• BIST 97.454
  • Altın 221,749
  • Dolar 5,6039
  • Euro 6,4186
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

Kalp Hastalığı Da Depresyona Neden Oluyor!

Sedat Özkan



Kalp hastalarında psikiyatrik bozukluklar da görülebiliyor. Anksiyete bozuklukları,depresyon, nöropsikolojik bozukluklar, somatizasyon bozukluğu (Bedenselleştirme), psikoseksüel bozukluklar bunlardan bazıları?

Bu durumlarda ortaya çıkan psikiyatrik bozuklukların gelişiminde hem sinir sistemi işlev bozukluğu, hem de zihinsel, algısal, düşünsel, duygusal süreçlerle ilgili bozukluklar rol oynar. Kalp-damar hastalığıyla ilgili ilaçlar ve cerrahi girişimler mental değişikliklere neden olabildiği gibi, psikiyatrik ilaçların da normal ve patolojik kalp-damat işlevlerine etkilerini bilmek gereklidir.

Kişilik özellikleri psikososyal zorlanmalar gibi depresyonla ilişkili değişkenler kişiyi nöro-endokrin ve psikosomatik mekanizmalarla kalp-damar hastalığa yatkın hale getirebilir.
Stresli yaşam olaylarına ve depresyona eşlik eden nöroendokrin süreçler kalp-damar hastalıkları riskini arttırırlar. Psikolojik ve duygusal zorlanmalar otonom sinir sistemi yoluyla ve limbik hipofizer ekseni etkileyerek doğrudan kardiyovasküler sistemi etkiler. Heyecanlara kalp basıncı ve kalp hızı değişikliklerinin eşlik ettiği bilinmektedir.

Ayrıca depresyonda adrenalin, kortizol ve nörokimyasal salgı değişiklikleri kalbi etkiler. Öğrenilmiş çaresizlik, zorlanılan durumu kontrol edememe, bundan sakınamama durumlarında kortizolün arttığı eskiden beri bilinmektedir. Sürekli zorlanma, çaresizlik algısı serotonin duyarlılığını arttırmaktadır.

Duygusal zorlanmalar, yoksunluklar ve özellikle kayıp ile depresyon arasında ilişki vardır. Tekrarlayan zedeleyici, uyaranlar karşısında çaresiz kadınlarda adrenalin, noradrenaline adrenal 17-OH-C artmaktadır.

Agresyon ile sempatik sinir sistemi uyarılması kanda noradrenalin ve renin düzeyleri ve kan basıncı arasında ilişki bildirilmiştir. Zorlanma ve çaresizlik durumlarında idrar katokulin artışı bildirilmiştir. Zorlayıcı yaşam durumlarıyla baş etmek durumunda kalan insanlarda özellikle erkeklerde sempatik adrenomodüler sistemin uyarıldığı bilinmektedir.

Katakolominler kalpte miyokardial hücreler ve ileti dokusunda etkide bulunur. Uyarılma artar. Kardiyakaritmi eşiği düşer. Zorlayıcı yaşam olayları sempatik sinir sisteminde aşırı u yarılmaya yol açar.

Zorlanmayla birlikte çaresizlik, çözümsüzlük duygusugelişirse kalp krizi ive ani kardiyak ölüm riski artar. Kalp kasının aynı anda yüksek düzey katakolimin ve kortisolün etkisine maruz kalması bu riski arttırır.

Hastalığın kendisi, hastanın bedeninde ve duygusal yaşamında, hayatında ve yaşam biçimin-de ciddi değişikliklere neden olur. Nüks endişesi ciddi bir stres kaynağıdır. Bazı davranışların bırakılması (sigara kullanımı) ve yeni davranış kalıplarının (diyet ve fiziksel faaliyetler) edinilmesi gerekir.

Fiziksel kapasitenin azalması, hastalığın iş, ev, sosyal yaşamı ve cinsel faaliyetleri etkiler. Hasta bir tür varoluşsal psikolojik ızdırap yaşar. Hastalık ve tedavilerin sebep olduğu objektif kısıtlama ve engeller kadar, hastanın bu kısıtlamalara ilişkin algı ve yorumu da depresyon gelişiminde etkilidir.

Son olarak da, bir çok çalışmada; sosyal desteğin yetersiz olmasının, yaşam stresi, iş yükü ve A tipi davranış biçimi özellikleri arasında sabırsızlık, saldırganlık, yüksek başarı dürtüsü, zamanın bir tür yetmediği duygusu, sürekli gelişme ve yükselme tutkusu vardır.

Batı kültürün de A tipi davranış özellikle körüklenir. A tipi davranışın özellikle ifade edilmeyen hostilite ve kızgınlık gibi özelliklerin kalp hastalığı ile ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak hostilite ve kızgınlık kalp hastalığına yatkınlığa yol açan nöroendokrin ve kardiyovasküler yanıtların tekrarlayan ve artan oranda sürekli oluşmasına yol açarak risk yaratacaktır.

 

Bu yazı toplam 3431 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim