• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

Kanser Hastasının BİTMEYEN ÇİLESİ…

Kanser Hastasının <I>BİTMEYEN ÇİLESİ…</I>
Dilek Süzen

?Hasta ve hasta yakını ilaca ulaşmada o kadar bürokrasiyle uğraşıyor ki inanın hasta hastalığını unutuyor.Psikoterapi gibi bir şey; onu alamadım, bunu götürmedim, şu eksik çıktı. derken? "

?Heyet raporu Türkiye?ye özgü bir durum. Giderek de karmaşık bir hale geliyor. Önce ilaç adı yazılmazdı. İhtiyaç var diye rapor çıkartılırdı. Reçeteye 4 kalemden fazla ilaç yazılamıyor. Heyet raporuyla bu sınır kaldırılıyor. Ama raporun son derece ayrıntılı olması gerekiyor. İlacın jenerik adı, hastaya kullanılacak doz, verileceği yol -yani damardan mı tablet olarak mı- kaç gün yada kaç kere uygulanacağı hangi aralıklarla tekrarlayacağı ve ne kadar süre verileceği gibi bilgilerin yer alması gerekiyor.
Hatta bazı ilaçlar için hastanın boyu kilosu ve diğer özellikler de istenebiliyor.
Bu rapor çıkartılıp arkasından reçete yazıyorsunuz.

Eğer raporda bir hata olursa hasta ilacını alamadan eczaneden geri dönüyor. Raporu hemen çıkartamıyorsanız, bu sefer de 2-3 gün rapor için bekleniliyor.

Doktor da hata yapmadan raporu nasıl düzenleyeceğim diye bayağı dikkatli oluyor ama sonuçta insanız hata zaman zaman olabiliyor.


Reçeteyi yazıyorsunuz. Oda ayrı bir zahmet. 10-15 kalem ilaç oraya tarifte yazmanız gerekiyor. İlacın nasıl kullanılacağı konusunda. Zaten alan, yer küçük ,oraya bir de 3x1, 3x3 gibi komik bir şeyler yazıyorsunuz. Ve sonunda hasta ilacını aldı ,kullandı.

Eczacı 3 gün veya 3 ay sonra karşınıza gelebiliyor. Bir yerdeki hata veya eksiklikten ötürü, düzeltme istiyor onu yapıyorsunuz. Yani doktor, hasta, hasta yakını ve eczacı ciddi bir bürokrasinin içinde dolaşıp duruyor.

Bunlar eczanelerde bulunan ilaçlar için yaşananlar?


?ECZANEDE VAR AMA??


Bir de eczanede bulunan ama kanser hastalarında o konuda endikasyon almamış bazı ilaçları kullanmanız gerekebiliyor. Etkili olduğu makalelerde ispatlanmış, başka hastalarda da kullandığımız ilaçlar. Böyle bir durum olunca,

Heyet raporu çıkarttıktan sonra reçeteyi yazsak bile hasta ilacını hemen alamıyor.


Çünkü Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğüne bizim dolduracağımız 2 sayfalık bir formun götürülmesi gerekiyor. Aslında posta ile de yollanıyor ama bazen hasta yakını işi çabuklaştırmak için kendi götürüyor.

Orada bir komisyon tarafından incelenip uygun bulunursa ondan sonra reçetenin arkasına ?alabilir? diye bir kaşe basılıyor. Bu durum haftalar alabiliyor.

Hasta ve hasta yakını kıvranıyor, doktor bir sürü kırtasiye ile uğraşmış oluyor.
Nihayete eczaneden ilacını alabiliyor.


?YA YURT DIŞINDAN İLAÇ GETİRTMEK GEREKİRSE??


Bir de yurt dışından getirtilen ilaçlar var. Bunda da Türkiye?de bulunmayan henüz bu konuda ruhsat almamış ama kanserde etkili olduğu ispatlanmış bir ilaç için benzer bir prosedür geçerlidir.

Yine heyet raporu,2-3 sayfalık form, İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü onayı sonra ithal izni olan tek kurum TEB. Hasta yakını oraya başvuruyor. Yine bekleme süreci. Bazen para ödeyip sonra alması gerekebiliyor.
Ciddi sıkıntılarla ilaca ulaşabiliyor.

İlaca ulaşmada hasta, hasta yakını ve hekim ciddi sıkıntılar yaşıyor.


"PSİKOTERAPİ GİBİ?"


Ben bazen olaya pozitif bakmaya çalışıyorum. Öyle bir hale geliyor ki hasta ve hasta yakını hastalığını unutuyor. Bir çeşit psikoterapi gibi bir şey; onu alamadım, bunu götürmedim, şu eksik çıktı. derken? hasta hastalığını unutuyor.?

Yazan:
Prof. Dr. Ahmet DEMİRKAZIK
Tıbbi Onkoloji Derneği 2. Başkanı


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim