• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

Kongrelere Katılmaktan Utanç Duyan Doktor

Dilek Süzen

İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Enfeksiyon ve İmmünoloji Bilim Dalı? ndan Prof
. Dr. Nuran Salman
, Aventis ilaç firmasının düzenlediği ?Aşılar? konulu toplantının konuşmacıydı. Tarih 20 Nisan 2004.

26. Pediatri Kongresi?nin bünyesinde yapılan bu basın toplantısında Nuran Hoca, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşılarını, aşılanma oranını anlatırken, anılarından, bu konuda yurt dışı kongrelerde yaşadıklarından da örnekler verdi.
Yani basın toplantısı dertleşme toplantısına dönüştü.

Uzman sağlık habercisi olarak yıllardır ilaç firmalarının sponsorluğundaki pek çok basın toplantısına katıldım. Firmalar habercilerin görüntü alırken kendi reklamları da çıksın diye, reklam panolarını salonun birkaç yerine ve özellikle de konuşmacıların hemen arkasına koyarlar. Sizde görüntüye bu reklam panosunun girmemesi için değişik yerlerden çalışmalar yaparsınız ama genelde de biraz da olsa firmanın isminin olduğu bölüm görüntüye girer.

"İLAÇ FİRMALARI BENİ PEK BASIN TOPLANTISINA ÇAĞIRMAZLAR"

O günkü basın toplantısında Nuran Hocanın arkasında reklam panosu yoktu. ?U? şeklinde bir toplantı düzeni kurulmuş ve Nuran Hocanın tam karşısında iki küçük reklam panosu konulmuştu. Yani ne kadar çabalarsanız çabalayın o reklamı görüntüye almanız imkansızdı.

Belli ki Nuran Hocayı ilaç firması iyi tanıyordu. Zaten toplantının başında da Nuran Hoca " Beni pek ilaç firmaları böyle basın toplantılarına çağırmak istemezler. Çünkü doğru bildiğimi söylerim onların işine yarasın, yaramasın. Antibiyotik konusunda fazla kullanmayın derim ama konu aşılanma olunca, muhakkak herkes aşılanmalıdır, bu konuda doktor, bakanlık ve medya işbirliği içinde olmalıdır diyorum. Zaten bu toplantı sohbet havasında geçecek anılarımdan da bahsedeceğim? deyince hemen teybimi açtım ve toplantının sonuna kadar tüm konuşmasını kaydettim.

Oldukça samimi ve gerçekçi olan Nuran Hocanın konuşmasına burada yer verirken içerdiği mesajların ilgili yerlere de ulaşacağından eminim.
? Ben bir Türk hekimi olarak yurt dışındaki enfeksiyon toplantılarına gidip sunum yaptığımda ?şuna inandık, söyle yaptık ve sonunda başarılı olduk? diye aşılanmadaki başarılarımızı anlatmak istiyorum. Pek çok ülkede örneği bile olmayan hastalıkları ülkemizde fazla sayıda olduğunu söylemekten utanç duyuyorum? diye başladığı konuşmasını söyle sürdürdü.

" RUTİN AŞILAMA PROGRAMINDA KIZAMIK YOK"

" Avrupa Birliği?nde 2001-2002 yılları arasında 1928 kızamık vakası görüldü. 2003 yılında tek bir ülkede, Türkiye?de 5400 vakaya rastlandı. Çünkü aşılanma oranı yüzde 75. Aşıyı bakanlık ücretsiz verdiği halde. 2010 yılında Dünya Sağlık Örgütü kızamık hastalığının dünyada yok etmek için kampanya düzenliyor, bu aşı 123 ülkede rutin aşılama takvimine alınmış. Ne acıdır ki bu ülkeler arasında biz yokuz. Kabakulakta da görülme sıklığı az değil. Bu hastalıklardan korunmanın tek yolu aşıdır.

En düşük aşılanma oranı Doğu ve Güney Doğu Anadolu? dur. Adam elinde çocuğu, hamile eşiyle geliyor ?Ama bu aşılar kısırlık yapıyormuş diyor?. Aşıların üzerinde steril yazıyor ya. Steril mikroptan arındırılmış demek diğer anlamı da kısırlık. Adam kısırlık korkusuna çocuklarına aşılatmıyor.

Aslında bu aşıların öyle kısırlık filan yaptığı da yok. İnanın İstanbul?un göbeğinden servisimize gelen öyle hastalar oluyor ki aklınıza gelen- gelmeyen her türlü hastalığı görüyoruz. Zaten 2 İstanbul var. Varoşlardan gelenlerde pek çok hastalık görüyoruz. Kaldı ki ne sebeple olursa olsun servisimize gelen çocukları hemen aşılatıyorum. 7 yaşına gelmiş hiç aşılanmamış çocuklar görüyoruz. "

"Avrupa rutin aşılama programın nedeniyle aşı bulmakta zorlanıyor biz de ise durum bu. Avrupa Birliğini kapısını çalıp tarih istiyoruz ama aşılamada bu kadar kötü durumdayız. Şimdi bir gerçeği de görelim. Evet aşılanma oranının düşüklüğünde ekonomik durumun rolü var. Para yok mu, var, devlette de vatandaşta da. Devlette var bankaları kurtarmaya harcıyor, vatandaşta var sigaraya, lüks ihtiyaçlara harcıyor.

Bugün sokakta çöpçüyü, kapıcıyı çevirin, elinde cep telefonu, cebinde pahalı sigara. Ama çocuklarına bakın aşılanmamışlar. Yani para var ama gerekli yerlere kullanılmıyor. Sonra da biz yurtdışı kongrelerde, sağlıktaki sorunlar yüzünden sunum yaparken kötü sonuçları açıklamaktan utanç duyuyoruz. Pek çok ülkede kızamık vakası görülmüyor bizde bir yılda görülen vaka sayısı 5400."

"BİR DAHA O TOPLANTILARA KATILMAM"

" Hiç unutmam yine enfeksiyonla ilgili bir toplantıya katılmıştım. Zaten bir daha o toplantılara katılmam .Sağlık Bakanlığı?ndan aldığımız aşılanma oranlarını açıkladık. Güney Kıbrıs?tan gelen bir meslekdaşımız 'Silahlanmaya harcadığınız parayı aşılanmaya harcasaydınız, bu kadar kötü durumda olmazdınız' deyince sanki kafamdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi kötü oldum.
Hacettepe Tıp Fakültesi?nden gelen arkadaşım ' Silahlar olmasa aşılanacak çocuk bulamayız' dedi, ama onun sözleri olayı kurtarma çabasıydı."

" Aslında kimse silahlanmaya karşı değil ama, koruyucu sağlık bu kadar kötü olmayalım. Hekim olarak yurt dışına gittiğimizde elimizdeki verileri açıklarken gurur duymak istiyoruz, utanç değil!


Bu yazı toplam 3380 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim