• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 23 °C

KKKA Hastalığının Neden Hızı Kesilmiyor!

KKKA Hastalığının Neden Hızı  Kesilmiyor!
Dilek Süzen

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet Alkan, ülkemizde zoonotik hastalıklarla ilgili yeterli tedbir alınmaması, koruyucu hekimliğe gereken önemin verilmemesi sonucunda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığından ölümlerin hız kesmeden artarak devam ettiğini belirterek ?Bu Türkiye?ye özgü bir vurdumduymazlığın sonucudur. Bakanlığın verilerine göre 2002 yılından bu güne kadar kene ısırması nedeniyle, bu hastalık yaklaşık 3135 kişide görüldü ve bunlardan 162 kişi hayatını kaybetti? dedi.

Alkan bu konuda özetle şunları söyledi:
"Devlet kurumlarınca yapılması gereken çalışmaları şöyle özetleyebiliriz. Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Yerel Yönetimler ile Üniversitelerin ilgili birimlerinden komisyon oluşturularak, riskli bölgelerde kenelerin mevsimsel aktiviteleri ile hastalığı nakleden vektör kenelerin tespiti (kenelerin illere göre envanterinin çıkarılması); vektör kenelerle öncelikli olarak biyolojik mücadele yöntemlerinin belirlenmesi; bulaşma kaynağı olarak evcil ve yaban hayvanlarında enfeksiyon oranlarının saptanması ve bunların vektör kenelerle enfestasyon oranlarının tespit edilmesi;
Hastalıktan korunmada çok önemli bir yeri olan aşının üretim çalışmalarına biran önce başlanarak sonuçlandırılmalıdır.

Kkültürel yapılanma yanında biyolojik ve kimyasal mücadele stratejileri geliştirilmelidir:
Mera ıslah çalışmaları öncelikli olarak hızlandırılarak, tamamlanmalıdır. Halkın bilinçlendirilmesi, hastalıkla ilgili konularda ilk etapta riskli bölge halkına ve sağlık çalışanlarına bilgi verilmelidir.


İnsanlar tarafından alınması gereken tedbirleri de şöyle sıralayabiliriz.

Tarla, bahçe çalışanları veya farklı amaçlarla (sağlıkçı, ziraatçı, çoban, avcı, piknikçi gibi) dolaşanlar; kapalı ve açık renkli giysiler giymelidir. Özellikle pantolon paçaları, çorap içine sokularak ve hatta üzerine çizme giyilerek dolaşılmalıdır. Elbise veya vücut üzerine kene kovucu preparatlar sürülebilir. Ancak bunların etki süreleri bilinmelidir (genellikle süre 2?6 saattir).

Sahadan döndükten sonra, vücutta (özellikle kulak içi ve çevresi, saç ve çevresi, koltuk altı, bacak araları, diz kapağının arka kıvrımları, göbek deliği ve diğer vücut kıvrımlarının arası) günlük kene muayenesi el ve aynalar vasıtasıyla yapılmalıdır. Bulunan keneler en yakın sağlık kuruluşuna gidilerek, yetkililer tarafından çıkartılması sağlanmalıdır. Bu bölgelerdeki çocukların da ebeveynleri (anne, baba, büyükleri) tarafından mutlak surette günlük kene muayeneleri yapılmalıdır.

Düzenli vücut temizliği (banyo, taranma v.s.) ihmal edilmemelidir. Vücutta bulunan keneler üzerine herhangi bir kimyasal dökülmemeli, ateşle yakılmamalı, sıkılarak ezilmemeli, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gidilerek, yetkililer tarafından çıkartılması sağlanmalıdır.

Tarla, Bahçe, Mera ve Piknik alanlarında kene ile bu alanların bulaşmasında ve yerleşerek gelişmelerinde rol alan en önemli hayvanlar, yaban domuzları, küçük memeliler ve özellikle kemiricilerdir (yaban tavşanı).
Bunların bu alanlara girmelerini önlemek amacıyla; ince delikli tel örgüler toprakla çok iyi bağlantısı yapılarak, etrafları çevrilmelidir. Böylece içeriye keneleri taşıyabilecek yaban hayvanlarının girmesi önlenerek, kontrollü tarla, bahçe, mera ve piknik alanları oluşturulmalıdır.

Özellikle piknik amacı ile her alan (her su başı, ağaç altı...) kullanılmamalıdır, çünkü bu alanlara kene taşıyan yaban ve evcil hayvanların da gelme olasılığı çok yüksektir.


İnsan ve hayvan yaşam yerleri çağa uygun standartlara kavuşturulmalıdır. (en basit olarak ev ve hayvan barınaklarının tavan, taban ile özellikle iç ve dış duvarları ile avlu duvarlarında kenelerin saklanabileceği çatlak, yarık, delik olmamalı; varsa bunlar sıvanarak kapatılmalıdır.)

Ev hayvanlarında düzenli tımar taramaları ve yıkamalar, gerekirse hekim kontrolünde kene kovucu uygulamalar yapılmalıdır.


Kene mücadelesinde çiftlik hayvanları ilaçlanırken ete ve süte geçmeyen ilaçlar kullanılmalıdır. Meralar kesinlikle ilaçlanmamalıdır.
Bu hem kene mücadelesinde etkisi sınırlı hem de ciddi boyutta çevre kirliliğine, doğal dengenin bozulmasına ve zehirlenmelere neden olabilecek bir uygulamadır. Hayvan barınakları çok gerekli görülen durumlarda ilaçlanabilir.

KKKA etkenini taşıyan keneleri doğal hayattan yok etmek mümkün olmamakla birlikte, kene sayısı çiftlik hayvanlarında düzenli ilaçlama ile biyolojik üreme zinciri kırılmak suretiyle kabul edilebilir düzeyde azaltılabilir. Keneler KKKA yanında hayvanlarda birçok viral, bakteriyel ve kan parazitlerinden ileri gelen hastalığın oluşmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle çiftlik hayvanlarında düzenli ve sürekli mücadele gereklidir.

Son söz olarak;
Zoonotik hastalıklarla mücadelede görevli olan Veteriner hekimlerin organizasyonu da son derece önemlidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının mevcut teşkilat yapısı salgın hastalıklarla mücadeleye uygun değildir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak 1935 yılında altına imza koyduğumuz Cenevre Antlaşmasına uygun bağımsız bir merkezi veteriner otoritenin kurulması ve veteriner hizmetlerinin dikey yetki sorumluluk içinde hızlı hareket eden dinamik bir teşkilat yapısına kavuşturulması gerekmektedir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının taşra teşkilatındaki veteriner hekim sayısı hala yetersiz olup hızla yeterli sayıya ulaştırılmalıdır.
Salgın hastalıklarla mücadelede başarıya uzman veteriner hekimler ile ulaşılabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, veteriner hekimliğinde uzmanlık yasası derhal işler hale getirilmeli ve uzman açığı hızla kapatılmalıdır.

Bakanlıklar arasında daha önce oluşturulmuş olan Zoonoz Milli Komitesi etkin hale getirilmeli ve ?Tek Tıp Tek Sağlık? konseptine uygun olarak beşeri hekimler ile veteriner hekimlerin birlikte çalışmalarına imkan sağlanmalıdır."


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim