• BIST 99.292
  • Altın 237,287
  • Dolar 6,1419
  • Euro 7,2263
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 16 °C

KALP-DAMAR HASTALARI ve ORUÇ

KALP-DAMAR HASTALARI ve ORUÇ
Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Uzm. Dyt. Canan Uysal kalp ve damar hastalarının hangi durumlarda oruç tutabileceğini anlattı:

 

 

 

 

Oruç tutmak isteyen, kalp-damar hastaları, lipid metabolizması bozuklukları olan hastalar, hipertansiyonlu ve özellikle diyabetli kronik kalp hastalarınn ciddi bir tıbbi eğitim ve takibe ihtiyaçları vardır. Bu kişilere sağlıklı beslenme, tıbbi beslenme ve uygun egzersiz protokolü hazırlanmalıdır. Bunun yanında kalp-damar  hastalığı olan, ancak  stabil hastalarda orucun komplikasyonları minimal düzeyde kalır ya da sorunsuz oruç tutabilirler.

 

Oruç süresince hastaların diyetlerinin bozulması olasılığı çok fazladır, aşırı yağlı beslenme, aşırı tatlı ve karbonhidrat alımı, tek seferde hızlı ve fazla miktarlarda besinler tüketme, aşırı sodyum alımı vb. nedenlerle kalp-damar sistemi etkilenmekte ve bir çok istenmeyen sağlık sorunlarına (tromboz, ciddi hipertansiyon, akut iskemi) ve hatta yaşamın sonlanmasına kadar yol açabilmektedir.

 

Hafif ve orta şiddette hipertansif  hastalar veya kalp hastaları doktorlarının izniyle oruç tutabilirler. Şiddetli kontrolsüz hipertansiyon ve kalp hastaları oruç tutmamalıdır. Yüksek tansiyona bağlı sağlık sorunları  özellikle orucun  ilk günlerinde ortaya çıkar. O nedenle bu hastalar da sahur ve iftarda az yağlı, hafif ve az az miktarlarda bölünmüş öğünler ile beslenmelidirler. Yine bu hastalar ilaçlarını aksatmamalıdırlar ve gerekirse antihipertansif ilaç dozları ve zamanları doktorları tarafından yeniden ayarlanmalıdır. Bazı kalp hastalarında ise kalp krizi riski genellikle ağır yemeklerden sonra  ortaya çıkabilir.

 

Sigara içenlerin bu ay sigarayı bırakmaları ve daha sonra da sigara içmemeleri istenir.

Orucun bu yıl sıcak yaz günlerinde tutulduğu göz önüne alınırsa, ısıyla, aşırı terleme ve açlıkla dehidratasyon ve hipotansiyon gelişebilir. Bu nedenle sıvı alımlarının yeterli olması sahur ile iftar arasında bol sıvı tüketmeleri şiddetle önerilir.

 

Ramazan ayı süresince hareketsiz kalmamalı, akşam yemeği sonrasında, doktorlarının uygun gördüğü düzeyde hafif veya orta şiddette egzersiz yapılmalıdır. Bu kişiler gün içinde de çok terlemeyecek şekilde aktif  bir yaşam sürmelidirler.

 

Gelecek yazı: Mide-Bağırsak Hastaları ve Oruç

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim