• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

“Koruyucu Hekimlik ÇOK ÖNEMLİ!”

Yıldız Tümerdem


Dünya Sağlık Örgütünün, dünya üzerinden topladığı verilerin değerlendirmesine göre, 10 ölüm nedeninin ilkini sigara bağımlılığı, ikincisini de yetersiz- dengesiz- yanlış- aşırı beslenme oluşturuyor. Bedensel-ruhsal-toplumsal olarak sağlıklı ve uzun yaşama şansını kendine önem verenler yakalayabiliyor.

Tütün ve tütün ürünlerini kullananlar- sigara bağımlıları her şeyden önce kalplerine ve damarlarına zarar vermektedirler. Kalp krizi artık yirmili yaşlara inmiştir. Bu inişe sigara bağımlılığı öncülük etmektedir. Aşırı- yanlış beslenme- genetik yapı- yoğun stres-hareketsizlik vb. arkadan gelmektedir.

? Kalp ve damar hastalıklarının en büyük düşmanı sigaradır. Yazık ki sigara bağımlılarının oranı tüm geri kalmış toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de günden güne artmaktadır. Bağımlı olan kadınların oranı, erkeklere yakın bulunmuştur.

? Sigara kutularının üzerine bir göz atalım. Yazılanları okuyalım. Bir saniye düşünelim kibriti- çakmağı yakmadan önce. Üzerine ; öldürür / kalp krizine neden olur / felç yapar / kısırlık yapar / kanser yapar. Açık bir dille ve kutunun yarısı kadar bir yere, büyük yazılarla yazılmış uyarılar şaka değil, gerçeğin ta kendisi?

? Dünyada ikinci ölüm nedeni sağlıksız ve yanlış beslenme. Az ve yetersiz beslenme-açlık daha çok geri kalmış Asya ve Afrika ülkelerinde görülüyor. Bir zamanlar Ülkemiz bu yönden şanslı idi. Yiyeceklerimizi üretebilecek zengin topraklarımız vardı. Ulusal birliğimizi ve topraklarımızı koruyarak ?açlık? nedeniyle hastalık ve ölümleri önleyebiliyorduk. Özellikle de çocuklarımızın sağlıklı geleceğinde koruduğumuz bereketli topraklarımızın rolü yadsınamazdı. Son yüzyılda tüm dünyada olduğu gibi, Ülkemizde de bu konuda karanlık günlerin ilk adımları atıldı yazık ki?
? Küreselleşme sözcüğünün altında yatan bir gerçeği de göz ardı edemeyiz. Yanlış-Aşırı Beslenme sorunu ile karşı karşıyayız yazık ki.

? Son yıllarda, İstanbul?da yaptığımız çalışmalarımızda; boya göre tartı değerlendirmesi ile; okul öncesi evredeki çocukların % 5?i obez- şişman-idi. İlk öğrenim okulunda bu oran % 13, ergenlik evresinde % 28 bulundu.

? Elbette ülkemiz için genellenemez bu değerler. Ancak; özellikle de kentlerde hazır gıdaların, aşırı kakaolu ve şekerli yiyeceklerin, pasta-kek ve benzeri hamurlu gıdaların, dondurmaların, patates kızartmalarının, tuzlu yiyeceklerin, hazır meyve suları ve kolalı ve enerji verici içeceklerin kullanımı yaygınlaştı. Çocuklarımız, evlerinde aileleri ile birlikte ev yemekleri, sebze ve meyve ile beslenme yerine, reklamlardaki gibi ,ayak üstü beslenmeyi yeğliyorlar.

? Çocuklarımızın hareketleri de kısıtlı. Sokakta, bahçede oynama yerine TV önünde, bilgisayar önünde yada ders çalışmak için masa başında geçiriyorlar zamanlarının büyük bölümünü. Bu hareketsizlik onların geleceklerine, sağlıklı yaşamlarına zarar veriyor.

Erken kalp ve damar hastalıklarına, yüksek tansiyona, şeker hastalığına, kolesterol yüksekliğine, eklem bozukluklarına neden oluyor. Erişkin kadın ve erkeklerde yaptığımız çalışmalarda yanlış beslenmenin yanı sıra hareketsizlikten kaynaklanan aşırı tartılı olanların oranı % 68 idi. Bunların % 32si şişmandı. Kadınların oranı erkeklere göre % 15 fazla idi. Yani kadınlarda şişmanlık-obesite- erkeklere oranla fazla idi. Her iki cinsiyette kan basıncı artımı yaklaşık % 15-25 idi ve ilaç kullanıyorlardı. % 28? inde kolesterol değerleri yüksekti.

% 12? si şeker hastası idi. % 8? i kalp-damar ilaçları alıyordu. 258 denekli bir grupta yapılan çalışmanın sonucu, görüldüğü gibi pek parlak değil?Ülkemizdeki kent yaşamını ki yansıtan çalışmalarımız sürmektedir?.

Sağlıklı ve uzun yaşamamız için neler bilmeliyiz;

? Anne karnından başlamalı doğru beslenme ve hareket. Anne adayı sigara içmemeli, gebelikte doğru beslenmeli, mutlaka yeterli vitamin-mineral almalıdır.

? Anne sütü ile en az 6 ay beslenen bebekler sağlıklı olacaktır. Kap sağlıkları da öyle. 2 yaşına kadar anne sütünü verebiliriz.

? Çocuklarımızı, tuz ve şekerden uzak tutmalı, yukarda sözünü ettiğimiz yiyeceklerden uzak durarak, sigara içmeyerek, bol su içerek, doğal beslenerek, hareket ederek onlara doğru bir örnek olmalıyız.

Boy ve tartımıza göre Vücut Kitle İndeksimizi bilmeliyiz. BMI denilen uluslar arası ölçümde değer 25?in üstüne çıkmamalıdır. Bu değerlendirme şöyle yapılır; Boy X boy=bir değer çıkacak. Tartımız kilo olarak bu değere bölünecek, çıkan sayı; 18.5 den az ise zayıflık., 18.5-25 arası normal., 25-30 arası aşırı tartı., 30-35 şişmanlık., 35 üstü ölümcül şişmanlıktır. Bel çevremizi; Kadınlarda 80-88 cm., erkeklerde; 94-98 cm üstüne çıkarmamaya özen göstermeliyiz.


? Hiç değilse 6-12 ay aralıklarla sağlık kontrolü yaptırtmalıyız.

? Tiroit bezimizi unutmayalım. Çalışmalarımızın sonucuna göre; Ülke genelinde, her beş kadına karşı bir erkekte görülen, Guatr oranı; % 26-32 oranında idi. Çalışmalarımız sürmektedir...

? Beyin hücrelerimizin yaşlanarak yok olmasını önlemek de elimizde. Sözü edilen önlemlerin yanı sıra, toplumsal çalışmalar, yaşama olumlu bakış bireyin beyin hücrelerinin korunmasını sağlamakta, hücreler arası iletişimin duraklamasını önlemektedir. Erken bunama vb. önlenmektedir.
Bedensel-ruhsal-toplumsal olarak sağlıklı ve uzun yaşama şansını kendine önem verenler yakalayabilir. Gelin birlikte yakalayalım, olabildiğince sağlıklı ve uzun yaşayalım. Kalıcı doğruları üreterek yaşamak güzel?

 

Bu yazı toplam 1715 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim