• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 9 °C

“Kişisel Zihin Popüler Etkileşim Araçlarının Esiri Olmamalı”

“Kişisel Zihin Popüler Etkileşim Araçlarının Esiri Olmamalı”
Adana Eczacı Odası Başkanı Ecz. Burhanettin Bulut,kişisel zihnin popüler etkileşim araçlarının esiri olmaması gerektiğini söyledi.

 

 

Bulut,”Yaşamın kendisine yüzeysel bakan bir toplumun şanslı bir grubu olarak, tüm örgütsel davranışları kendi düşüncelerimiz ile sorgulamalıyız. Tarihimizin bize verdiği deneyimleri dikkate almalıyız” dedi.

Bulut ,şöyle devam etti:

“Uzmanlar, başta internet olmak üzere uzun süre teknolojik iletişim araçlarının kullanımında belleği körelttiğini belirtiyorlar. Kişisel bellek de, giderek yakın tarihli hafızaya önem vermeye başladığını ve temel metinlerin okunmadığının gözlemlendiğini belirtiyorlar. Böylece en önemli sorunun yani okuduğunu hazmederek, ondan kendi orijinal bilgisini üretme kapasitesi zayıflamış oluyor.

Bu tespitlerin yanında yine facebook, twitter gibi sosyal paylaşım programlarının  78 kuşağı gibi yeni bir etki yaratabileceği de yazılıyor. Çok kısa sürede bilginin, haberin büyük kitlelere ulaşması böyle bir hatırlamaya neden olduğu açık. Bir yanı ile internetin genel yapısından kaynaklı kısa bilgilendirme diğer yanda bu eksik bilgilendirmenin ulaşabildiği milyonlar. Bu var olan durumun hangi şekilde kitleleri etkileyeceğini yine yöneticilerin davranış modelleri ve söylemler belirleyecektir.

Bize düşen, bu gelişmeler karşısında sağ duyumuzu kaybetmememizdir. Her seferinde yeni bir sorunla karşılaşmaya devam edeceğiz. Dinamik mesleğin sürekli sorunlarla boğuşur halde olması kaçınılmaz haldedir. Bu temel sorunlara karşı mücadele eden yapılarımız geçmişlerinde ciddi deneyimler yaşamıştır. Yapılarımız kişiselliklerle, kongre hesapları, yanlış yöntemlerle bu örgütsel bütünlüğümüz bozulacak kadar sığ değildir.

Yaşadığımız sürecin ne kadar önemli olduğunu görmek için birkaç etkileyen unsurların üst başlığına bakmamız yeterli olacaktır. Hükümetin güçlü meslek örgütüne olan alerjisi, sermaye gruplarının mesleğimize karşı ağız sularının akması, yerli ilaç sanayisi üzerine  olan yabancı ilgisi, SGK yapılanması, Sağlıkta Dönüşüm, eczacılıkta yeni yönelimler, eczacılık eğitiminin seviyesi…

Sadece internette her yazılana, her başlığa değil bunun yanında kendi aklımızı harekete geçirmeliyiz. Meslek örgütlerine bu kadar planlı saldırı yapılırken kendimizi zihinlerimizi kirletenlerden uzak durmalıyız. Yöneticiler üzerinde kişisel eleştirileri bir yana bırakıp yönetimsel eleştirilere yönelmeliyiz. Unutmayalım ki eczacı örgütlerinin yöneticileri gönüllülük esası ile görev alır. Hata yapabilir, eksik yapabilir ama hiçbiri bizim düşmanımız değildir. Ülke siyasetindeki çirkinlikleri meslek örgütlerimize taşımamalıyız. Bizler her zaman eczacıya yakışır seviyede davranış sergilemeliyiz. İyi niyetli olmayan, kendi kişiliği ile çevresine çamur atan, arkasında sürekli çöp bırakan insanların zavallılığına değil onlara destek vererek insanlığını unutmuş olanlara dikkat etmeliyiz.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim