• BIST 93.469
  • Altın 228,909
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C

ÖZEL HASTANELERE EK KAZANÇ KAPISI MI?

Semih Güngör



2007 yılı Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan yatan hasta reçetelerinin sadece hastane eczanelerinden karşılanması ve ?günübirlik tedavi? uygulamasının tebliğde belirtildiği gibi 15 Ekim 2007 tarihinde yürürlüğe girmesine kısa bir süre kala, yaşanacak olası sorunlar yazılı ve görsel basının gündeminde giderek daha fazla yer almaya başladı.

Bilindiği üzere 2007 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği yayınlandığında o dönem görevde olan İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu bu maddelere şiddetle karşı çıkmış ve uygulamanın iptali için hukuk bürosu kanalıyla dava açmıştı. Bu dava halen devam ediyor.

Yatan Hasta Reçeteleri yasa gereği yıllardır hastane eczaneleri tarafından karşılanıyor. Ancak hastane eczanelerinde bulunmayan ilaçlar serbest eczanelerce veriliyor ve reçete bedelleri ise ya hastanın kendisi tarafından ya da bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tarafından ödeniyordu.

Yatan Hasta Reçetelerinde dönem dönem yaşanan suistimaller sonucu 2001 yılında Sağlık Bakanlığı ile Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti arasında varılan anlaşma ile Yatan Hasta Reçetelerinin Eczacı Odalarının kontrolünde eşit ve sıralı olarak eczaneler tarafından karşılanması uygulaması getirildi. Söz konusu uygulama o yıl yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatına konularak devlet güvencesine alındı.

180 BİN REÇETE ECZANELERE DAĞITILIYOR


Bugün İstanbul Eczacı Odası 11 hastanede kurduğu Yatan Hasta Reçete Dağıtım Büroları kanalıyla yılda yaklaşık 180 bin reçeteyi eczaneler arasında eşit dağıtıyor ve daha önce yaşanan olaylar nedeniyle bu reçetelere hiçbir şekilde ulaşamayan birçok eczaneye ekonomik destek veriyor. Bu bürolarda eczacıların sorumluluğunda 50?ye yakın personel hizmet veriyor.

Yatan Hasta Reçetelerini karşılayan meslektaşlarımız devlete yüzde 4,5 iskonto yapıyor ve bu reçetelere ait fatura bedellerini ortalama 3 ayda geriye alıyorlar. Bu reçetelerde yer alan ilaçların kârlılıklarının yüzde 12 civarında ve vadelerinin ortalama 15 gün olduğu göz önüne alındığında verdiğimiz hizmetin büyük ölçekte devlete sağlık hizmetinde finans sağlamak olduğu ortaya çıkıyor.

Devlete büyük yarar sağlayan bu sistem kusursuz işlerken, 15 Ekim?de yürürlüğe girecek uygulamayla sağlık hizmeti sunan kurumlar yatan hasta reçetelerinin tamamını karşılamaktan sorumlu olacaklar. Geçtiğimiz Haziran ayı başında Kamu İhale Kanununda yapılan değişiklikle bu kurumların ilaç ihtiyacını karşılamak için üç dağıtım kanalı ile anlaşarak eczanelerine sürekli ihaleyle ilaç almaları sağlandı. Devlet bu hizmeti veren sağlık kurumlarından fatura bedelleri üzerinden yüzde 3 iskonto alacak ve kendilerine 15 günde ödeme yapacak.

ÖZEL HASTANELERE EK KAZANÇ KAPISI


Eczanelerin verdikleri hizmet karşılığında ödedikleri yüksek vergiler de dikkate alındığında bu yeni uygulamanın sayıları giderek artan ve siyasi iktidara yakın özel hastanelere ek bir kazanç kapısı açmaktan öteye gitmediği çok açık ortaya çıkıyor.

Ayrıca ilaç hizmeti verecek tek yetkili eczacıdır. Bu nedenle hastane eczanelerinde yatan hasta reçetelerinin hazırlanması eczacıların kontrolünde olmak zorundadır.

Bugün pek çok hastane eczanesinde eczacı yoktur, olanlarda ise böyle bir hizmeti kusursuz sunabilecek eczacı sayısı yetersizdir.
Devlet ve üniversite hastanelerinin altyapıları ve ekonomik durumları henüz böyle bir hizmeti verebilecek yeterlilikte değildir.

Geçmişte yaşanan suistimaller göz önüne alındığında, hastane eczanelerinde verilecek ilaçların hastane ambalajında olmaları gerekmektedir. Hastane ambalajında ilaçlarla verilecek hizmet hem israfı önleyecek hem de yolsuzlukların önüne geçecektir. Bu uygulamanın amacına ulaşabilmesi için öncelikle ilaç fiyat kararnamesinde değişiklik yapılarak hastane ambalajlı ilaçlar fiyatlandırılmalı ve ardından ivedilikle ilaç sanayinin hastane ambalajlı ilaç formlarının üretimine geçmesi sağlanmalıdır.

Ancak yukarıdaki şartlar yerine getirildikten sonra yatan hasta reçetelerinin hastane eczaneleri tarafından karşılanması zorunlu hale getirilmelidir. İstanbul Eczacı Odası bu durumda hastane çevresinde hizmet veren ve uygulamadan zarar görecek meslektaşlarımızı bir araya getirerek, hastanelere ilaç hizmetinin kendilerinin kuracakları dağıtım kanalı üzerinden yapılmasını sağlayacak projenin altyapı çalışmalarına bugünden başlamıştır.

İstanbul Eczacılar Kooperatifi de gerektiğinde böyle bir yapının oluşmasına destek olmak için Odamızla birlikte çalışmaya hazırdır.

Günübirlik Tedavi ise yasal dayanağı olmayan ve benzerine dünyadaki hiçbir sağlık sisteminde rastlamadığımız bir uygulamadır. Kanser ve böbrek hastalıkları gibi yaşamsal önem taşıyan hastalıkların ayaktan tedavisinde yazılan raporlu ilaçların, hastaların günübirlik yatan hasta statüsünde değerlendirilerek hastane eczanesinden karşılanması, tamamen bu hizmeti eczacının elinden alıp sermaye gruplarına sunmaya yönelik bir uygulamadır.
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu meslektaşlarının kararlı desteği ile bu uygulamanın hayata geçirilmesine hiçbir şekilde izin vermeyecektir.


Bu yazı toplam 2646 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim