• BIST 93.469
  • Altın 228,843
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 16 °C

Mama Değil, Anne Sütü!

Gülbin Gökçay

İnek sütünün çeşitli işlemlerden geçirilmesi sonucunda hazırlanan bebek mamalarının, her ne kadar anne sütüne yakın oldukları bildirilse de, çocuk sağlığı açısından anne sütünün ve emzirmenin yerini tutmaları olanaksızdır. Mamaların halka doğrudan reklamlarının anne sütü ile beslenmeyi olumsuz etkilediği belirlenmiştir.

ABD ve Somali dışında dünyadaki tüm ülkelerin imzalamış olduğu uluslararası yasa ile bu reklamlar yasaklanmıştır. Buna karşın ülkemizde maalesef televizyon kanallarında özellikle halkın en fazla televizyon izlediği saatlerde bu mamaların reklamları yapılmakta, birçok hastanede doğum yapan annelere mama üreten firmalar tarafından çeşitli reklam malzemeleri dağıtılmaktadır. Bu yasanın uygulanmasının sağlanması başta devlet görevlileri olmak üzere tüm vatandaşların görevi olmalıdır.

ANNE SÜTÜ BEBEKLER İÇİN EN GÜVENLİ BESİN

Son 40 yıl içinde yapılan araştırmalar bebekler için en ideal besinin anne sütü olduğunu ortaya koydu.

Anne sütünün gerek besin değeri, gerekse içerdiği hastalıklardan koruyucu maddeler açısından tüm yapay besinlerden (çeşitli mamalar, vb) üstün olduğunu göstermiştir. Teknolojinin ilerlemesi ile her gün piyasadaki diğer ürünlerden daha üstün olduğu ileri sürülen yeni mamalar üretiliyor olsa da bu mamaların hiç birisi insan yavrusunu en duyarlı olduğu dönemde hastalık yapıcı etkenlere karşı koruyucu maddeler içermemektedir.

Yeni doğan bebeği bir aşı gibi hastalıklardan koruyan bu maddeler yalnızca anne sütünde bulunmaktadır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde zatürre, ishal, orta kulak iltihabı, allerjik hastalıklar daha seyrek görülmekte ve görülse de daha hafif seyretmektedir.

Örneğin; inek sütü veya hazır mama ile beslenen bebeklerde ishal, yalnız anne sütü ile beslenenlere göre 15 kat, zatürre 3 kat daha sık görülmektedir. Ayrıca anne sütü ile beslenen çocuklarda ileri yaşlarda lösemi, damar sertliği, şeker hastalığı, hipertansiyon, multipl skleroz, bazı bağırsak hastalıkları, diş yapısı bozuklukları ve bazı ruhsal hastalıklara daha az rastlanmaktadır.

Okul çağındaki çocuklarda yapılmış bazı çalışmalar anne sütü ile beslenen çocukların daha zeki olduklarını göstermektedir. Doğumdan sonraki ilk altı ayda anne sütü ile birlikte ek besin ya da su verilmesi bebeğin anne sütünün bu hastalıkları koruyucu özelliklerinden yeterince yararlanmasını engellemektedir. Bebeklerin ilk altı ayda yalnızca anne sütü ile beslenmesi sonucunda dünyada yaklaşık 10 milyon bebeğin ölümünün önlenebileceği, bunun 10 katı kadar bebeğin de hastalanmasının ya da sakat kalmasının engellenebileceği hesaplanmıştır.

HER ANNE EMZİREBİLİR

Araştırmalar doğum yapmış kadınların yüzde 99?unun iki bebeği besleyecek kadar süt üretme yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor. İlk haftalarda süt yapımının artması ve devamı için en önemli koşul ise uzmanlara göre bebeğin doğru yöntemle ve sık aralarla emzirilmesi; doğumdan sonra bir saat içinde emzirmenin başlatılması.

Anne sütü ile beslenmenin bebeğe olduğu kadar anneye, ülke ve aile ekonomisine ve çevreye de katkısı vardır. Emziren annelerde rahim, doğum sonrası daha kolay toparlanmakta, meme, yumurtalık kanseri ve idrar yolu iltihabı daha az görülmektedir. Bu etki anne bebeğini ne kadar uzun süre emzirirse o kadar artmaktadır.

En az üç ay tek başına anne sütü ile beslenme sonucunda bebek başına yıllık kazanımın 300 dolar olduğu bildirilmektedir. Bu değerlendirmeye göre bebeklerin ilk üç ay yalnız anne sütü ile beslenmelerinin Türkiye açısından yıllık kazanımı yaklaşık 400 milyon dolardır. Bu rakam yalnızca doğrudan elde edilen sağlık kazanımlarına göre hesaplanmaktadır.

Mama kullanımı, uzun dönemli sağlık kazanımları, annenin sağlık kazanımları gözönüne alınmamıştır. Bu özellikleri de göz önüne alındığında anne sütü ile beslenmenin ekonomik katkılarının da ne denli büyük olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Anne sütü en çevreci besindir. Atık bırakmaz ve üretimi sırasında çevreye ek bir zararı olmaz.

 

Bu yazı toplam 3723 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim