• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 21 °C

Meme Kanseri Neden Oluşuyor?

Mehmet Altan Kaya

Meme kanserinin nedenleri bilinmiyor. Ama bilinen en büyük risk faktörü yaş. Yaş ne kadar ileri olursa, meme kanseri o kadar sık ortaya çıkar. En çok hastalanma 60 -80 yaş grubunda görülüyor.

Ayrıca araştırmalar beslenme alışkanlıklarının da meme kanseri riskini etkilediğini gösteriyor. Örneğin fazla kilo yüksek hastalanma sıklığıyla paralel gidiyor. Burada her şeyden önce, bedensel hareketsizlikle eşzamanlı kalori alımının ve alkol tüketiminin rolü söz konusu. Ayrıca dikkat çekici bir nokta da Japon kadınlarında meme kanserine yakalanma sıklığının Batı?nın sanayi ülkelerindeki kadınların beşte biri kadar olması. Bunun nedenlerinden biri olarak Japonya?da soya fasulyesinin ve soya ürünlerinin ?yüksek miktarda fito östrojen içeren bir besin maddesi? çokça tüketilmesi olarak görülmekte.

Japon kadınlarının Amerika?ya göç etmiş ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmiş kızlarında, meme kanseri sıklığı daha ikinci kuşakta Amerikalı kadınların düzeyine ulaşıyor. Meme kanserinin oluşumunda hormonal faktörler de önemli bir rol oynuyor, özellikle östrojenler ve büyük olasılıkla progesteron da. Dolayısıyla ilk âdetini (menarş) erken yaşta gören ve yaşdönümüne (menapoza) geç giren kadınlar yüksek meme kanseri riski taşırlar.

Yaşdönümü şikâyetlerine karşı östrojen almak meme kanseri riskini büyük olasılıkla az miktarda yükseltir; bu arada kullanım süresi de rol oynar. Buna karşılık, doğum kontrol hapları meme kanseri riskini yükseltmez.

Meme Kanseri Bulaşıcı Mıdır? Hayır. Yakın bedensel temasla da geçmez(öpüşme, cinsel ilişki vb.). Her insan kansere, yakalanabilir.
Meme kanseri ne bulaşıcıdır ne de yakın bedensel temasla geçer. Hepimiz meme kanseri olabiliriz.

Memedeki Her Yumru Kötü Huylu Mudur? Hayır. Çok şükür ki hayır. Ele gelen tüm yumruların yüzde 80?i iyi huyludur. Bir yumru ne kadar hızlı oluşmuşsa, o kadar iyi huylu bir odak, çoğunlukla da bir kist söz konusudur.
Bir yumru keşfetmek ilgili kişide çoğunlukla belli bir panik yaratır; bu anlaşılır bir şeydir, ama çoğu durumda son çözümlemede gereksizdir. Şu halde, sakin olun. Meme dokusunda kuşkulu sertleşmeler ve anlaşılamayan düğümlü bölgeler olduğunda, önce bir sonraki aybaşı kanamasına kadar bekleyin. Yumrular bundan sonra da hâlâ ele geliyorsa doktorunuzu arayın. Belirgin bir yumru, mümkünse hemen bir doktora gösterilmelidir, böylelikle ya tehlike geçti düdüğü çalar (kist, fibroadenom), ya da ?iyi ya da kötü huylu? sonucuyla tanı konusunda bir kesinlik oluşur.

Yumrunun iyi huylu çıkması halinde psikolojik bakımdan çok büyük bir rahatlama hissedilir. Yumru kötü huyluysa, bundan sonraki süreç doktorunuzla birlikte somut olarak belirlenebilir. Yazgıda kötü huylu bir tümör varsa zaten bundan kaçılamaz ve bu durumda uzun süre beklemek, tümör hücrelerinin vücuda yayılma ve daha sonra metastazlar oluşturma tehlikesini artırır.

Meme kanseri ne kadar erken keşfedilirse, iyileşme şansı o kadar artar.


Kireçlenme(kalsifikasyon) Nedir?
Kireçlenme memede çok sık oluşur. Çoğunlukla iyi huylu ve zararsızdır. Damar çeperlerinde, süt kanallarının ağdalaşmış salgısında, hücre kenarlarında ve bağ dokusunda kireçlenmeler olasıdır.
BR>İyi bir radyolog çoğu durumda iyi huylu kireçlenmeyi kötü huyludan ayırt edebilir. Yine de, bunun olanaklı olmadığı ya da ancak koşullu olarak olanaklı olduğu ?gri bir bölge? kalır. Böyle durumlarda operasyon ya da ponksiyon gerekir. Açıklığa kavuşturulması için hiçbir zaman hücre ya da doku almayı gerektirmeyen önemsiz kireçlenmeler sözgelimi damar kireçlenmeleridir. Bunlar genç kadınların bile meme bezlerinde oldukça sık oluşurlar ve tipik biçimlerinden (çift kontur) tanınabilirler. Bunların meme hastalıklarıyla hiç ilgisi olmasa bile, şeker hastalığı ve kanda yüksek kolesterol gibi bir metabolizma bozukluğu olasılığını elemek anlamlı olur.

İri topaklı kireç birikimlerine de çoğunlukla fibroadenom ya da papillom gibi iyi huylu yumrularda rastlanır. Papillomlar süt kanallarında ya da keseciklerde büyür, fibroadenomlar ise normal meme dokusundan oluşur. Fibroadenomlar ve papillomlarda mikro kireçlenmeler de olabilir, özellikle de kireçlenmenin başlangıç evresinde. Bu durumda kötü huylu kireçle benzerlik gösterirler.

Kireçlenmelerin noktasal ya da çizgisel biçimli olması ve/veya çok düzensiz bir yapı göstermesi çoğunlukla da meme bezlerinin belirli bir bölgesinde bulunması, bunların ince doku analizine tabi tutulması gerektiğini gösterir. Çünkü tüm kötü huylu tümörlerin yaklaşık yarısı ön aşamalarında ya da ilk biçimlerinde kireçlenmelerden teşhis edilir.

Çoğunlukla resim alma sürecinde ve ilk çekimlerle karşılaştırılarak kuşku uyandırırlar. Bu kötü huylu kireçlenmeler yalnızca mamografiyle saptanabilir. Kireçlenme dolayısıyla fark edilen tümörlerin, özellikle de erken keşfedilmişse iyileşme şansı çok yüksektir.

Memedeki kireçlenmelerin çoğu iyi huylu, pek azı
kötü huyludur. ?Sapı samandan? ayırmak radyolojinin sanatıdır.

Meme Kanserinin Hangi Türleri Nasıl Teşhis Edilebilir?
Meme kanserinin, farklı klinik belirtilere yol açan beş farklı büyüme biçimi vardır:
Hücre Bakımından Fakir (Bağdokusu Bakımından Zengin) Tümör Bağdokusu bakımından zengin urlar görece yavaş büyürler ve zamanla çevredeki dokuyu kendilerine çekerler. Böylece meme başı ve deri içe doğru çöker. Bez dokusu sertleşir. Tedavi edilmezse meme gitgide küçülür ve sonunda tümüyle büzüşebilir. Hücre bakımından fakir yumrular sıklıkla kireçlenir ve bu da çoğunlukla ön aşama halindeyken olur, dolayısıyla daha ilk evredeyken mamogramda teşhis edilebilir.

Hücre bakımından fakir, büzüştürücü kanser yumrusu en sık rastlanan türdür.

Hücre Bakımından Zengin (Bağdokusu Bakımından Fakir) Tümör Bu tümörler nisbeten ender kireçlenir ve daha çok genişleyerek büyürler, yani birçok hücre oluşturur ve çevredeki dokuyu sıkıştırırlar. Deride içeri çökme yapmayan, yerinden kolay oynayan yumru halinde tümörler olarak elle yoklanabilirler. Bu durumda deride ve meme başında içeri çökme çok ender görülür.

Yumrusuz Süt Kanalı Kanseri (duktal karsinom)
Bu tümörler mamografide ancak tipik biçimde dizilmiş minik kireçlenmelerden tanınır, o da tabii kireçlenmişse. Ne yazık ki bu tümörlerin yüzde 50?si kireçlenmez. O nedenle ilk başta ne mamografide ne de sonografide görünürler. Memeyi elle yoklama ve gözle inceleme aracılığıyla da tümör ancak geç bir evrede, çoğunlukla da meme başının içeri çökmesinden anlaşılır.

Lopçuk Kanseri (lobuler karsinom)

Bağdokusu bakımından fakir olan bu tümör, tümör hücrelerinden etkilenmiş bez lopçuklarından çok yavaş oluşur. Bez dokusu içinde düzenli olarak yayılır. O nedenle uzun süre ne elle yoklamada ne de mamografide saptanır.

Lobuler karsinom mamografide çoğu kez gözden kaçan tümördür. Varlığını doğrulamak ya da var olmadığını ortaya çıkarmak için seçilmesi gereken yöntemler sonografi ve meme MRI?dır.

İltihaplı Meme Tümörü (inflamatuar karsinom)

Burada memedeki tümör çok erkenden lenf damarlarına girer ve bir lenf birikmesine yol açar. Oldukça kısa bir sürede meme büyür, kızarır, deri gözenekleri portakal kabuğundaki gibi içeri çöker meme gerilir, koltuk altı lenf düğümleri şişer. Bu tür kötü huylu tümörler çoğunlukla ?özellikle de gebelikte? benzer bir tablo gösteren meme iltihabıyla karıştırılır.

Memedeki herhangi bir değişim durumunda mutlaka doktorunuzu aramalısınız: Sözgelimi ele gelen ve bir sonraki âdet kanamasından sonra hâlâ yerinde duran yumrularda; derinin ya da memenin içe çökmesi halinde; anlaşılamayan sertleşmeler ortaya çıktığında ya da memenin şişmesi durumunda.

Mamografiyle ya da Başka Yöntemlerle Teşhis Edilebilen Meme Kanseri Ön Aşamaları Var mıdır?
Evet. Kötü huylu hücreler süt kanalından ya da lopçuk sisteminden çıkıp çevreye yayılmadan önce, yıllarca, hatta onlarca yıl meme dokusu içinde ön aşama olarak uyurlar. Bunlara in situ karsinom denir. Ancak her ön aşama mutlaka infiltrasyonlu (çevreye sıçrayan) kötü huylu tümör haline gelecek diye bir zorunluluk yoktur. Yine de yüzde 60?ı böyle olur.
Bunlar süt kanalında oluşmuşsa duktal karsinoma in situ, kısaca DKİS diye adlandırılır. Ön aşama bez lopçuklarında büyümüşse lobuler karsinomata in situ, kısaca LKİS adını alır. LKİS, DKİS?ye göre çok daha az tehlikelidir.

Mamografi, meme kanserini ilk biçiminde ve ön aşama olarak ortaya çıkarmak için kesinlikle en güvenilir yöntemdir.

Memedeki Hangi Değişiklikler Kanser İşaretidir?
Memeyi sadece gözle inceleyerek (inspeksiyon) fark edilen aşağıdaki değişiklikler tümör kuşkusu uyandırır ve açıklığa kavuşturulması gerekir:

? Deride belirgin yassılmalar ya da içeri çökmeler
? Meme başında yassılma ya da içeri çökme
? Meme başının normal doğrultusundan sapması
? Meme başında kızarıklıklar ve egzama
? Meme başından kan ya da sıvı gelmesi
? Memenin alt kenar kıvrımında değişiklikler, en başta da deri çökmesi; bu bölgedeki değişiklikler özellikle de iri memelerde çoğu kez gözden kaçar
? Memelerden birinde portakal kabuğu denen olguyla birlikte şişme
? Meme dış hattının bir yerinde belirgin kabarıklıklar Elle yoklamada dikkat çeken ve açıklığa kavuşturulması gereken değişiklikler şunlardır:
? Belirgin sertleşmeler
? Deriyi dışarı doğru kabartan yumru oluşumları
? Meme başının arkasında sertleşme
? Koltuk altında yumrular
? Meme dokusunda dağınık sertleşmeler; örneğin memenin ya da belirli bölgelerin şişmesi.

Elime Bir Yumru Geldiğinde Nasıl Davranayım?
Genel olarak sakin olun. Çoğu yumru iyi huyludur, acele bir açıklama olsa olsa psikolojik nedenlerden ötürü önemlidir. Çünkü gerçekten bir meme kanseri söz konusuysa, bu zaten memenin içinde yıllardır büyümektedir ve açıklanması için günlerin ya da haftaların önemi yoktur. Bununla birlikte, bir yumru varsa ?bir sonraki aybaşı kanamasından sonra kaybolmazsa ? mutlaka doktorunuza başvurmalısınız; bundan sonraki açıklamayı sağlamak onun işidir.

Bir yumru fark ettiğinizde her durumda sakin olun: Kanser söz konusuysa, tümörü zaten yıllardır memenizde taşıyorsunuzdur; dolayısıyla iyileşme şansı bakımından günlerin ya da haftaların önemi yoktur.

Meme Başında Egzama Olduğunda Ne Yapayım? Egzama sıklıkla temizlik malzemesi, kumaşlar, deodorantlar, vb.ne karşı bir alerji sonucunda oluşur. Yine de, 14 gün içinde geçmeyen her egzamayı cilt ya da kadın doktoruna muayene ettirip meme başı paget karsinomu olasılığını ortadan kaldırmalısınız.

Meme başında ya da meme başı etrafında 14 gün içinde kendiliğinden geçmeyen her egzamayı, paget karsinomu olasılığını ortadan kaldırmak için incelettirmelisiniz.

Koltuk Altı Lenf Düğümlerinin Şişmesi Ne Anlama Gelir?
Her iki koltuk altında bulunan lenf düğümleri normal her insanda vardır. Bunlar bazen enfeksiyonlarda şişer ve elbette, seyrek de olsa, meme kanserinde de elle hissedilir hale gelebilir. Lenf düğümleri aile doktorunuzun ya da kadın doktorunun tanımlamasına göre atipik bir büyüme göstermişse, meme kanseri olasılığını ortadan kaldırmak için mamografi ya da sonografi yaptırmak yerinde olur. Bazen, koltuk altında bulunabilen bez dokusunda (dağınık bez parankimi, özekdoku) meme kanseri gelişir. Böylece burada, başka yerde gösterilebilir tümör (odak tümör) olmadığı halde bir lenf düğümü metastazı tablosu ortaya çıkar.

Lenf düğümlerinin şişmesi çoğunlukla bir enfeksiyona bağlıdır, ama seyrek olarak koltuk altında büyümüş bir karsinom ya da bir metastaz da olabilir.

Doğum Kontrol Hapları Meme Kanserine Yol Açar mı?
Hayır. Gebelikten korunma amacıyla alınan hormonların kanser yapacağı korkusu temelsizdir. Genelde östrojenler vücut hücrelerinin daha iyi büyümesini sağlar, cinsel organlarda da bu böyledir. Memede ve dölyatağında daha önceden var olan kanser hücreleri de hapların alınmasıyla daha hızlı büyür.

Yaşdönümünde (klimakteryum) Hormon Yerine Koyma Tedavisi Meme Kanseri Riskini Yükseltir mi?
Olsa olsa çok düşük miktarda ve genelde medyada abartıldığı kadar değil. Gerçi yaşdönümü şikâyetlerine karşı hormon kullanan kadınlarda meme kanserine üçte bir kadar daha sık rastlanıyor, ama ölüm oranında artış olmuyor. Bunun nedeni büyük olasılıkla, bu kadınların yoğun erken tanı önlemlerini ciddiye almaları, böylelikle de tümörlerin daha elle yoklamada hissedilemeyecek kadar küçükken ortaya çıkarılması. Dolayısıyla iyileşme şansı çok büyük oluyor. Amerika?da osteoporoz için yürütülen ve kadınların östrojen ve/veya gestajen aldıkları bir hormon çalışmasının durdurulması bilgisiz basında manşetlere taşınmış, dolayısıyla da ilgili pek çok kadın kuşkuya düşmüştü.

Bir kere daha açıklığa kavuşturalım: Çalışmanın sadece bir bölümü, kadınların östrojen ve gestajenleri birlikte aldıkları bölümü durduruldu. Tek başına östrojen tedavisi yapılan bölümü sürdürülüyor. Peki, durdurmanın nedeni neydi? Zararlı sonuç olarak, meme kanserinde ve tromboz vakalarında yüzde 26 ve yüzde 100?lük bir artış oluyordu.

Kulağa son derece çarpıcı bir artış gibi geliyor ama gerçekte o kadar değil. Çünkü yüzde 26?lık bir artış, bu somut durumda, meme kanseri vakalarının yılda 1000 kadında 3?ten 3,8?e çıkması demektir. O halde açıkça söyleyelim: İstatistiklere göre, kombine tedavide, tedavi görmeme durumuna kıyasla meme kanserine fazladan yakalanan kadınların sayısı bir bile değil. Tromboz açısından da benzeri bir durum söz konusu (yılda 1000 kadında 1,6?dan 3,4?e çıkıyor). Demek ki paniğe gerek yok! Bugüne kadar ki tedavinizi doktorunuza danışmadan kesmeyin.

Hormon yerine koyma tedavisinin meme kanserini küçük bir tetikleme riski olsa da, eğer size iyi geliyorsa, gücünüzü artırıyorsa ve ter boşanmalarını önlüyorsa hormon almaktan kaçınmamanız gerekir.

Önemli olan, hormon alımı sırasında da düzenli olarak mamografi ve ultrasonla erken tanıya gitmenizdir.

 

Bu yazı toplam 53871 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
dursun
24 Mart 2016 Perşembe 13:33
13:33
anlatımlarınız net pozitif yaklaşımınız bir meme kanseri hasta olarak beni çok etkiledi teşekkürler
212.174.131.15
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim