• BIST 97.454
  • Altın 221,749
  • Dolar 5,6039
  • Euro 6,4186
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

Medya Ve Hekim

Özdemir Aktan



Medyada sağlık haberleri her geçen gün daha fazla yer almakta ve okuyucu/izleyici hangi haberin güvenilir olduğu konusunda zorluk çekmektedir. Tıp her insanı hayatı boyunca 24 saat etkilediği ve etkilemeye devam edeceği için basında tıp ile ilgili haberlerin yer alması kaçınılmazdır. Ayrıca tıp, enerji ve silah sektöründen sonra dünyadaki üçüncü büyük sektör olduğundan işin ekonomik yönü de göz ardı edilemez.

Medyada bir haber kirliliği olduğunu kabul etmek gerekir. Bu kirliliğin sorumluları elbette birden fazladır ancak işin merkezinde sağlık haberlerinin kaynağı hekim/araştırıcılar ve medya mensuplarıdır. Hekimler açısından medyada yer almak popülerliğin ve güvenilirliğin artması anlamını taşıdığından çekici olmaktadır. Buna karşın sağlık haberleri her zaman okuyucu bulmakla birlikte medya çalışanları da okuyucuyu çekecek çarpıcı başlıklara prim vermektedirler.

Suçlamalara geçmeden önce güvenilir haber konusuna değinmek gerekir. Birçok haberin medyada yer almasından sonra doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. İlaçlar dışında birçok besinin önce ne kadar yararlı daha sonra ise ne kadar zararlı olduğu medyada yer aldığında okuyucu karar vermekte zorlandığı gibi medyada çıkan haberlere karşı bir güvensizlik duygusu gelişmektedir. Zeytinyağı 10 yıl önce yerden yere vurulurken neyse ki şimdi iade-i itibar sağlandı. Enginarın karaciğere çok iyi geldiği ancak kanser yaptığı haberi insanları ne yapacağı konusunda zorlamaktadır.

KANITA DAYALI TIP

Son yıllarda ?kanıta dayalı tıp? kavramı gelişti ve bu şekilde doğru olduğuna kesinlikle emin olduğumuz bazı bilgilerin de doğru olmadığı ortaya çıktı. Tıpta kanıt yapılacak bilimsel çalışmalarla elde edilir. Uygun çalışmalarla elde edilen bilgiler A kategori kanıt denir. Özetle doğruluğu artık kanıtlanmıştır. Uzman görüşü (Prof dedi ki, veya ben böyle yaparım tipi bilgiler) ise B, C, D bile değil E kategori kanıttır. Ne yazık ki gerek medya mensupları ve gerekse de toplum hala bu tip bilgilere itibar etmektedir.

Kanıt elde etme hayvan deneyleri ile başlar, insanlarda yapılan klinik deneylerle devam eder. Medya da hayvan deney sonuçları insanlar için de geçerli imiş gibi bazen sunulmaktadır. Yaklaşık 10 yıl önce ABD de farelerde kanseri %100 iyi eden madde elde edildiğinde gazetecilerin ?Kansere çare bulduğunuzu söyleyebilir miyiz? sorusuna araştırıcı ?Eğer bir fare iseniz evet.? Yanıtını vermişti.

Daha sonra bu madde insan tedavisine hiç giremedi. Maalesef her araştırıcı böyle bir sorumlulukla yanıt vermiyor.

Medyadaki kirlilikte gazete sütunlarında ve TV ekranlarında görünmekten hoşlanan ve bazen de bunu ticari bir olanak olarak gören meslektaşlarımızın katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu kirlilikte haberini okutmak için çarpıcı bir başlık arayan medya mensuplarının da katkısını unutmamak gerekir. Her iki tarafta da görevini hakkı ile yapmayanlar mevcut elbette.

Ancak İstanbul Tabip Odası Sağlık Muhabirleri Derneği ile yakın ilişkileri sonucu bu alanda oldukça önemli bir aşama kaydetmiş durumdadır. Sıklıkla sağlık muhabirleri ile bir araya geliyor ve durumu tartışıyoruz. İTO olarak yanıltıcı haber veren meslektaşlarımıza ceza veriyoruz. Ayrıca dernek aracılığı ile Gazeteciler Derneği işbirliği ile medya sağlık haberlerini inceleyip değerlendiren bir komisyon oluşturma çabasındayız.

YA SAĞLIK SEKTÖRÜ?

Bu alanda bir de üçüncü taraf ise sağlık sektörünün kendisidir. Sağlıkta reklamın yasak olduğu ülkemizde özel sektör reklam için haber görünümlü reklamlar kullanmakta, kendilerini TV kanalları ve gazete sütunlarında göstermeye çalışmaktadırlar. Medya ise çoğu kez bu bilgileri sorgulamadan yayınlamaktadır. En az 10 yıldan beri uygulanmakta olan tedavi yöntemleri yeni imiş gibi sunulmaktadır.

İlaç sektörü ile ilgili sorunlar ise daha derin. İlaç ile ilgili klinik çalışmalar çok büyük maliyet getirdiğinden araştırıcılar, üniversiteler veya araştırma kurumları bu çalışmaları yapamamakta ve bu çalışmalar ilaç firmalarının tekilinde kalmaktadır. Sonuçta da çalışmanın sonuçları ilaç firmasının tekelinde kalmakta ve denetlemeye açılmamaktadır. Eğer çalışma bir bilimsel dergide yayınlanırsa sonuçlarda haberdar olunabilmektedir ki bu gruba araştırıcıların kendisi de dahildir.

İlaç Kullanmayı Destekleyen Çalışmalara Öncelik

İlaç firmaları kendilerine uygun gelmeyen sonuçları yayınlamama hakkına sahiptir. Kolesterol ile ilgili bir çalışmayı bağımsız bir araştırıcı yapamaz. 20 yıl önce kan kolesterolünün normal değeri 250 mg iken geçen zaman içinde 220, 200 ve 180 oldu. Bir anlamda herkesin kolesterol düşürücü bir ilaç kullanma zorunluluğu geldi. İlaç firmaları ilaç kullanmayı destekleyen çalışmaların yayınlanmasına öncelik vermektedirler.

Özetle sağlık konusunda taraflar çok ve akıllı olduğundan kafamız karışmaya devam edecektir. Bilimsel tıp dergilerinde de taban tabana zıt çalışmalar yer alabilmektedir. Bilimsel dergilerden ders kitaplarına bilginin geçmesi yıllar almaktadır. Bu alanda bir diğer zorluk da elbette tıbbın matematik gibi olmamasıdır. Tıpta hep yüzdelerle konuşulur ve bazen tıpta iki veya daha fazla doğru bir arada olmaktadır.

Tabip odalarına genelde bu tür bilgilerin doğrulanması için başvurulmaz. Ancak şikayet konuları bize ulaşır. Doğru bilgiye ulaşmak için medyanın güvenilir kişilere başvurması ve elde ettiği bilgilerin kaynağını sorgulaması da uygun olacaktır. Her türlü bilgiyi de kuşku ile karşılamak gerekir. Toplumumuzda soru sorma ve kendisine sunulan bilgiyi özümsemeden düşünme kültürü maalesef pek gelişmiş değildir. Okul öncesi ve ev ortamında da, okulda da soru sorma desteklenen bir davranış olarak öne çıkmamaktadır.

Din ve bilim tarih boyunca çatışmıştır zira din verilen bilgilerin koşulsuz ve sorgulamadan kabulünü isterken bilim sorgulamayı emretmektedir. Toplumumuz da sorgulamayı öğrendiğinde sorumsuzca haber olan ve yapanlar medyadan silineceklerdir.

 

Bu yazı toplam 2597 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim