• BIST 91.074
  • Altın 214,662
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • İstanbul : 8 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 9 °C

KÜRTAJ, DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DEĞİLDİR

KÜRTAJ, DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DEĞİLDİR
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV)’nın Rize’de gerçekleştirdiği “Sadece Benim İçin” sosyal sorumluluk projesinde konuşan Prof. Dr. Cihat Ünlü, kürtajın bir doğum kontrol yöntemi olmadığına dikkati çekti.

 

 

 

Ünlü, şunları söyledi:

“Hiçbir zaman doğum kontrol amacıyla ’gebe kalayım, nasıl olsa kürtaj var’ şeklinde düşünülmemeli. Kürtaj, doğum kontrolü olarak benimsenecek bir yöntem değildir. Bu amaçla da kürtaj yapılmamalıdır. Ancak anne sağlığını ciddi şekilde etkileyen bir takım hastalıklar, annenin çok ciddi kronik hastalıkları, ağır kalp hastalığı gibi nedenlerle kürtaj günümüzde yapılabilmektedir. Bir de bebeğe ait nedenler var. Down sendromu ya da benzer ciddi kalıtımsal hastalıklar geçirmesi gibi. Ancak burada çok ciddi bir nokta var. Hiçbir anne, baba adayı bebeklerinde Down sendromu veya başka bir kalıtımsal hastalık var diye kürtaj yaptırmak zorunda değil. Bu onların takdiridir. Hiçbir kuvvet onları bebeği aldırmak konusunda zorlayamaz, böyle bir zorlama olamaz.”

 

İşin sosyal boyutunu değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Ünlü, şunları belirtti: ”Geçmişte illegal yollardan düşük yapmak için uğraşanlar olmuştu. Çeşitli ilkel yöntemlerle gebelikten kurtulamaya çalışırken hayatını kaybeden kadınlarımız oldu. Son yıllarda bu oran çok azaldı. Ülkemizde çok iyi bir aile planlaması eğitimi vermeliyiz. Aile planlaması demek ’sizin çocuk sahibi olmanıza engel olalım’ demek değildir. Aile planlaması her çiftin istediği zaman istediği sayıda çocuk sahibi olmasına yardımcı olmaktır. Ülkemizde modern yöntemlerin geliştirilmesi, çiftlere eğitimlerin verilmesi gereklidir. Kürtaj hiçbir zaman aile planlaması yöntemlerinden değildir.”

 

Ünlü, tecavüze uğrayan kişilere bir hekim gözüyle değil, insani açıdan yaklaşılması ve düşüncelerine önem verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.




KORKU, SEZARYENE YÖNLENDİRİYOR

 

Türk-Alman Jinekoloji Eğitim Araştırma ve Hizmet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, anne adaylarının doğumu bilmediğini, korktukları için sezaryen olmak istediklerini belirterek, ”Biz ona anlatırsak, eğitimini verirsek, korkmaması gerektiğini, doğum sancılarının doğal bir süreç olduğunu anlatır, hekime karşı güvenini sağlarsak normal doğuma daha sıcak bakacak” dedi.  Ünlü, kadın sağlığının Türkiye’nin en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi.

 

Sezaryenin bir doğum şekli olduğunu dile getiren Ünlü, şöyle devam etti: “Sezaryenle doğum için bebeğin ters gelmesi, bebeğin eşinin doğum kanalını kapatması, bebeğin anne karnında kalp atışlarının bozulması direkt sezaryen olgusudur. Ülkemizde de sezaryen oranlarının bütün dünya ile birlikte arttığını görüyoruz. Dünyada da böyle bir trend var. Biz bu oranların düşürülmesi ve normal doğumun teşvik edilmesi yönünde çalışma içerisindeyiz.”

 

Anne baba adaylarının bilinçlendirilerek, doğum eğitiminin verilmesi gerektiğini belirten Ünlü, şunları kaydetti: ”Anne adayı doğumun nasıl bir şey olduğunu bilmediği için korkarak sezaryen olmak istiyor. Biz ona anlatırsak, eğitimini verirsek, korkmaması gerektiğini, doğum sancılarının doğal bir süreç olduğunu anlatır, hekime karşı güvenini sağlarsak normal doğuma daha sıcak bakacak. Bu konuda biz hekimler de suçluyuz. Yeterince bunun eğitimini vermiyoruz. Anne adayı geldiği zaman direkt muayene ve ilaçlarını verip bir ay sonra tekrar kontrole çağırıyoruz. Doğum sürecini anlatmak, solunum egzersizleri yapmalarını sağlamak, doğum kursları düzenlemek, toplumu bilinçlendirmek, korku ve streslerini azaltmak normal doğum sayılarını artıracaktır.”

 

Kadın sağlığına sadece anne sağlığı olarak bakılamayacağını, doğacak çocuğun sağlığı ile birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade eden Ünlü, ”Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı, tüm ülkeye yayılmış geniş bir sağlık çalışması var ancak bu sadece bakanlığa bırakılmamalı. Sivil toplum kuruluşlarının bakanlık kontrolünde ve buradan alacakları destek ile eğitim çalışması yapması gerekiyor. Polikliniklerde bir hekime 60-100 arasında hasta düşüyor. Hekimlerin hasta muayeneleri ve kontrolünden dolayı eğitimsel çalışmalara fazla vakti kalmıyor” diye konuştu.

 

Bazı bölgelerde kadınların halen erkek doktorlara gitmeye çekindiğini vurgulayan Ünlü, ”Batı illerinde kadınlarımızın doktora gitme oranı çok yüksek. Ancak özellikle doğu illerinde çekinceler başlıyor. Doktora daha az gidiliyor, daha az hizmet alınıyor. Bu da ciddi hastalıkların geç tanımlanmasına neden oluyor. Doktora göre hastanın cinsiyetinin bir önemi yoktur. Anne adayları lütfen anne çocuk sağlığı merkezlerine, doktorlara mutlaka gitsinler. Bir tek tansiyonunu ölçerek bile pek çok kadının hayatını kurtarabiliriz” dedi.

 

 

TAJEV, RİZE’DE "SADECE BENİM İÇİN" ADI ALTINDA KADIN SAĞLIĞI SEMİNERİ DÜZENLEDİ


İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminere Rize Vali Vekili Hakan Burak Uz, Rize Belediye Başkanı AK Partili Halil Bakırcı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz, , Rize İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe ve TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü ile Rize’de görev yapan hekim, ebe ve sağlık çalışanları ile Rize’li kadınlar katıldı.

 

Açılış konuşmalarında söz alan Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı söz konusu sağlık sorunları Rize’de insanların konuşmaya çekindiğini ve utandıklarını belirterek öncelikle bulun aşılması için kafa yorulması gerektiğini belirtti.


Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı, Kadın Doğum Uzmanı Doç Dr. Murat Gültekin ise, Türkiye’de adam akıllı doğum kontrol metodu kullananların sayısının yüzde 46, kullanmayanların ise yüzde 54 olduğunu belirtti. Murat Gültekin, “Bu yüzde 54 kazara hamile kalıyor. Biz kürtajı bir doğum kontrol metodu olarak mı kullanıyoruz?. Ne dedik biz, kanseri de istenmeyen gebeliği de önlemeliyiz. Bu yüzde 46 olan doğum kontrol metodu kullanma oranını yüzde 100’lere çıkaracağız.” dedi.




TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, vakıf olarak Türkiye genelinde 4’üncü toplantılarını Rize’de düzenlediklerini belirterek dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de olduğu gibi sağlık hizmetlerini devletin verdiğini ancak sosyal sorumluluk projelerinin sivil toplum kuruluşları tarafından desteklendiği, kendilerinin de buna hizmet etmeye çalıştığını söyledi. Ünlü, Projede, yarım gün halka yönelik seminer düzenlediklerini, öğleden sonra da sağlık çalışanlarına yönelik eğitim programı gerçekleştirdiklerini ifade etti.


TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, projenin önce 2008 yılında Bingöl'de uygulandığını söyledi. Ünlü, vakfın, ülkenin her yerindeki hekimlerin eğitimi ve diğer aktivitelere katılımlarıyla ilgili olarak her türlü çalışma ve çabayı sürdüreceğini belirtti.

Toplantıyı, Rize Vali Vekili Hakan Burak Uz, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Sağlık İl Müdür Mustafa Tepe, TAJEV Sosyal Sorumluluk Projesi Başkanı Doç. Dr. Batuhan Özmen, diğer ilgililer ve vatandaşlar izledi.


Seminer sonrası vatandaşlar, Rize Sağlık İl Müdürlüğü’nün gezici kanser tarama aracında kontrolden geçti. Ayrıca, Rize Devlet Hastanesi’nin ihtiyacı olan bir tıbbi cihaz TAJEV tarafından hastaneye bağışlandı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim