• BIST 105.026
  • Altın 162,782
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul : 12 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İzmir : 8 °C

“Kolorektal Cerrahide Güncel Yaklaşımlar” Masaya Yatırıldı

“Kolorektal Cerrahide Güncel Yaklaşımlar” Masaya Yatırıldı
Türk Cerrahi Derneği'nin “Kolorektal Cerrahide Güncel Yaklaşımlar” konulu Çorum Bölgesel toplantısında; kolon ve rektumun kanserleriyle mücadelede son dönem bilgi ve birikimler paylaşılarak iyi huylu hastalıklar da ele alındı.

Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleşen   ve Kongre Başkanlığını Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mete Dolapçı’nın yaptığı toplantıya Türkiye’nin birçok ilinden 100’ün üzerinde doktor katıldı.

Prof. Dr. Mete Dolapçı toplantıya dair açıklamalarda bulundu:

“Kolorektal hastalıklar genel cerrahi pratiğinde çok sık karşılaştığımız hastalık grubudur. Kolon ve rektumun gerek benign (iyi huylu) hastalıkları gerek ise kanserleri olsun cerrahinin sürekli gelişmeler gösterdiği çağımızda, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, Ankara, Bolu, Yozgat, Konya, Samsun, Tokat, Amasya gibi birçok ilden alanında uzman bilim adamlarının katılımı ile konu, enine boyuna tartışıldı. Bölgesel toplantımız, Çorum ve etrafında yer alan birçok ildeki üniversite, kamu hastaneleri ve özel hastanelerde çalışan ve büyük özveri ile her gün hastaların şifaya kavuşmasını sağlayan genel cerrahi uzmanı meslektaşlarımıza önemli katkı sağlayacaktır.”

Kongre kapsamında en çok tartışılan konulardan biri olan rektal kanamalarla ilgili bilgi veren Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ali Korkut; genel cerrahi ve proktoloji (kalın barsak rektum ve anüs hastalıkları) polikliniklerine başvuruların %10-15’ini rektal kanamalı olgulardan oluştuğuna dikkat çekerek önemli bilgiler verdi:

"Rektal kanama önemli bir (erken) uyarı olabilir. Her rektal kanama dikkatle incelenmeli ve aksi kanıtlayıncaya kadar 'kanser' gibi değerlendirilmelidir. Kadın ve erkeklerde görülme oranları birbirine yakın olan rektal kanamalar birçok nedenle oluşabilir ve değişik bulgularla karşımıza çıkabilir. Genel olarak dışkıda taze kan görülmesi veya makattan taze kan gelmesi şeklinde ortaya çıkar. Bu kırmızı renkli (bayrak kırmızısı) taze kan çoğunlukla kalın barsağın son kısmı ile rektum ve anüsü içeren çıkıma yakın yaklaşık son 30-40 cm’lik kısımdan olmaktadır. Bu bölgenin üzerinden olabilecek kanamalar daha koyu renkte olup renk vişne çürüğünden katran karasına kadar değişkenlik gösterebilir. Bu tür kanamalar kalın barsağın geriye kalan daha üstteki kısımlarından, ince barsaktan ve mideden kaynaklanabilir. Kan sindirim sistemi içinde ne kadar uzun süre kalırsa parçalanması ve sindirilmesi o kadar fazla olur ve kanın rengi de o oranda koyulaşır. Taze temiz kan ise çıkıma yakın bölgeden olduğu için sindirim sistemi ve bakteri enzimlerinin sindirici etkisinden pek etkilenmez ve rengi değişmez.

Rektal Kanamanın Önemi Nedir?

Rektal kanama  genellikle selim nedenlerle oluşur. Yaklaşık %80’i basur (hemoroid),  %15’i makat çatlağı (anal fissür) nedeniyledir. Geriye kalan %5’lik bölüm içinde ise kanser dahil ülseratif kolit, kalın barsağın divertiküler hastalığı, anjiyodisplazi, ince barsak tümörleri gibi hepsi habis olmamakla beraber ciddi sorunlar ve kanamalar yaratan hastalıklar yer alır. Rektal kanamaların çoğu az miktarda olup kendiliğinden durma eğilimindedir. Bu nedenle önemsenmez ya da utanma ve “kötü bir şey çıkacak” korkusu ile üzerine gidilmez. Oysa bu bulgu henüz başlangıç evresindeki bir rektum kanserinin ilk belirtisi olabilir ve üzerine gidilmeyip ertelendikçe tanıda gecikme oluşacak dolayısıyla hastalığın evresi ilerleyecektir.

Rektal Kanamanın Nedenleri Nelerdir?

Genç yaşlarda makat çatlağı (anal fissür)ve ülseratif kolit daha sık kanama nedeni iken 50 yaş ve üzerinde basur(hemoroid) hastalığı, kalın barsak-rektum polip ve kanserleri, kalın barsağın divertiküler hastalığı, anjiyodisplaziler ve ince barsak tümörleri daha sık rastlanan nedenler arasındadır.

Rektal Kanama Her Zaman Gözle Görülebilir mi?

Özellikle çıkımın 30-40 cm üzerinden olan az miktardaki kanamalar gözle görülemez örneğin birçok kalın barsak polip ve kanseri, bazı divertiküler hastalıklı olgularda bu tip gizli kanamalar oluşur. Bu gibi durumlarda tanı koyabilmek için Sağlık Bakanlığımızın son yıllarda Türkiye genelinde uygulamaya koyduğu 50 yaş ve üzeri kişilerde (herhangi bir yakınması olsun olmasın) yapılan dışkıda gizli kan arama testleri ile çok sayıda kişide erken evre kolerektal kanseri yakalanması sağlanmıştır. Bu taramalara ek olarak rastlantısal olarak aile bireylerden birinde kolorektal kanser saptanması sonrası diğer 1. derece akraba aile bireylerinin de taranması sonucunda erken dönem kolon kanserleri saptanabilir.

Rektal Kanamada Tanı İçin Ne Yapılmalıdır?

Kanamayı açıklayabilecek sık görülen basur, anal çatlak gibi hastalığı olan olgular dahil tüm rektal kanamalı olguların bir genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Özellikle daha önce rektal kanama öyküsü yokken kanama yakınması ile başvuran tüm olgularda (yaşlı genç demeden) kanama nedeni mutlaka bulunmalıdır. Daha önce rektal kanama öyküsü olsa da 50 yaş ve üzeri tüm olgularda aksi kanıtlanıncaya kadar kolorektal kanser akla gelmelidir.

Rektal kanama olguların çoğunda az miktarda olup kendiliğinden durur ve sık tekrarlamaz. Bu durum kanamanın önemsenmemesine neden olmaktadır. Ancak bu küçük kanama henüz kanser dahi gelişmemiş bir polipten olabilir bu nedenle her küçük rektal kanamanın dahi çok önemli olduğu her zaman akılda tutulmalıdır ve rektal kanamadan korkmak yerine tam aksine geç kalmamak için üzerine gidilmelidir.

Tanı basittir, bir rektal kanamalı olguya endoskopi (rektoskopi,kolonoskopi) uygulanmasıdır. Bu yöntemlerle hem tanı konur hemde bazı polipli olgularda tedavi gerçekleştirilebilir."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim