• BIST 110.932
  • Altın 175,132
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 21 °C

Kahve Ömrü Uzatıyor mu, Alzheimer'i Önlüyor mu?

Kaynak Selekler

Son zamanlarda kahvenin faydaları hakkında çeşitli yorumlar yapılıyor. Araştırmalara göre bu yararlar neler? Kahve ölüm oranını azaltıyor mu? Alzheimer’i önlüyor mu? Etki mekanizması nedir? Bilinen ve bilinmeyen yan etkileri neler? Bu yazıda bu konuyla ilgili bilimsel araştırmalardan bilgiler paylaşılıyor.

Kahve ölüm oranını azaltıyor

Kasım 2015’te “Circulation” dergisinde “online” yayınlanan bir çalışmada, kahvenin iyi taraflarının kanıtları belirtiliyor.

Araştırmacılara göre, “kişiler sıklıkla kahve içmeyi bırakılması gereken kötü bir alışkanlık olarak düşünür. Fakat birçok çalışmada, orta miktarda içilen kahvenin kalp hastalığı, diyabet, karaciğer kanseri ile Parkinson,  multipl skleroz ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların gelişme riskini azalttığı saptanıyor.

Bu çalışmada kahve içenlerin bazı hastalıklara tutulma ihtimalinin azalması yanında daha uzun yaşadığı da bulunuyor.

Sigara içmeyen ve 30 yıl boyunca günde 3-5 fincan kahve(*) içen kişiler, kahve içmeyenlere göre, muhtemelen  % 15 oranında daha az ölüyor. Özellikle ölüm oranı kalp hastalığı, inme, nörolojik hastalıklar ve intiharda gözleniyor.

Çalışmada hem kafeinli hem kafeinsiz kahvenin uzun ömürle ilişkili olduğu saptanıyor.

Çalışmada bulgular 200 000 ABD’li doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarından 30 yıl boyunca takiple elde ediliyor. Bir ile beş fincan kahve içen kişilerin takip süresince diğer yaşam tarzı alışkanlıkları ve hipertansiyon, diyabet gibi bazı sağlık sorunları yüzünden ölme olasılıklarının düşük olduğu saptanıyor.

Bu ilişki sigara içmeyenler değerlendirildiğinde daha da kuvvetleniyor. Kahve içmeyenlere göre, günde 3-5 fincan kahve içen, sigara içmeyen kişilerde çalışma süresince ölüm ihtimali % 15 az bulunuyor.

Kahvenin sağlık yararlarının sebebi bu çalışmada da belli değil. Fakat diğer araştırmalarda kahve içinde bulunan bazı maddelerin enflamasyonu azalttığı, antioksidan gibi hareket ettiği ve kan şekeri düzenlemesini iyileştirdiği ileri sürülüyor.

Kahve inme riskini azaltıyor

American Journal of Clinical Nutrition” da 2012’te yayınlanan diğer bir çalışmada ilk kez gazlı içeceklerin inme riski araştırılıyor. Daha önceki araştırmalarda şekerli gazlı içeceklerin tüketimi kilo alma, diyabet, yüksek kan basıncı, kolesterol yüksekliği ve koroner kalp hastalığıyla ilişkilendiriliyor.

“Cleveland Clinic's Wellness Institute” ve “Harvard” Üniversitesinden araştırmacılar, şekerli gazlı içeceklerin fazla miktarda tüketiminin vasküler (damar kökenli)  demansa neden olan inme riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu, aksine kafeinli veya kafeinsiz (dekafeine) kahvenin bu riski azalttığını saptıyorlar.

Çalışmaya “Health Professionals Follow-Up Study”den 43 371 erkek ile “Nurses' Health Study”den 84 085 kadın katılıyor. 22-28 yıllık izlem sırasında kadınlarda 2 938 inme, erkeklerde 1 416 inme olgusu belgeleniyor. 

Şekerli gazlı içeceklerdeki şeker miktarı, kan şekeri ve ensülini hızlı artırarak zamanla glikoz entoleransına, ensülin rezistansına ve enflamasyona neden olabiliyor. Bu fizyolojik değişiklikler damar sertliğine ve tromboza neden olarak inme ve demansa yol açabiliyor. İnme riski kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor. 

Karşılaştırıldığında kahve “klorojenik asit”, “lignan” ve “magnezyum” gibi antioksidanları içeriyor ve bunların hepsi inme riskini azaltıyor. Bir fincan kafeinsiz kahve, bir defada içilen şekerli gazlı içecekle karşılaştırıldığında, inme riskini % 10 oranında azaltıyor.

Kahve Alzheimer riskini nasıl önlüyor?

Bir Alman-Fransız araştırma projesinin bir parçası olarak, Bonn Üniversitesi'nden Dr. Christa E. Müller ve Lille Üniversitesi'nden Dr. David Blum tarafından yönetilen bir ekip, ilk defa kafeinin, Alzheimer hastalığında nasıl etkili olduğunu araştırıyor. İlk sonuçlar Neurobiology of Aging dergisinde Eylül 2014’te yayınlanıyor.

Bu çalışmada ilk kez kafeinin, Alzheimer hastalığının beyinde yumakları oluşturan toksik tau preteini üzerine etkili olduğu gösteriliyor. Tau proteini, plakları yapan beta amiloid proteini ile birlikte Alzheimer hastalarının beyninde birikiyor, sinir hücreleriyle birlikte hücreler arası iletişimi sağlayan sinapsların ölümüne ve beyinde yozlaşmaya ve sonuçta demansa neden oluyor.

Kafein, bir adenozin reseptör antagonistidir. Bu nedenle adenozin tarafından beyinde aktive edilen çeşitli reseptörleri bloke eder. Araştırmacılar kafein benzeri bir adenozin antagonistinin Alzheimer hastalığı yapılmış farelerde tau birikimini azalttığını saptıyor. Tedavi edilen hayvanlarda hafıza testlerinde belirgin şekilde daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Özellikle mekansal belleğe olumlu etkiler görülüyor Ayrıca, kemirgenlerde bellek yeri olan hipokampus’ta hastalık süreçlerinin düzeldiği gözlemleniyor.

Araştırmacılar benzer şekilde, insanda da kafeinin, toksik tau proteinini beyinde azaltarak Alzheimer’de etkili olacağını iddia ediyor. Ayrıca adenozin reseptör antagonistlerinin Alzheimer hastalığının tedavisinde yeni terapötik ajanlar olabileceğini belirtiyor.

 

Kahve üzerine yapılmış araştırmaların toplu incelenmesi

“The British Medical Journal” (BMJ) de 22 Kasım 2017 yayınlanan bir                   meta-analizde(*) erişkinlerde kahve tüketimi, miktarı ve çeşitli yararları inceleniyor.
İnceleme, erişkinlerde kahve tüketimine ve sağlık sonuçlarına ilişkin gözlemsel veya girişimsel araştırmalardan 200'den fazlasını içeriyor.

Sonuçta belirtilen yararlar özetle şunlar:

• Düzenli, kafeinli ya da kafeinsiz günlük 3 fincan kahve tüketimi (**) daha az kahve tüketimine nazaran, tüm nedenlere bağlı ölüm oranını % 17 azaltıyor.

• Kafeinli kahve, koroner kalp hastalığı ve felç riskini azaltıyor ve günde 3-5 fincan daha fazla fayda sağlıyor.

• Kafeinli kahve, kanser ve karaciğer hastalıklarının riskini düşürüyor.

• Hem kafeinli kahve hem de kafeinsiz kahve tip 2 diyabet riskini azaltıyor.

Zarar açısından, gebelikte yüksek miktarda kahve tüketimi düşüğe, düşük doğum ağırlığına ve erken doğuma neden oluyor. Yüksek tüketim, aynı zamanda kadınlarda kırık riskini arttırıyor, fakat erkeklerde arttırmıyor.

Bir editör şunu yazıyor: "Kanıtlar o kadar sağlam ve tutarlı ki ... kahvemizi güvenle içebiliriz. Bununla birlikte, hamile kadınların ve kırık riski yüksek olanların olası olumsuz etkiler konusunda eğitilmesi gerekir”

Daha çok bilimsel araştırma gerekiyor

Bununla birlikte araştırmanın yazarları, meta-analizde incelenen araştırmaların çoğunun düşük kalitede kanıtlar sunan gözlemsel çalışmalar olduğunu, kontrollü ileri dönük (prospektif) çalışmaların az olduğunu, bu nedenle daha kesin sonuçlar söylenebilmesi için, daha çok randomize, kontrollü, ileri dönük araştırmaların yapılması gerektiğini belirtiyor.

Kahve ve etkin maddesi kafein hakkında bazı bilgiler

Kafein hafif derecede fiziksel bağımlılığa neden olabilir.Kafeinin hafif fiziksel bağımlılığı, alımı kesildiğinde baş ağrısı, yorgunluk ve sinirlilik gibi bazı çekilme belirtilerine neden olabilir.

Kafein uykusuzluğa neden olabilir. Uyku problemi olanlara fazla tüketmemeleri önerilir.

Kafein, kalp atış hızını arttırır. Hamilelik sırasında kaçınılması gereken bir uyarıcıdır.

Kafein anne sütü içine küçük miktarlarda geçer. “American Academy of Pediatrics”, bir fincan kahvenin emzirilen bebeğe zarar verme olasılığının düşük olduğunu, ancak çok fazla kafeinin bebekte uyku, beslenme bozukluğu ve sinirlilik gibi sorunlara neden olabileceğini belirtti.

Bir fincan kahvede ne kadar kafein var? Bu kahvenin nasıl demlendiğine/yapıldığına, kullanılan kahve çekirdeği türüne ve ne miktar kahve kullanıldığına bağlıdır. Ortalama 250 ml.lik. bir fincan kahve 95-100 mg. kafein içerir. Aynı yerde ve aynı miktarda kahve sipariş edildiğinde bile kafein içeriği değişebilir.

Bir fincan kahve içildiğinde 45 dakika içinde tüketilen kafeinin yaklaşık % 99'u kan dolaşımındadır. Fakat kafeinin etkileri beş ila altı saat arasında olabilir. Bazı insanlar kafeine karşı çok daha duyarlıdır ve bu etkiler daha da uzun sürebilir.

Bazı ilaçlara kafein eklenir. Çünkü ilaçların daha çabuk emilmesine yardımcı olabilir. Örneğin kafein, asetaminofen kombinasyonu gibi. Kafein eklenmiş ağrı kesiciler % 40 daha etkilidir.

Yaşlanma karşıtı özellikleri nedeniyle kafein cilt bakım ürünlerine eklenir. Kafein içerdiği antioksidanlarla kan akışını uyarır, cildi pürüzsüzleştirir, ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltır.

Kafein aslında erkeklerde kadınlardan daha büyük etkiye sahiptir. 2008 yılında yapılan bir araştırmada, erkeklerin tüketimden sonra 10 dakika gibi kısa bir sürede kafeinin etkilerini hissetmeye başladığı, kafeinsiz içeceklerin ise kadınlarda daha fazla uyanıklık yarattığı bulundu.

Yaşlandıkça kafeine karşı duyarlılık artar. Yaşlılarda, bilhassa kadınlarda bilişsel fonksiyonları iyileştirebilir.

Kafein uyarıcıdır ve anksiyete bozukluğu olan kişilerde sinirliliğe neden olabilir. Hatta anksiyete veya panik atak başlatabilir. ABD Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü (The National Institute of Mental Health), anksiyete bozukluğu olan kişilerin, belirtileri şiddetlendirebileceği için kafeinden kaçınmasını önerir.

Kafein sarhoş kişiyi uyandırıp canlandıramaz. Aslında kafein, sarhoş kişinin araba sürme gibi riskli davranışlarına neden olabilir (Kahve içtim, ayıldım, araba sürebilirim).

Kafeinin hafif bir idrar söktürücü (diüretik) etkisi vardır, fakat genel olarak normal miktarda içildiğinde susuzluğa (dehidrasyona) neden olmaz. Düzenli olarak kafein tüketmeyenlerde, düzenli olarak kafeinli içecek içenlerden daha çok diüretik etki gösterir.

Günde 5 fincan kahvede tüketilen kafein, hipertansiyonlu yaşlı insanlarda kan basıncında hafif bir artışa neden olurken, normal kan basıncına sahip kişilerde artışa neden olmaz. Yüksek tansiyonlu kişilerde kahve ile birlikte sigara içmek kan basıncını, tek başına kahveden daha fazla artırabilir. Bu nedenle, tansiyonu yüksek olan bireylerde kafein alımının ve sigara içmenin sınırlandırılması, yüksek tansiyonun kontrolünde bazı yararlar sağlayabilir.

 

Bazı enerji içecekleri 200 mg'dan fazla kafein içerebilir. Aşırı kafein sinirlilik,  migren, uykusuzluk, sık idrara çıkma, huzursuzluk ve hızlı kalp atışlarına neden olabilir.

Kafeinin doz aşımı nadirdir, ancak olabilir. Genellikle içeceklerle değil, hap veya toz halinde yutulan büyük miktarlarda görülür. 10 gramlık dozlar (yaklaşık 85 fincan kahve eşdeğeri) yetişkinlerde potansiyel olarak öldürücüdür.

Ve son söz: Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

(*)Yabancı kökenli bu araştırmalarda sözü edilen fincan miktarı fitre kahve, neskafe gibi “instant” granül kahve, demleme kahve gibi kahve türleriyle ilgilidir.

(**)Meta analiz, belirli bir konuda yapılmış, birbirinden bağımsız, birden çok çalışmanın sonuçlarının birleştirilmesi ve elde edilen araştırma bulgularının istatistiksel analizinin yapılması yöntemdir.

 

KAYNAKLAR

1.http://www.alzheimersweekly.com/2012/11/in-with-coffee-out-with-soda.html

(doi: 10.3945/ajcn.111.030205)

2.Neurobiology of Aging, 2014; Mart DOI: 10.1016/j.neurobiolaging.2014.03.027

3. https://consumer.healthday.com/vitamins-and-nutrition-information-27/caffeine-health-news-89/coffee-drinkers-may-live-longer-705311.html

4.https://www.cbsnews.com/media/things-you-should-know-about-caffeine/9/

5. https://www.onhealth.com/content/1/alcohol_coffee_smoking_and_high_blood_pressure

6. https://www.sciencedaily.com/releases/2017/11/171122190659.htm

7.BMJ 2017; 359 doi: https://doi.org/10.1136/bmj.j5024 (Published 22 November 2017) Cite this as: BMJ 2017;359:j5024

Bu yazı toplam 6412 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim