• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 23 °C

Kocaeli Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

Kocaeli Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı
1988 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitiren Prof. Dr. Füsun Yıldız,aynı yıl Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Göğüs Hastalıkları ihtisasına başladı.


 1993 yılında Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Prof. Dr. Füsun Yıldız,1993-1996 yılları arasında Eskişehir Devlet Hastanesinde mecburi hizmetini tamamladı. 1996 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Yardımcı Doçent 1999 yılında doçent, 2005 yılında ise profesör oldu.

2001 yılından beri Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı ve 2006 yılından beri Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı görevini yürütüyor.

Seksenin üzerinde ulusal ve uluslar arası yayını ve basılmış iki kitabı da bulunan Prof. Dr. Füsun Yıldız Yıldız,Anabilim Dalı Başkanı olarak SAĞLIĞINSESİ ’nin sorularını yanıtladı:

Anabilim Dalınız ne zaman kimin tarafından kuruldu?
1995 yılında Prof. Dr. Oktay Özkarakaş tarafından kurulan KOÜ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, 1999 Marmara depreminden sonra yeniden yapılanmaya başlamış, 2005 Haziran ayına kadar deprem sonrası inşa edilen prefabriklerde eğitim ve hasta hizmetlerine devam etmiştir.

Bu tarihten sonra ise Umuttepe’ deki Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 5. katında 20 yataklı servisi ile ilimiz ve çevre iller halkına hizmet vermektedir. Ayrıca poliklinik binası içinde yer alan genel göğüs hastalıkları, astım ve sigara polikliniği, solunum fonksiyon testi laboratuarı, tanısal ve girişimsel bronkoskopi üniteleri mevcuttur. Yakın bir zamanda uyku laboratuarı devreye girecektir

Akademik kadronuz hakkında da bilgi verir misiniz?
2 profesör, 1 doçent, 1 yrd. Doç, 1 uzman, 8 asistandan oluşan akademik kadromuz var.

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Yeterli değil. Özellikle hemşire sayısında artışa ihtiyaç var. Hizmetin aksamaması için bir personel özveri ile çalışarak iki kişinin işini yapıyor. 3 kişi yerine 2 veya bazen bir kişi nöbet tutuyor.

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden?
2006 yılı poliklinik sayıs: 9500, yatan hasta sayısı 400. Bu sayı her geçen yıl artıyor. Bunu şehirde tanınma oranımızın artışına ve hasta memnuniyetine bağlıyoruz. Bu arada hasta sayımızda azda olsa mevsimsel değişiklik yaşanabilmektedir.Bunun, KOAH, astım ve pnömoni gibi bazı hastalıkların alevlenmelerinin yaz aylarında daha nadir olmasına bağlı olabileceğini düşünüyoruz.

Ama sonbahar ve kış aylarında ise bunun tam tersine ciddi anlamda yatak problemi yaşanmakta ve hastaları yatırmakta sıkıntılar gözlenebilmektedi.r

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
İkisi özel oda olmak üzere toplam 20 yatağımız var. Şu an için bu sayı yeterlidir. Yıllık doluluk oranımız yüzde 90’ın üzerindedir. Poliklinik hasta sayılarında bahsedilen değişiklikler yatan hastalar için de geçerli, her geçen yıl yatan hasta sayımız artıyor.

Burada yatak sayımızın daha önceki hastaneye göre belirgin artmış olması da etkili tabii ki. Mevsimsel değişikliğin ise, yine bizim hasta grubumuzun yaz aylarında nispeten daha stabil olması nedeniyle yaşandığı söylenebilir.

Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı ne kadar?
Anabilim Dalımızın yıllık bilimsel yayın sayısı yurtiçi yaklaşık 3-4 ve yurt dışı 2 adettir.

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?.Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz? En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir? 
Kocaeli’nde daha önce 1998 yılında bir astım sempozyumu düzenledik. Bunun dışında değişik tarihlerde diğer fakültelerde çalışan konusunda uzman meslektaşlarımızı davet ederek düzenlediğimiz toplantılar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Bu arada Anabilim Dalımızdan öğretim üyeleri ulusal kongrelerin organizasyon komiteleri içinde değişik görevlerde yer almaktadır.

Ulusal meslek derneğimiz olan Türk Toraks Derneği’nin her yıl Nisan ayında yapılan yıllık kongrelerinde, Prof. Dr. Füsun Yıldız 2 yıl süre ile dış ilişkiler sorumlusu olarak organizasyon komitesinde yer almıştır. Prof Dr Füsun Yıldız bu yıl İstanbul’da 22-25 Haziran 2007 tarihinde yapılacak olan ‘World Asthma Meeting’ (WAM) Kongresinin sosyal komite başkanı olarak kongre organizasyonunda görev almaktadır.

Öğretim üyeleri ve asistanlar her yıl düzenli olarak yurtiçi kongrelere ve Türk Toraks Derneği tarafından düzenlenen kış okuluna dönüşümlü olarak konuşmacı ve dinleyici olarak katılmaktadır. Yurt dışı kongrelere ise imkanlar doğrultusunda ne yazık ki şu anda sadece öğretim üyeleri katılabilmektedir. Ama araştırma görevlilerimizin de yurt dışı mesleksel görgü ve bilgilerini arttırmak konusunda imkanlar yaratılmaya çalışılmaktadır. 

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Anabilim Dalımızı seçecek olan asistanların öncelikle göğüs hastalıkları branşını istemesi ve sevmesi gerekli. Bizim anabilim dalımızda mesleksel eğitim alan araştırma görevlilerimiz buna paralel giden sosyal bir eğitimde almakta, huzurlu ve uyumlu bir ortamda uzmanlık eğitimlerine devam edilmektedir.

Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz?
Anabilim Dalımızın tıbbi araç-gereç durumu şu an için tam olmasa da ihtiyacı karşılıyor sayılabilir.Ancak tabii ki; Mekanik ventilatör, bronkoskop gibi bazı temel aletlerimizin sayısının artırılması veya yenilenmesi gerekiyor.Bunları Başhekimlik kanalı veya çeşitli araştırma projeleri yolu ile tamamlamayı planlıyoruz.

MESLEK CAZİBESİNİ YİTİRDİ

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden?
Tıp mesleğinin geçmişte daha cazip bir meslek olduğunu ve son yıllarda bunu önemli oranda yitirdiğini düşünüyorum. Bunun en önemli nedenleri iş garantisinin azalması, bazı branşların maddi getirisinin az olması ve toplumda doktora verilen değerin azalması olabilir. 

Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı?
Öğrencilerin ve asistanların geleceklerinden umutlu olduğunu sanmıyorum. Çünkü öğrenciler TUS sınavı asistanlar ise mecburi hizmet ve sonrasında iş bulma problemi ile karşılaşacaklar.

Öncelikle doktorların kaybettikleri itibarları geri verilmeli, özlük hakları iyileştirilmeli, sadece doktor sayısını artırmak amacıyla tıp fakültelerine fazla öğrenci alınması politikasından vazgeçilmelidir. Tıp fakültelerinin hepsinde eğitimin yeterli olduğunu düşünmüyorum.

Eğitimin yeterli olabilmesi için öncelikle tıp fakültelerinin fiziki koşullarının iyileştirilmesi, daha donanımlı hale getirilmesi ve öğretim üyeliğinin cazip hale getirilerek kaliteli ve istekli çalışan, maddi kaygılardan arındırılmış öğretim üyelerinin tıp fakültelerine kazandırılması gerekir. 

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur?
Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını kesinlikle etkiler. Kendisi ve ailesinin geleceği konusunda kaygıları olan, orta standartta bile yaşam koşulları sağlamayan bir geliri olan hekimin hastalarına faydalı olması çok güçtür.

Hekimin hasta insanlara hizmet verdiği unutulmadan, öncelikle fiziki koşulları hem hekimi hem de hastayı memnun edecek ortamda çalışması gerekir. Hekimin hastalarına yeterli zamanı ayırabilmesi için günlük bakması gereken hasta sayısı sınırlandırılmalıdır. Bunun dışında doğrudan hekimin görevi olmayan birtakım yükler (sosyal hizmet ve bürokratik işler gibi) hekimin sorumluluğundan alınması gereklidir.

Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Yeni tıp fakülteleri açmak yerine var olanların alt yapılarının ve eksiklerinin hızla giderilmesi gereklidir. Eğer bu yapılmaz ise ileride tıp fakültesini tercih edecek öğrenci sayısı ve kalitesi azalacaktır.Tabi ki öğretim üyeleri için koşullar düzeltilmezse bu işi severek yapacak ve eğitim verecek öğretim üyesi de bulmak zorlaşacaktır.

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?

HEKİM ÖNCE İNSAN OLMALI

Uzmanlık dalımıza olan ilginin devam edeceğini düşünüyorum, ama yıllar içinde ilginç bir gözlemim bayan hekimlerin Göğüs Hastalıklarını daha çok tercih etmeleridir.

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
İyi bir hekim öncelikle iyi bir insan olmalı; kalp ve vicdan bağlantısının son derece sağlam temellerle kurulması gereklidir. Bu özellikleri taşıyan bir insan hekimlik mesleğini isteyerek ve severek seçmişse iyi bir hekim olma yolunda en önemli adımları atmıştır. Bundan sonrası çalışmaya hatta çok çalışmaya ve kendini geliştirmeye kalır.

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Standart eğitim sağlamak amacıyla ÇEP ‘Çekirdek Eğitim Programı’ uzmanlık derneğimiz tarafından hazırlanmaktadır. Bu program hazırlanmadan önce tüm anabilim dallarının ve eğitim hastanelerini görüşleri alınmıştır. Anabilim Dalı olarak bu rotasyon programı ve eğitim sürelerini benimsemekteyiz. 

Zaman ayrıdığınız için teşekkürler.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim