30-40?ına ulaşabilir. Haftada 2000 kkal harcamak için yaklaşık haftada 7 saat (420 dakika) çabuk yürüyüş yapmak gerekiyor. Burada egzersiz süresi kadar yoğunluğu da önemlidir. Düşük yoğunluklu uzun süreli egzersizde orta yoğunlukta egzersize göre daha fazla yağ oksidasyonu oluşturmaktadır. Nasıl Bir Egzersiz? Başlangıçta haftada 3-5 gün, günde 30-45 dakika süren orta derecede fiziksel aktivite kardiyovasküler hastalık ve tip2 diyabet riskinde de azalma sağlar. Ancak fiziksel aktivite sırasında travmadan kaçınmadan da gerekir. Egzersiz vermeden önce hastanın yaşı eşlik eden kronik hastalıklar semptomları iyi değer değerlendirilmelidir. Aerobik ve anaerobik diye iki tip egzersiz vardır. Anaerobik egzersiz kısa sürede aşırı kuvvet harcanmasıdır. Başlangıç aktiviteleri ;yürüme, yüzme, merdiven kullanma gibi günlük yaşam aktivitelerinin artırılmasıdır. Fiziksel kapasiteye ve kilo verme miktarına göre daha sıkı egzersiz için teşvik edilir.(tempolu yürüyüş, bisiklete binme, kürek çekme, kayak, aerobik dans, ip atlama gibi) Tempolu yürüyüşler yüksek yoğunlukta aerobik egzersiz sağlar. Fakat ortopedik hasarlara neden olabilir. Tenis, voleybol gibi topluca yapılan spor faaliyetleri fiziksel aktiviteyi daha zevkli kılabilir ve tekrarı kolaylaştırır. Ancak özellikle yaşlılarda travmadan kaçınmak gerekir. Obezlerin çoğu egzersize emniyetli olduğu için yürüme ile başlar. Haftada 3 gün 10 dakika yürüyüşle başlanır. Haftada en az 5 gün 30-45 dakikaya artırılır. Böylece günde 100-200 kkal harcanması beklenir. Kalori harcanması kişinin vücut ağırlığına ve aktivitenin yoğunluğuna göre değişir. Egzersizin kalori dengesi ve kilo kaybı üzerine anlamlı bir etkiye sahip olması için egzersize kararlı bir şekilde devam etmek önemlidir. Fiziksel aktivitenin artması vücüt yağının azalması yanında kilo kaybı sırasında kas kütlesinin azalmasının önlenmesinde de yararlıdır. Aerobik egzersizleri aerobik dans, hızlı yürüyüş, koşma, yüzme, kayak kardiyovasküler dayanıklılık aktiviteleridir. Kişi için belirlenen maksimal kalp hızının yüzde 60-85 ine ulaşması bireyler arasında değişiklik gösterir. Fiziksel aktivitenin sıklığı haftada 3-7 gün arasında değişir. Egzersiz Yoğunluğu: Düşük... Kalp ve solunum hızında artış yoktur. Örneğin yavaş yürüme gibi. Düşük yoğunluku aktivite altında kişi kolayca ıslık çalabilir. Orta: Solunum ve kalp hızında hafif artış belirlenir. Kişi hafifçe terler , örneğin hızlzı yürüme yada yavaş yüzme gibi... Bu aktivitelerde konuşulabilir ama ıslık çalamaz. Şiddetli: Solunum ve kalp hızlanır. Adeta üfler. Konuşmakta zorlanır. Örneğin tenis yada jogging EGZERSİZİN YARARLARI Fiziksel aktivitedeki durgunluk değiştirilebilir kardiyovasküler risk faktörleri arasında yer alır. Ayrıca diyabet, obezite, hipertansiyon, kemik ve eklem hastalıkları, kanser(kolon ve meme) de re depresyon içinde risk faktörlerindendir. Hem erkek hem de kadınlarda fiziksel aktivitenin arttırılması ölümüm göreceli riskinde yüzde 20- 35 azalma sağlar. Haftada 1000 kkal lik fiziksel aktivite ile enerji harcanması mortalitenin azalmasında yüzde 20 yarar sağlar. Haftada 1 saatten daha az egzersiz yağan yaşlı kadınlarda tüm nedenlere bağlı mortalitede yüzde 52 artış oluyor ve kardiyovasküler mortalite ikiye katlanıyor. Kansere bağlı mortalitede yüzde 29 arttiş görülüyor. Haftada 1600 kkal enerji harcanması korroner arter hastalaığıunun eielerlemesini drudururken, haftada 2200 kkal enerji harcanması ise plak azalmaı ile ilşkili bulunduç Haftada 150 dakika orta derecede fiziksel aktivite fdiyabet riskini azlatmada metforminden daha etkili bulundu. Diyabetik hastaalrda haftada 2 saat yürüme ile kardiyovasküler ölüm yüzde 34-53 azalırken tüm mortalitede yüzde 39- 54 azalır. Düzenli egzersiz kolon ve meme kanserlerinde azalnamay yol açar. Orta derecede egzersiz ile 3*4 ay içimde 4-5 kilo civarında kilo kaybı olur. Egzersizinsülin düzeylerinei azalatmakta, glukoz toleransını düzeltmede Lipid profilinde HDL kolesrtolde artma, trigliseritlerde azalmaya yol açar sistolik(5-15 mmHg) ve diastolik( 5-10 mmHg) kan basnıcını düşürür, hastaalrın psikolojik olarak kendisini iyiy hissetmesini sağlamaktadıor. OBEZİTEDE DAVRANIŞ TEDAVİSİ: Obez,ite için davranış tedavisi, genelllikle bir terapistin yönetiminde haftada 1-2 saatlik otururmlar halinde 10-15 kişilik gruplarla 12-20 hafta uygulanır. 6 ay haftada bir, sonrakai ayda 1-2 kes toplantılar 2 yıla kadar uzatılabilir. Ancak tek başına davranış tedavisi orta ve şiddetli obezite tedavisinde yeterli değildir. Davranış staretejileri 4 ay 1 yıl içişnde diyet ve egzersizle oluşiturulan kilo kaybını bazalin yüzde 10?u kadar arttırırı. Davranış tedavisi sonlandırıldığında hastalar genellikle verilen kilonun üçte birini yeniden alır. Bununla birlikte haftada 2 kez düzenliiletişim uzuzn süreli kilo kontrolüne yardımcı olu.r Fiziksel aktiviteyi arttırmak ve diyet önerilerine uyma zorluğu Yaşayan kişilerede uyumu arttırmak için davranış tedavileriendne de yararlanılır. Zayıflama tedavisinde yaşam tarsının değiştirirlmesi bir sorunh olduğundan tüm zayıflama programalrının baaşrısında hasta motivasyonunun sağlanması esastır. Davramıi tdavisis kişinin motivasyonunu arttırır Psikologalr genelllikle değişimim aşamaları modelini kullanır. Bu modelde hastanın davranışındaki değişiklikler niyet, tasarlma, hazırlanma, eylem vedevam ettirme şeklinde tamamlanır. Yaşam tarzı değişikliği başlangıçta yoğun görüşmelerş ç içermelidir. Bu görüşmeler alınan yanıta bağlı olarak ilaç veya diğer tedav,ilerin başlaması sağlanabilir. Porgram hekeiminbir hastanaıan d nasıl davranması gerektiği düşüncesinden ziyade, her bir hastanaıan hedeflerşineve yeteneklerine uyarlanmalıdır. Tedavnşin bıu şekelide bireysellleştiirlmesi motive edişlmiş bir l kişide başartının artmışi şansı esastır. İLAÇ TEDAVİSİ Kilo kaybına yoğunlaşmıi girişimlerin kaombinasyonı ver kilo kaybetmenin ve korumanın zorluğu hastaalrın ve hekeimlerinfarmakoterapiye büüyk ilgisine nedne oldu. İdeal bir obezite ilacı. Dozla ilşkili kilo kaybıu yapmalı, ı ulaşıln hedef kilonun devamliliğini sağlamaalıi kronik olarak kullanaıldıında da h güvenilir olmalaıi tolerens geleişmemeli, kötü kullanaıkm yada bağımlılık yapğmmaldıırç İlaçlart. Kilo kaybıu programalrında tanımlayıcı role sahip olsalar da asla birirncil olmayığ hemen her zamöan tamamlayıcıdırlar. Hiçbir koşiul altına teda tek başaına tedavi olarak kau kullnaalmamalıdırç çünkü gücü ve etkibnliği ıoldukça düşüktür. Obezite ko kronik ve yineleyen bir durum olduğu için ilaç tedavisi devamlı kullanımı hedefiyle başlatılmalıdır. Yazan: Prof. Dr. Mithat BAHÇECİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim