• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 17 °C

Medyadaki Bilgi Kirliliğine Son Vermek İçin BİRLEŞTİLER!

Medyadaki Bilgi Kirliliğine Son Vermek İçin BİRLEŞTİLER!
Dilek Süzen

Ulusal Beslenme Platformu Genel Sekreteri ,Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, Türkiye'de son zamanlarda 'medya doktoru', 'magazin doktoru', 'bitki doktoru',' internet doktoru' gibi kavramlar çıktığına dikkat çekerek ?Doktor olsun veya olmasın, hastayı görmeden, muayene etmeden ve bulgularını incelemeden tedavi reçetesi vermek, ilaç önermek suçtur. Dünyanın hiçbir yerinde sabahtan akşama kadar televizyonlarda ilaç reçeteleri verilen bir ülke yoktur. Tip 2 diyabet hastası olan iki çocuğumuzu bu tür tıp bilimi dışı tedaviler sonucu kaybettik. Medyadaki bu bilgi kirliliğine dur demek için bilim insanları olarak bir platform oluşturduk? dedi.

Türkiye çapındaki 20 üniversiteden 55 profesörün bir araya gelerek kurduğu Ulusal Beslenme Platformu nun kuruluş amaçlarının ve projelerinin tanıtılması amacıyla İstanbul?da düzenlenen basın toplantısına, Platform'un Koordinasyon Kurulu Üyeleri olan Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Mehmet Pala, İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD Öğretim Üyesi ve Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yetkin, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Tanju Besler ve Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksek Okul Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Filiz Açkurt konuşmacı olarak katıldılar.

Hastalar Bilimsel Tedaviyi Kesiyor


Yılmaz konuşmasında medyadaki bilgi kirliliğine vurgu yaparak şunları söyledi:
?Bu kirlilik giderek halkın beslenme, gıda ve beslenme sağlığı ile ilgili bilgilerini yanlış yönlendirmektedir. Bu durum toplum sağlığını tehdit eder boyuta ulaşmıştır.

Özellikle kanser, diyabet, kalp damar hastalıkları ve obezite alanındaki bilgi kirliliği nedeniyle hastalar, bilimsel tedavi yöntemlerinden uzaklaştırılmakta; hastalara doğruluğu kanıtlanmamış, etkinliği konusunda bilimsel kuruluşların üzerinde konsensus sağlanmamış ve önemli bölümü etik dışı tedaviler sunulmakta; hastalar hatalı tedavilere yönlendirilmektedirler.

İçeriği belli olmayan otların, bitkilerin kaynatılması bazı herbal adı altında ruhsatı Tarım Bakanlığı'ndan alınmış haplarla tedavi giderek halkın bilimsel tedavi yöntemlerini bırakmasına neden oluyor. Sonuçta ülkemizde dünyanın aksine, giderek bilimsel tedavi yöntemleri terk edilmekte, hastalığın tedavi süreci aksamakta ve geciktirilmektedir.

Dünya'nın hiçbir ülkesinde uzman olduğunu söyleyen kişiler televizyonların sabah programlarına çıkarak hastalık tedavi etmiyorlar, reçete yazmıyorlar. Bu duruma artık bir 'dur' demek gerekiyor?

Platformu'nun Başkanı Prof. Dr. Perihan Arslan da ?Bu platform özellikle beslenme, gıda ve insan sağlığı konusunda toplumun doğru aydınlatılması için Türkiye?nin bu konuda en yetkin kuruluş ve öğretim üyelerinin ortak oluşturduğu bir bilim kuruludur. Ülkemizde beslenme gıda ve beslenme sağlığı ile ilgili toplumu doğru bilgilendirmek ve yönlendirmek için bilimsel veriler ve etik kurallar çerçevesinde referans bir kuruluş olarak sağlıklı ve doğru beslenme kültürünü oluşturmak amacıyla bu platform kuruldu? dedi.

Kayıt Dış Üretim!


Platformun 2. Başkanı Prof. Dr. Mehmet Pala ise ülkemizde gıda üretiminin %50?sinin kayıt dışı olduğunu belirterek , şunları söyledi:
?Bu nedenle halkımızın gıda güvenliği açısından risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Ulusal Beslenme Platformu?nun önemli amaçlarından biri de, gıda sanayi ile tüketiciler arasındaki ilişkinin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesidir.

Platform, bilimsel teknolojik desteği ile gıda sanayinin gelişmesine ve sağlıklı gıda üretimine katkıda bulunacaktır. Öte yandan Türkiye gıda üretim potansiyeli açışından dünyanın önde gelen ülkeleri arasındadır. Ülkemizin var olan bu potansiyeli gerektiği gibi kullanıldığı takdirde, halkımızın sağlıklı gıdalarla sağlanacağı gibi ülke ekonomisine de önemli kaktılar getirecektir.

Bugün gıda sanayi ülkemizin GSYH?nın %19?unu (140 milyar USD) sağlamaktadır. Gıda sanayi 22 bin işletme, 500 bin kişilik istihdam ve 6,5 milyar USD ihracatı ile ülkemizin en önemli sektörlerinin başında gelmektedir. Gıda sanayimiz bir yandan modern üretim tesisleri ve diğer yandan da hijyenik olmayan ilkel koşullarda üretim yapan ikili bir yapı göstermektedir.?


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim