• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul : 8 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 3 °C

Meme Kanseri Sıklığı Artıyor!

 Meme Kanseri Sıklığı Artıyor!
Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu Başkanı,Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) Kurucu Üye ve Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen Meme Kanseri konusunda SAĞLIĞINSESİ' nin sorularını yanıtladı.

 

Türkiye’de ve dünyada meme kanserine ilişkin mevcut istatiksel bilgileri paylaşır mısınız?

Meme kanseri dünyada en sık karşılaşılan ve en sık kanserden ölüm nedeni olan kadın kanseridir. Kadınlarda görülen tüm kanserlerin, yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanan bir çalışmada, 2010 yılında yaklaşık 1.500.000 yeni meme kanseri hastası ile karşılaşıldığı ve 500.000 kadının da daha önce tanısı konulmuş olan meme kanseri nedeniyle kaybedildiği belirtilmiştir. Meme kanseri sıklığı, özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde daha hızla artmakta olup, bugün tüm meme kanserlerinin %45’i gelişmekte olan ülkelerde görülürken, 2020 yılında bu oran %55’e çıkacaktır.

 

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, meme kanseri sıklığındaki bu artış; 1.Yaşam süresinin uzaması, 2.Yaşam tarzı ve hormonal yapınınbatıya benzemesi[Erken adet görme, geç menopoz, doğurmamak, 30 yaşından sonra doğurmak, süt vermemek, kürtaj yaptırma, hormon katkılı yiyecekler, hareket kısıtlılığı, stres, çalışma ve yaşam koşullarının güçleşmesi vs. (Westernizing Life)] ile ilişkili bulunmaktadır.

Türkiye’de meme kanseri sıklığı son 20 yılda 2 katından fazla artıştır. 1993 yılında yapılan bir çalışmada 24.000/100.000 kadın olan meme kanseri sıklığı, 2007 yılında Kanserle Savaş dairesi ile yaptığımız değerlendirmede 50/100.000’e ulaşmıştır. Bu artışta, yukarıda sözünü ettiğimiz yaşam tarzı ve hormonal çevredeki değişiklikler rol oynamaktadır.

ürkiye’deki bu artışın yanında, üzücü olan şey, erken tanıdaki gecikme ve meme kanseri ölüm oranının yüksek olmasıdır. Federasyonumuzla hazırladığımız ve uyguladığımız “Türkiye Meme Kanseri Hasta Kayıt Programı’ndaki 16.000 hastaya ait veriler, erken meme kanseri olarak tanımladığımız I. Evre meme kanseri oranı %27 olarak bulunmuştur. Bu oran, ABD ve Batı Avrupa gibi, mamografinin düzenli olarak tarama için uygulandığı ülkelerde %75’e ulaşmaktadır.                                                

 

MEMEDER olarak, ülkemizdeki bu gerçekler gözönüne alınarak, kadınlarımızın meme kanseri konusundaki bilgilerini ölçmek,onları bu konuda aydınlatmak, meme kanseri farkındalıklarını artırmak ve mamografi ile taramanın bizde de uygulanabilirliğini göstermek için bir çok proje hazırladık, uyguladık ve uygulamaya devam etmekteyiz.

Bu projelerden bir tanesi: “Meme Kanseri Bilgi Düzeyi Ölçümü Anketi”, 2008 yılında merkezi ABD’de bulunan ve Gelişmekte olan ülkelerde meme kanserinin erken tanı ve tedavisi için kılavuzlar oluşturan The Breast Health Global Initiative (BHGI) tarafından en başarılı proje seçilmiş ve 25.000 USD ödülle desteklenmiştir. Bahçeşehir, İstanbul’da oturan 40-69 yaş arasındaki 1000 kadında yapılan bu çalışma, ABD’de basılan The Breast Journal tarafından bu ay yayımlanmıştır. Bu çalışma sonuçlarına göre, kadınlarımız meme kanseri ve mamografi hakkındaki bilgileri en çok televizyon, gazete ve dergi gibi yazılı ve görsel medyadan öğrenmektedirler. Kadınlarımızı %50’si son 2 yıl içerisinde mamografi çektirmiş, eğitimli olmak(en az lise mezunu), düzenli jinekolojik muayene yaptırmak ve 50 yaş üzerinde olmak kadınlarımızı mamografi çektirmeye yönlendirmiştir.

 

MEMEDER’in bir diğer önemli projesi ise, “Bahçeşehir Bilimsel Organize Toplum Tabanlı Tarama Projesi’dir.” Bu proje, 2008 yılında başlamış ve 10 yıl devam edecektir. Bugüne kadar toplam 4.000 kadın evlerinde ziyaret edilerek, Bahçeşehir’de bulunan merkezimize davet edilmiş, muayeneleri, mamografileri, gerketiğinde ultrasonografileri hiç bir ücret ödenmeden çekilmiştir. Gerekli olanlarda biyopsi yapılarak, 16 hastada erken evre meme kanseri tanısı konulmuş ve tedavileri yapılmıştır. Bu 16 hastanın sadece 2 tanesi II. evre kanser olup kemoterapi gerektirmiş, %87.5’i evre 0 ve evre I meme kanseridir ve bunlarda oldukça yüksek maliyeti ve komplikasyonları olan kemoterapiye gerek olmamıştır. Bu proje, Türkiye’de de organize toplum tabanlı bir taramanın uygulanabileceğini, tarama maliyetinin, ileri evre meme kanserinin tedavisinden daha az olduğunu ve kurtarılan yaşamların hiç bir şekilde bedelinin olamayacağını göstermektedir.

 

MEMEDER, Almanya Tübingen Üniversitesi ile Almanya ve Türkiye’deki kadınlarımızda meme kanseri bilgi ve farkındalık düzeyi, tanı ve tedaviye ulaşma gibi konularda yapılmak üzere ortak bir proje uygulanması için teklif almış olup, bu proje TÜBİTAK tarafından değerlendirme aşamasındadır.

 

Bunun dışında, toplumu bilinçlendirmek için, Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak bilinen Ekim aylarında, sergiler, konferanslar, köprünün pembe renkte ışıklandırılması, belediyelerle aydınlatma konferansları, Mavi Bisiklet, Annemle Biz Kanseri Yeneriz, Harekete Geç Hikayeni Gönder gibi projelere öncülük etmiştir.

 

Meme kanserini; Türkiye çerçevesinde “10 yıl öncesi - bugün - önümüzdeki 10 yıllık süreç” bağlamında değerlendirir misiniz?

 

 Meme kanserinin tanı, tarama, etkin tedavi ve takibinde son 10 yıl içerisinde ülkemizde de önemli değişiklikler yenilikler gerçekleşmektedir. Ancak, bunların yeterli ve tüm ülkemizi kaplayacak bir şekilde homojen olarak yaygınlaştığını söylemek güçtür.  Yenilikleri uygulamaları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

1.Meme kanserinin erken tanısı:

Bu konuda Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı ile birlikte üyesi olduğum Ulusal Kanser Danışma Kurulu ve Başkanı olduğum Ulusal Meme Kanseri Erken Tanı ve Tarama Komitesi önemli çalışmalar yapmaktadır. Öncelikle, ulusal meme kanseri erken tanı ve tarama protokolü hazırlanmış ve yayımlanmıştır. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı Kanser Erken Tanı Eğitim ve Tarama Merkez’leini (KETEM) 81 ilde kurmuştur. Bu merkezlerde, fırsatçı tarama adını verdiğimiz meme kanseri taramasını muayene ve mamografi ile ücretsiz olarak yapmaktadırlar. Sayıları 120’ye ulaşan bu merkezler tüm ülkeye yayılmaktadır.

Bahçeşehir’de yapılan Meme Kanseri Organize Toplum Tabanlı Taraması, toplam 4.500 kadına davet edilerek ücretsiz tarama yapmaktadır. Bu tarama projesi, ülkemiz ve benzer ülkeler için bir örnek oluşturmakta, The Breast Health Global Initiative ve Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından da desteklenmekte ve izlenmektedir.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü tarafından tüm meme kanserlerinin yaklaşık %10’unu teşkil eden Genetik Meme kanseri araştırması yapılmaktadır. Bu araştırma, bazı üniversiteler ve özel merkezlere de yaygınlaştırılmıştır.

 

2.Meme kanserinin tedavisi

Meme kanserinin etkin modern tedavisi bugün çok sayıdaki meme merkezlerinde yapılmaktadır. Meme koruyucu cerrahi ve sentinel lenf nodülü biyopsisi, erken ve geç meme rekonstrüksüyonu kolaylıkla yapılmaktadır. Bunların yaygınlaştırılması gereklidir.

 

Meme kanserinin tüm yurdumuzda modern yöntemlerle yapılabilmesi, bu konu ile ilgili doktorların bilgi ve beceri düzeylerini üst düzeye çıkarmak için geçtiğimiz yıl, Türkiye Meme Hastalıkları Federasyonu, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı ile orta olarak, “Ulusal Meme Kanseri Eğitim Kursları düzenlemeye başlamıştır. Tüm Türkiye’deki KETEM çalışanları, Devlet Hastaneleri genel cerrahi, radyoloji, patoloji ve onkoloji uzmanlarına verilen bu kurslar, geçtiğimiz yıl 5 merkezde ve 26 ili kapsayacak şekilde yapılmış ve sayıları yaklaşı 600’e ulaşan katılımcıya sertifikaları verilmiştir. Kurslarımız bu yıl da devam edecek ve 81 ili kapsayacaktır.

Meme kanserinin radyoterapisinde modern cihazları olan merkezlerin sayıları artmış, bu tedaviye bağlı komplikasyonlar azalmıştır.

Meme kanserinin sistemik tedavisi için, tüm ilaçların uygulanması mümkün olmaktadır. Bu konuda tedaviye ulaşmada Sağlık Bakanlığı her türlü fedekarlığı yapmaktadır. Amaç, erken tanı ve tarama ile tedavi maliyetlerini düşürmek, ulusal tanı ve tedavi kılavuzları oluşturarark, en etkin ve en ekonomik tedavilere ulaşmayı sağlamak olmalıdır.

Meme kanserinde tedavi seçeneklerine ilişkin genel değerlendirmeleriniz alabilir miyiz? Bugün uygulanmakta olan tedaviler, geleceğe yönelik beklentiler?

Meme kanserinde tedavi seçenekleri: Erken evre meme kanserinde memeyi korumaya yönelik tedavileri uygulamak gereklidir. Bu hastanın yaşam kalitesini artırmaktadır. Ayrıca, koltukaltına yayılmamış kanserlerde, sentinel lenf nodülü biyopsisi yapmak, koltuk altı disseksiyonuna bağlı kol ödemi ve diğer komplikasyonları azltacaktır.

Modern radyoterapi ile, buna bağlı kalp ve akciğer fonksiyonlarının korunması hedeflenmelidir.

Meme kanseri prognostik faktörlerinin belirlenmesi ve buna göre sistemik ve hedefe yönelik tedavilerin uygulanması şarttır.

 

Meme kanseri konusunda bilinçlendirmeyi artırmak için neler yapılmalı?

Eğitim en önemli faktördür. Öncelikle hedef kitlenin, kadınların ve eşlerinin aydınlatılması gerekmektedir. Bunun için medyaya çok önemli görevler düşmektedir.  Sadece hedef kitlenin değil, bu konu ile ilgili tüm sağlık çalışnlarının eğitilmesi ve farkındalıklarının arttırılması gerekir. Toplumumuza yönelik erken tanı ve tedavi için yeni projelerin gerçekleştirilmesi ve ulusal kılavuzların oluşturulması gerekir. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş dairesi, Türkiye Meme Hastalıkları Fedrasyonu, Üniversiteler ve diğer sivil toplum kruluşları birlikte çalışarak, Ulusal Meme Kanserine Karşı Savaş ilan etmeli ve erken tanı ve tedavi için mücadele etmelidirler.

Meme kanserinin erken teşhisi için neler yapılabilir, aile hekimine bu noktada düşen görevler nelerdir?

Erken tanı için, Aile Hekimlerinin eğitilmesi, kadınların en sık kanseri ve kanserden en sık ölüm nedeni olan meme kanseri konusunda ilgili merkezlerle ve üniversitelerle birlikte çalışması, farkındalığı, erken tanıyı, etkin tedaviyi sağlamak konusunda oldukça yararlı olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim