• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 13 °C

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Cerrahi Kliniği

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Cerrahi Kliniği
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1981’ de mezun olan Doç. Dr. Acar Aren , Vakıf Guraba Kalp Damar Cerrahisinde 1 yıl çalıştıktan sonra 1982-1986 yılları arasında Genel Cerrahi uzmanlık eğitimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde tamamladı.





Mecburi hizmetini Edirne Enez Hastanesi'nde Başhekim olarak yaptı. 1988 yılında SSK Okmeydanı Hastanesi'ne başasistan olarak atandı. 1990 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nde Üniversite Doçenti ünvanı aldı. 1991 yılında Şef muavini oldu. Ekim 2000 tarihinde SSK İstanbul Hastanesi 1. Cerrahi kliniğine şef olarak atandı.

2005 yılında da Sağlık Bakanlığı İstanbul Eğitim ve Araştırma hastanesi şef kadrosuna atandı. Bu hastanenin koordinatör Cerrahi Şefi olan Doç. Dr. Acar Aren SAĞLIĞINSESİ ' nin sorularını yanıtladı:

2006 yılında kısa süre Türk Kanser Derneği başkanlığı, Ulusal Acil ve Travma Cerrahi Derneği genel sekreterliğini yapanDoç. Dr. Acar Aren , 2007 yılında Avrupa Travma Derneğinin kuruculuğunu üstlendi. 41 ingilizce,3 Fransızca,1 Almanca toplam 45’ i yabancı olmak üzere 270 yayını bulunuyor.

İşte sorularımız ve aldığımız yanıtlar: 

Kliniğinizin kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz?
SSK İstanbul Hastanesi Cerrahi Kliniği Balkanların en modern hastanesi olarak 1960 yılında Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından açılmıştır. SSK nın ilk genel hizmet veren hastanesidir. 1. ve 2. Cerrahi klinikleri o zaman hizmet vermeye başladı.1977 yılında Eğitim Hastanesi statüsüne kavuşmuştur. 4 Cerrahi Kliniğe ayrılmıştır:

Kadronuz hakkında neler söylersiniz?
Genel Cerrahi ünitemiz 4 Cerrahi kliniğinden oluşmakta ve 4’ ü doçent toplam 26 cerrahi uzmanı görev yapmaktadır.

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Hemşire ve personel açığımız işleri aksatacak düzeyde değildir.

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden? Türkiye’de ender yapılıyor diyebileceğiniz ama sizin anabilim dalı öğretim üyeleri tarafından yapılan ameliyatlar var mı, neler, özellikleri neler?

BAŞKA HASTANELERDEN BİZE HASTA GÖNDERİYORLAR

İstanbul Eğitim ve Araştırma hastanesi Cerrahi Klinikleri Devlet hastanesi olmasından sonra Sağlık Müdürlüğümüzce yapılan denetlemelerde İstanbul ve hatta Türkiye çapında iyi bir yerde olduğu bildirilmiştir. Her gün 8 polikliniği ,bir özel Meme Polikliniği ve Endoskopi Üniteleri ile yılda yaklaşık 100 bin hastaya poliklinik hizmeti vermektedir. Yılda 5000 den fazla ameliyat yapılmaktadır.

Laparoskopik cerrahide hiatal herni, adrenalektomiler, splenektomiler, kolon ve fıtık cerrahi gibi bir çok cerrahi kliniklerinde yapılmayan uygulamalar yapılmakta , hepatobilier cerrahi konusunda tecrübeli uzmanlarımız birçok özellikli ameliyatı başarıyla yapmaktadırlar. Cerrahi kliniklerinde sevk şöyle dursun birçok devlet hastanelerinde kliniklerimize sevkle hastalar gelmektedir.

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
Cerrahi kliniklerinin toplam yatak sayısı 100 civarındadır. Yıllık doluluk oranlarımız % 90 civarındadır. Yaz aylarında ve ramazanda sayı çok az değişmektedir. Kanımca yatak sayımız yeterlidir.

Kliniğinizin yıllık bilimsel yayın sayısı ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir? 
Bu kadar yoğun hizmet ağırlıklı çalışmamıza rağmen yabancı dergilerde ve hatta SCİndexe giren yayınlar yapılmakta. Şefi Bulunduğum 1. Cerrahi kliniği Diğer branş klinikleri arasında baştabiplikçe yapılan değerlendirmeler sonucu bilimsel çalışmalar dalında son 4 yılda 2 birincilik, 1 ikincilik ve 1 üçüncülük almıştır. Her odada bir internet ve birçok makaleye tam metin ulaşma imkanı vardır. Bilimsel yayınların her geçen gün daha da artacağına inanıyorum.

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?.Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Burada En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir?
Cerrahi klinikleri olarak birçok toplantı düzenliyoruz . Önümüzdeki ay İstanbul Cerrahi derneğinin toplantısını konuşmacılar kliniğimizden olmak kaydı ile düzenliyoruz. Ayrıca her yıl İstanbul Acil Toplantılarına ev sahipliği yapıyoruz. Yurt içi ve dışı kongrelere katılmak son yıllarda güçleşti. Sponsor bulma ve ağır iş yükü başlıca nedenler.

Ben asistanlarımı yılda en az 2 kongreye katılmaları için teşvik ediyorum. Ancak her zaman başarılı olamıyoruz.

Son 2 yılda Roterdam’da ve Grazdaki Avrupa Travma kongresine, Malagada Mediterenian Endoskopik Cerrahi kongresine ve Lazkiyede Suriye Cerrahi kongresine konuşmacı olarak davet edildim.Ayrıca 10 dan fazla yerel ve ulusal kongreye konuşmacı olarak davet edildim. Graz’daki Avrupa Kongresinde bilimsel kurula seçilerek kongre bildirilerini değerlendirdim. Görüldüğü gibi yoğun hizmet yanında bilimsel çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz .

ÇOK DAHA FAZLA AMELİYAT YAPACAKLAR

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Kliniğimize seçecek asistanlar, üniversitedeki meslektaşlarına oranla çok daha fazla ameliyat yapacaklarını şimdiden söyleyebilirim. Eğitim süreleri yoğun mesai nedeniyle kısıtlı olsa da bilimsel açıdan kötü olmadıklarını her 6 ayda bir yaptığımız yeterlilik sınavlarında göstermektedirler. 

Kliniğinizin tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz? 
Araç ve gereç açısında açıklarımız son yıllarda hızla karşılandı. Hemen hemen tüm tetkik ve girişimleri yapacak düzeye geldik. Ancak satın alma politikamız nedeniyle sıkıntı yaşamaktayız. Özellikle endoskopi birimimiz ERCP ve girişimsel endoskopide ciddi ilerlemeler kaydetti. Birçok uzman hastanemize eğitim amaçlı gelmektedir.

ÇALIŞMA GÜVENLİĞİMİZ AZALDI

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı?
Tıp mesleği geçmişine göre kıyaslandığında oldukça itibar yitirdi. Bunda az sayıda meslektaşımızın rolü olsa da daha çok kabahati sistemde aramamız gerekir. Özellikler sağlık politikamızdaki çarpıklık ve medyanın olumsuz ve yanlış haberlerle toplumu yönlendirmesi, son günlerde doktorlara olan saldırıları arttırmış ve çalışma güvenliğimiz oldukça azalmıştır. Tıp öğrencileri şimdiden kaygılarını dile getirmektedirler.

Açılan birçok Tıp fakültesinde eğitim düzeyi de sorgulanır olmuştur. Önce TUS ve daha sonra mecburi hizmetle beraber 12 yıla varan bir süre sonunda aldıkları maaş ve gördükleri muamele tüm doktorları umutsuzluğa sürüklemektedir.

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur?
Ekonomik güçlükler bence hekimlerin yaşamının bir parçası olmamalıdır. Maddi kaygıları olmadan, güvenli ve sağlıklı bir ortamda, modern bir sağlık sisteminde çalışmak hepimizin özlemidir.

Döner sermayeden kliniğinize ayrılan pay ne kadar, bu oran, miktar sizce yeterli mi? Ne olmalı? Motivasyonda bu payın yeterli olduğuna inanıyor musunuz? 
Çıplak maaş 1200 YTL olduğunu düşünürsek, döner sermayeden alacağımız pay motivasyon bir yana gereklilik haline gelmiştir. Performans sistemi hizmet hastanelerinde iyi işleyebilir. Ancak eğitim hastanelerinde bu uygulama klinik bütünlüğü açısından bakılınca sakıncalıdır. Klinik şefi olarak uzmanlarıma performans açısından adil davranmak gayreti her zaman başarılı olmuyor. Ayrıca eğitim yapmak ve bilimsel toplantılar performans etkisi çok az olduğu için birçok uzmanı toplantılara getirmek oldukça zor olmaktadır.

Kişisel performans nedeniyle uzmanların birbirlerine olan ilişkileri her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Yardımlaşmalar azalmış aksine gerginlik ve kavgalar artmıştır. Bu durumu müsteşar yardımcılarına ilettiğimizde hak vermekle birlikte buna alışmamız gerektiği mesajı vermiştir.

ÖNÜMÜZDEKİ YILLAR ÇOK ZOR GEÇECEK

Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Maalesef gelecek umutlu görünmüyor. Önümüzde çok zor geçecek birkaç yıl var. SGK ve tam gün yasaları hekimler için oldukça sancılı geçecek. Üniversite, eğitim hastaneleri ve hatta Anadolu’daki devlet hastanelerde hizmetlerde ciddi aksamalar yaşanabilir.

Özel hastane ve devlet hastaneleri arasında sıkışan hastalar, sistemden doğacak sorunlar ve maddi yükler yüzünden yine doktorları sorumlu tutacak daha da saldıracaklar. Yeni TCK dan kaynaklanacak davalar ve tazminatlardan hiç bahsetmeme gerek yok herhalde.

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden? 
İlgi pek azalmaz, zira şu anda üniversiteye girip de tek iş bulma garantisi olan mesleklerden biri doktorluk. Cerrahi ise her zaman doktorların ilgisini çeken bir daldır. 

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
İyi bir hekim hiçbir ayrım yapmadan, maddi kaygılardan uzak, modern tıbbın gerektirdiği bilgilerle donanmış olarak hastasına empati kurabilen ve onu sahiplenen, tedavisi için elinden gelen tüm imkanları seferber eden kişidir 

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Biz Türk Cerrahi Derneğinin müfredatını 2 yıla bölerek, 4 yeterlilik sınavı ile eğitimimizi sürdürüyoruz. 5 yıllık bir ihtisas süresince bu müfredat en az 2 kez tekrarlanmış oluyor. Asistanlarımız 6 ay süre ile 4 cerrahi kliniği arasında rotasyonlara başlamıştır. Bu sayede her klinikte uygulanmakta olan değişik uygulamaları görme olanağına kavuşmuşlardır. Ayrıca Üniversitelerle asistan rotasyonu için temasımız başlamıştır. Türk Cerrahi Derneğini Board sınavını asistanlarımıza zorunlu tutuyorum.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Hekimlik mesleğinin eski saygınlığına kavuşmasını, bizi idare edenlerin, medyanın bu özelliği olan mesleğe sahip çıkarak onu yüceltmek için çaba sarf etmelerini, hekim arkadaşların meslek onuruna yaklaşır ve modern tıbbın gerektirdiği yöntemlerle hastalarını sağlıklarına kavuşturmalarını diliyorum

Zaman ayrıdığınız için teşekkürler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim