• BIST 97.454
  • Altın 221,376
  • Dolar 5,5966
  • Euro 6,4117
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 18 °C

KELİMELERDEN ÜRKMEK

Faik Çelik


Bazı kelimeleri kullanmaktan korkuyoruz, halbuki bu kelimelerin yerini tutabilecek veya gerçek anlamı yansıtabilecek kelime kullanmak kolay olmuyor. ?Hoşgörü? kelimesi misal. Hoşgörüden bahsettiğiniz zaman bu kavramın bir cemaatin tekelinde olduğu önyargısı nedeniyle potansiyel cemaat sempatizanı gibi algılanıyorsunuz. Ne güzel, ne anlamlı bir kelime hoşgörü ve yerini tutacak bir benzer kelime bulmakta zorlanıyoruz.

O malum cemaat bu kelimeyi sahipleniyorsa bizlerin vazgeçmesi gerekmez ki, neden bu kelimeyi kullananlara karşı önyargılı olmaktan vazgeçmiyor, hoşgörü kelimesini kullananlara karşı hoşgörülü davranmıyoruz, anlamakta zorluk çekiyorum.

Bir diğer kelime ?ülkü?. Amaç edinilen, ulaşılmak istenen erek, ideal demektir ülkü, eskilerin deyimiyle mefkuredir. Gerçekte olmayıp, yalnızca düşünce ile kavranabilen şeydir, yalnızca gereklilik ve erişilmesi istenen amaç olarak kalan hedeftir. Bu kelimenin belirli bir siyasi düşünce tarafından sahiplenilmesi, ve bu düşünceyi benimseyen bir gençlik örgütüne üye olanların tekelinde görülmesi nedeniyle kullanılmaktan korkulduğu gerçeğini kabul etmeliyiz. Ülküm şudur dediğiniz anda, ülkücü görüşü benimsediğiniz düşünülür ve bu kelimeyi kullanmaktan çekinirsiniz.

Gelin ?devrim? kelimesinin akibetini irdeleyelim. Hani o kadar korkutucu bulunur ki resmi söylemde ?inkilap? olarak telafuz edilir bu kelime. ?Atatürk Devrimleri? derseniz sol ideoloji propagandası yapmakla suçlanırsınız.

?Atatürk İnkilapları?
derseniz bazı duyarlı kesimlerin kapsama alanı dışında kalır rahat edersiniz. Aslında devrim çok anlamlı bir kelime. Devrim, Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişikliktir, olumluluk içerir, iyiye güzele gidişi belirtir.

Siyasal anlamda devrim bir kitle hareketi ile politik sistemin bütününde önemli bir değişmenin gerçekleşmesidir ancak tanımdan anlaşılacağı gibi sadece politik sistemle sınırlı değildir. Toplumların sosyo-ekonomik yapılarında uzun vadede önemli sonuçlar getiren icat ve değişikliklerde devrimdir .
Örn; Sanayi devrimi, tarım devrimi, teknolojik devrim. Sanatta da devrim olur, hukuk sisteminde de. Ama devrimden söz ettiğiniz zaman bir dönem savcıların çok severek kullandığı söylemle ?Marksist-Leninist-hatta Maoist? olarak hedef gösterilebilir korkusuyla bu kelimeyi kullanmaktan kaçınırsınız.

Bir de barış kelimesi var ki, tamamen ideolojik jargona oturtulan, söylendiği zaman bazı kesimleri rahatsız eden masum ve anlamlı bir kelime. Genel anlamda düşmanlığın olmadığı, kötülükten, kavgadan uzak, sessizlik ve huzur içinde yaşamak olarak tanımlanır. Barış kelimesi duygusal bir durum içinde kullanılabilir.

Bir insanın kendisiyle barış içinde olması veya barışık olması gibi. Barış isteyen kim ise, karşıtlarının hedefi olmakta, sanki barış karşıtlığı savaş çok güzel bir şeymiş gibi. Barıştan söz etmek nerdeyse, vatan ve millet kavramlarına saldırmak, bölücülük propagandası yapmak, ülke aleyhine çalışmakla eş tutulmaktadır.

Bir toplum kelimelerden korkarak, kelimelere anlamı dışında anlamlar yükleyerek, onları şifreli hale getirerek veya dokunulmazlık zırhına sokarak bir yere varamaz.

Kelimeler bizim dostumuz, onlarla kavgamız yok, onları masum işlevleriyle baş başa bırakalım.
(BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ NİSAN 2009 SAYISINDA YAYIMLANMIŞTIR)


Bu yazı toplam 2092 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim