• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 21 °C

Kanserde Gen Tedavilerinin Yeri Nedir?

Yeşim Eralp



Kanserde gen tedavilerine ilişkin haberler son 10 yıldır kamuoyunda yoğun ilgi uyandırıyor. Bugün gelinen noktada bu tür tedavilerin standart yaklaşımlara bir alternatif olarak sunulması veya en azından bu tip çağrışımlara yol açabilecek ifadelerle tanıtılması hastalarımızı yanlış yönlendirebiliyor.

Konunun doğru anlaşılması için öncelikle kanserin genetik özellikleri ve ?gen tedavileri? ile neyin kast edildiğini ortaya koymak gerekir. Tüm canlıların hücrelerinde yaşamsal özelliklerini kodlayan bir gen şifresi bulunmaktadır. Benzer nitelikte bir şifre kanser hücrelerinde de vardır.

Üstelik kanser hücreleri normalde varolan bu şifreyi bozarak kendilerini çok daha hızlı üreyen, üredikçe etrafa hızlı ve daha sinsi yayılan; üstelik de içinde bulundukları ortamın savaşma gücünü baskılayarak rakipsiz çoğalabilen bir yapı haline getiririler.

Daha da önemlisi kanser hücreleri kendilerine ait bu genetik kodları sürekli değiştirerek çevreden gelen saldırılardan kaçıp, üremek için yeni yeni yollar geliştirebilirler. İşte bu özellikler kanseri savaşılması çok güç bir hastalık haline getirmektedir.

KANSERE ÖZGÜ GENLER VÜCUDA VERİLİYOR

Gen tedavileri ise basitçe özetlenecek olursa; çeşitli araçlar kullanılarak kansere özgü genlerin vücuda verilmesidir. Böylelikle vücut içinde bu gen şifresine karşı özel üretilmiş ?güdümlü füzelerle? silahlandırılmış askerler yetiştirilir. Sonuçta askerler bu şifreyi barındıran kanserli hücrelerle savaşarak normal hücrelere fazla zarar vermeden tümörü küçültebilir. Kansere özgün bağışıklık uyarıcı olan bu tür yaklaşımların tümü gen tedavileri, veya bir başka deyişle kanser aşıları olarak adlandırılmaktadır.

Gen tedavilerinin düşünce bazında çok akılcı bir etki mekanizması olmakla beraber gerçek yaşamda ne yazık ki istenilen düzeyde etki elde edilememektedir. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi yukarıda da ifade edildiği gibi kanser hücrelerinin üreme, yayılma gibi politikalarını kontrol eden genetik şifrelerini gelişme evreleri içinde çevreden gelen uyarılara göre zaman zaman değiştirebilmeleridir.

Bir başka deyişle kanserleri yaşamları boyunca kontrol eden tek bir gen yoktur. İşte bu nedenle tek bir gene göre hedeflenen tedaviler başlangıçta bir süre etkili olsalar bile zaman içinde kanser hücrelerinin yeni yollar geliştirmesi nedeniyle etkisiz kalmaktadırlar. Ayrıca tümörler büyüdükçe sadece vücudun savunma gücüne bağlı tedavilerden yanıt alma olasılığı son derece düşüktür.

Çünkü bu tümörü oluşturan kanser hücreleri hem bir çeşit biyolojik kalkan oluşturarak saldırıları savarlar; hem de değişik büyüme fazlarında olup, taşıdıkları farklı genetik özellikler nedeniyle uyguladığınız tek gene yönelik tedavi yetersiz kalmaktadır.

Bu nedenle aşı tedavileri uygulanan hastaların neredeyse tümünde hastalık bir süre kontrol altında tutulur; hatta kaybolabilir. Ancak, bir süre sonra tekrar oluştuğu gözlenir.

Bugünlerde medyada oldukça geniş yer bulan ?Çin?de uygulanan kanser aşısı?nın kapsamı hastalarımız tarafından sıklıkla sorulmaktadır.

Gensidin® (Shenzen SiBiono Genetech Co) adıyla 2004 yılından beri piyasaya verilmek üzere üretilmeye başlanan bu aşı bir virüse yerleştirilmiş önemli bir geni kodlamaktadır. Normalde tümör gelişimini önleyen p53 adı verilen bu gen kanserli hücrelerde bozulmuş halde bulunmaktadır. Aşı, özellikle bu genin bozuk üretildiği kanserli dokularda hücre ölümünü sağlamak ve hücreleri normal p53 üreterek tedaviye duyarlı hücreler haline getirmek için geliştirilmiştir.

Aslında benzer yapıda iki aşı ile ilgili çalışmalar Avrupa ve Amerika?da da Çin ile eş zamanlı başlamış olup, hastalarda görülen ölüm ve lösemi gibi yan etkileri nedeniyle satışı onaylanmamıştır. Bu iki molekülün klinik çalışmaları halen devam etmektedir.

Çin?de bulunan sağlık otoriteleri farklı uygulama koşulları nedeniyle ?Gensidin®? ve benzer bir başka aşı olan ?Oncorine®? isimli gen tedavi ürünlerini sayıları en fazla 100?lerle ölçülen ve çoğunluğunu baş-boyun tümörlü hasta grupları üzerinde yapılan tek kollu çalışmalara dayanarak 2004 ve 2005?de hızlı bir şekilde onaylamıştır.

AŞI TÜMÖRDE ETKİN Mİ?

Oysa bir ilacın gerçek anlamda etkinliğini ve büyük gruplarda yan etkilerini çift-kollu randomize karşılaştırmalı çalışmalarla belirlemek gereklidir. Sağlık hizmetlerinin en güvenli normlarla uygulandığı gelişmiş ülkelerde tüm ilaçlar bu şekilde onaylanmakta ve piyasaya sürülmektedir.

Dolayısıyla henüz bu iki aşının güvenirliliği ve değişik tümör hastalıklarındaki etkinliğiyle ilgili elimizde net veriler bulunmamaktadır. Bunun da ötesinde verileri değerlendirilebilir nitelikte olan daha ciddi çalışmalar kemoterapi ve radyoterapi ile birlikte aşı kullanımını irdelemektedir. Bunların sonuçlarına göre aşı tedavisi beklendiği gibi standart onkolojik tedavilerin etkinliğini arttırmaktadır.

Bir başka deyişle, kanserli hastalarda aşının tek başına kemoterapi ve radyoterapiye alternatif bir seçenek olarak gösterilmesi yanlış bir yönlendirmedir. Medyamızın bundan kaçınması gerekir.

Sonuç olarak gen tedavilerinin kanser hastalığında gerçek yeri bugün için halen araştırma konusudur. Özellikle yan etkileri ile ilgili birçok bilmediğimiz özellik bulunmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle bizlere sunulan yenilikler elbette heyecan vericidir.

Ancak bu tür yaklaşımlar henüz standart onkolojik tedavilerin yerini almaya hazır değildir. Gelecekte kişiye özel genetik tedavi yöntemleri geliştirebilmek ve sağlam dokulara zarar vermeden sadece kanseri yok edebilmek bilim adamlarının en büyük hayalidir. Umarız ki bu yönde atılan adımlar kısa süre içinde sonuç verir ve hastalarımızın hizmetine sunulabilir.

 

Bu yazı toplam 3971 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim