• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

Küresel Kriz Ve Sağlık Sektörümüz

Şükrü Güner

?Kira öder gibi ev sahibi ol, hiç düşünme?, ?Mortgage uzmanları sizi bekliyor?,
?Evin var, daha iyisini mi alacaksın, Mortgage uzmanlarımız sizinle??

En çok orta ve dar gelirli insanlarımız etkilendiler.
İnsanları borçlandırarak, bağlamayı başardılar. Bankalardan krediler çekildi. Alınan ev ipoteklendi. Borçlar taksitlendirildi.
Birden kriz patladı. ABD? de başlayan kriz tüm Avrupa?yı sardı.
Bize de ulaştı.
Zamlar başladı. Doğalgaz zamlandı, otobüs zamlandı. Yiyecekler zamlandı.
Taksitler ödenemedi. Ne olacak? Banka parasını isteyecek.
Veremezsen, ipotekli ev var. Satılacak. Tabi sudan ucuza gidecek. Borçları karşılayamayacak. Üstelik bir de borçlanılacak? Küresel kriz sağlık sektörümüze teğet geçmedi, çarptı. Hem de fena çarptı. Yanında konut sektörü hafif kalır. Sağlık Sektöründe Mortgage Krizi diyorum buna?

Önce dediler ki, özel hastane aç, tıp merkezi aç, korkma borçlan.
Bak sana SSK?lıları, Bağ-Kur?luları, Emekli Sandığı üyelerini açtım.
Hem Sosyal Güvenlik Kurumundan alırsın, hem de hastadan. Ne aldığına da pek karışmam?
Birden özel hastaneler açılmaya, tıp merkezleri kurulmaya başlandı. Neyle? Banka kredileriyle. Tıbbi cihazlar alındı. Neyle dövizle ve banka kredisi ile veya leasing?le.

Önce Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çıktı ortaya. Genel Bütçe ile desteklenen, arsası, binası, her türlü donanımı ve tıbbi cihazları hazır Devlet Hastaneleri için yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatnamesini yürürlüğe koydu. Sonra adına Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) dendi.

Arsasıyla, binasıyla, donanımı ile cihazlarıyla parası varsa yatırım yapan yoksa borçlanan, özel sağlık kuruluşlarına SUT fiyatlardan ancak %30 fazla alabilirsin dediler. Acil ve yoğun bakım hastasından ise fark almak yok? Maliyeti bile kurtarmayan SUT fiyatlarıyla kuruluş nasıl ayakta kalacak?..


SGK? dan sonra, Küresel Kriz vurdu özel sağlık sektörünü.
Döviz krizle fırladı. Dövizle borçlananlar borçlarını ödeyemedi. Faiz bindi veya başka yerden borç buldu. Ne kadar dayanacak?

Her şeyini kıstı. Hekimlerden başlayarak çalışanların ücretleri düşürüldü. Bir çok yerde de ücretler ödenemedi. Hekimler kaldıramayacak derece de fazla hasta bakmaya başladılar. Tabi hastalara ayrılan süre azaldı. Özel hastaneler, kalabalık yönünden devlet hastanelerini geçti.

Ama ne yaparsan yap sonuç görünüyor. Öncelikle küçük ve orta ölçekli hastaneler teker teker kapanmakla karşı karşıya. Sıra büyük hastanelere de gelecek.

Ülkemizdeki özel sigortalı sayısı 1.5 milyon civarında. Bunların büyük çoğunluğu da 3 büyük il?de. Artık onlar SGK ile anlaşma yapan özel hastanelere gitmiyorlar.

Kalabalığın içine girmiyorlar. Hastaya yeterli süre ayıramayan, günde 60?ın üzerinde hasta bakarak abondane olan hekime kendisini artık teslim etmiyor. SGK ile anlaşmalı hastaneler buradan kaybediyor.

Yaşadığımız küresel kriz 2001 krizine benzemiyor. 2001 krizi de sağlık sektörünü etkilemişti.
İstanbul Tabip Odası o dönemde 507 hekim arasında yaptığı anketle krizin etkisini ortaya koymuştu. Anketin en ilginç cevabı; Birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna %73 ?Dalga mı geçiyorsunuz?? yanıtı idi.

Anket sonucu; hekimlerin % 73?ü tasarruf yapamadığı, hekimlerin %40?ı geleceğini göremedikleri, % 85?i ekonomik geleceğinden kaygılı oldukları sonucu çıktı. 2001?de son 6 ayda hekimlerin % 66,7?si tatil ve geziden, %64?ü dışarıda yemek yemekten, % 56? sı giyimden kesinti yapmıştı.

Şimdi özel sağlık hizmetlerinde hekimler ücretlerini ya eksik ya da hiç alamıyorlar, bir kısmı da işten çıkmaya veya çıkartılmaya başladı. Az hekimle çok iş isteniyor.
Ekonomik sorun yanında akşam eve giderken yorgunluktan abondane olmuş hekim görüyoruz.

Devlet hastanelerinde ise şimdilik ?performans? adı altında yapılan ödemeler nedeniyle hekimlerin ekonomik durumunun iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ama emekliliğe yansıyan çıplak maaş çok düşük. Bir zaman sonra burada da alınan bugün ücretlerin düşürüleceğini hep birlikte yaşayacağız.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) bir finansman modelidir. Sağlığın finansmanı için GSS modelini seçmek siyasi bir tercihtir. Buna karşı olabiliriz veya destekleyebiliriz. Ama mademki böyle bir tercih yapılmıştır, geçmişteki deneyimler göz önüne alınmalı, hizmeti verenler göz ardı edilmemeli, hizmet kalitesi yükseltilmeli, hizmet ulaşılabilir olmalı, savurganlıklar da önlenmelidir.

Bu ülkede 50 yıllık Sosyal Sigortalar Kurumu(SSK) deneyimi vardır. SSK sayıları en fazla 5 milyon olan kayıtlı, adresi belli çalışandan dahi prim toplamakta güçlük çekmiştir. 70 milyondan nasıl toplanacaktır?

İnsanlarımız kalabalıktan, ilgisizlikten, uygulanan yöntemden devlet hastanelerinden kaçarak, varsa olanağı özel sağlık merkezlerini tercih etmektedir. GSS ile birlikte devlet hastanelerinde hiçbir değişim olmamıştır.

Sisteme giren özel hastaneler ise, devlet hastanelerine benzemeye başlamıştır. Hasta memnuniyeti açısından bu durum son derece önemlidir.

SUT fiyatları gerçekçi tespit edilmelidir. Katkı payını yüksek tutarak finansman halkın sırtına yüklenmemelidir. Maliyetlerde objektif hesap yapılmalı, emeğin karşılığı verilmelidir. Sağlık verilerimiz ortadır. Ülkemizin sağlıkta yeni bir kaosa tahammülü yoktur.
(BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİNİN OCAK 2009 SAYISINDA YAYINLANMIŞTIR)


Bu yazı toplam 1677 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim