• BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • İstanbul : 31 °C
  • Ankara : 33 °C
  • İzmir : 38 °C

Ne Zaman Düzelecek Bu İstatistikler?

Ercan Kırımi

Geçen haftalarda Ankara’da katıldığım bir toplantıda sağlıkla ilgili göstergelerin düzeldiğinden, rakamların gelişmiş ülkeler seviyesine yaklaştığından sıkça bahsedildi. Fakat uzun yıllardır değişmeyen tek şey Doğu ve Güneydoğu Anadolu istatistiklerinin yine hep kötü yukarıda veya kötü aşağıda olarak görünmesiydi. Bu verileri anlatanlar, ortaya koyanlar bu durum çok normal, değişeceği de yok gibi bir üslupla anlatıyorlardı. Ben tüm samimiyetimle sordum. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sağlık istatistikleri de ne zaman batı illerimizdekilerine benzeyecek? Bu bölgelerde fazla nüfus yoğunluğu yok aslında ve bence akıllı politikalar ile birçok şey düzeltilebilir.

Aldığım cevap çok ilginçti. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz, siz olsanız ne yapardınız?’ Sorunun bana dönmesi beni pek şaşırtmadı doğrusu, çünkü ben ve bu bölgede uzun yıllar çalışan diğer hekim meslektaşlarım neler yapılması gerektiğini çok iyi biliyor ve SağlığınSesi aracılığıyla yıllardır, uzun süredir görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bölgemizin en önemli sorunu mecburi hizmet. Bu güzel ülkemizin birçok yerinde sağlık hizmetinde bulunmak, hasta tedavi edip insanların dertlerine çare sunmak kuşkusuz biz doktorlar için pek sorun değildir aslında. Uzun bir eğitim sürecinden sonra yeni mezun hekim arkadaşlarımızı mecburi hizmet kurasının heyecanı sarar. Şüphesiz herkesin beklentisi; uygun koşullar içinde, rahat ve verimli olabileceği bir ortamda, personelin, sağlık tesisinin yeterli olduğu, gerçek hastaların geldiği bir ortamda hekimlik yapabilmektir. Fakat 6.Bölge kurası tüm bu hayallerin suya düştüğü ve birçok hekim arkadaşımızın zorlandığı bölgedir (Van, Muş, Bitlis, Ağrı, Hakkari).

Son 5 yıldaki sağlık politikaları sonucu 6.Bölgedeki hekim sayısı mecburi hizmet sayesinde 3 (üç) katına çıkarıldı. Sağlık tesisleri bu dönemde yenilendi ve sayıları artırılmaya çalışılıyor. Kamu hastane ve sağlık ocaklarındaki alet ve ekipman sorunları hızla gideriliyor. Bunlar oldukça iyi ve meslektaşlarımızın çalışma hevesini artıran uygulamalar oldu. Fakat batı illerimizle karşılaştırıldığında halen çok açık farkla sağlık hizmetlerinde sorunlar devam ediyor.

Bölgeye hekimler genellikle mecburen yani mecburi hizmetle ve daha okuldan yeni mezun olmuş hasta ve kamu hizmeti deneyimi olmadan geliyor. Kendinden önceki 350-500 gün bölgede kalmış ve artık kıdemli ve kendisine “abi” denilecek meslektaşının birçok görevi kendisine bırakmasıyla adeta şoke oluyor. O kadar ağır ve çözümü zor sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor ki bazen bu mesleği bırakmayı ve hekimlikten istifa etmeyi düşünmeden edemiyorlar. Bir süre sonra çözümsüzlük çözüm gibi görünmeye başlıyor ve takvim yapraklarını sabırla koparmaya, 12 aylık takvime işaretler koymaya başlanıyor. Birçoğu yıkık dökük lojmanlardaki takvim sayfalarını gördüğümüzde “ne o şafak mı sayıyorsunuz?” diye sorduğumuzda açıkça evet “şafak …… gün” diyebiliyorlar.

Sosyoekonomik düzeyin düşüklüğü 6.Bölgedeki sağlık problemlerinin de temel nedeni aslında. Koruyucu sağlık hizmetleri (aşılamadaki gelişmeleri saymazsak) yok denecek kadar az. Bazı bölgelerde %100’e yakın yeşil kart oranlarına rağmen erken teşhis ve tedavi hiç yok. Tedavi edici, daha doğrusu ilaç tanıtımcılarının pahalı ilaçlarıyla yapılan reçete hekimliği çok yaygın. Gebelik kontrolleri, süt çocuğu muayeneleri hastalanmadıkça yapılmıyor.

 

Bölgede Şartlı Nakit Transferi sistemi olmasına rağmen yani devletimiz yeterki sağlık tesisine gel sana para vereceğim demesine rağmen insanlar yeterince gelmiyor. Gebeliklerin çok azı takipli ve hala %25-30’u evde doğum yapmayı ve riskli bebekler dünyaya getirmeyi tercih ediyor. Jandarma zoru ile hastanede doğum yaptırılan bir gebe anne başka bölgede hiç rastlanmaz herhalde, komik ama gerçek.

6.Bölge hala sağlık sorunlarının şiddetle hissedildiği, yeni sağlık düzeninin tam oturtulamadığı ülkemizin bir parçası olma özelliğini devam ettiriyor. Buraya gelen hekim meslektaşlarımızın birçoğu bir an önce bu bölgeden nasıl çıkarım, nasıl tayin olabilirimin hesabını yapıyor. Bu yüzden o kadar çok yoğun sirkülasyon oluyor ki, aynı yerde aynı hekime üstüste iki ziyaretinizde rastlamak neredeyse imkansız oluyor. Maalesef ki 6.Bölgeden hekim ayrılmalarının önemli bir kısmı da istifalar sonucu meydana geliyor. Mecburi hizmetini bitiren meslektaşlarımız tayin olamayınca çareyi istifada görüyorlar.

Bizim sık sık gündeme getirdiğimiz gibi, ülkemizin her yerine aynı, standart sağlık politikalarının uygulanması maalesef 6.Bölgedeki sorunların çözülmesine yeterli olmuyor. Edirne, Balıkesir gibi illerin olduğu bölgelere uygulanan sağlık sisteminin aynısı, Van, Hakkari, Şırnak illerine kesinlikle uymuyor ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde uymayacak ta.

Yazıma başlarken Sağlık Bakanlığı yetkilisine sorduğum soruyu bana çevirip bizim görüşlerimizi sorması ilginçti, ama biz yıllardır aşağıdaki çözüm önerilerini sürekli gündeme getiriyoruz ve bir defa daha tekrarlamakta fayda var herhalde:

 

  1. Aile hekimlerimizin donanımlarını, bilgi düzeylerini ve personel ile ekipmanlarını optimum düzeye çıkarmalıyız. Bunun için eğitim sağlık kurumumuz Üniversite Tıp Fakültesi devreye girmeli. Zaten bölgedeki aile hekimlerinin çoğu Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden mezun. Sağlık müdürlüğünün koordinasyonuyla ciddi periyodik eğitimler verilmeli.
  2. ASM’ler kesinlikle koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık vermeli ve bu hizmetler de ciddi olarak ödüllendirilmeli, ücretlendirilmeli.
  3. ASM’lerdeki personel değişiminin önüne geçilecek tedbirler alınmalı. Uzun ve yaptırımlı sözleşmeler yapılmalı.
  4. İlçe devlet hastaneleri ASM’ler ile yakın ilişkide çalışmalı, birlikte toplantılar yapılmalı ve sık rastlanan hastalıkların tedavi protokolleri birlikte çıkarılarak benzer tedaviler uygulanmalıdır. İlçe devlet hastaneleri sık görülen hastalıklar konusunda eğitilmeli ve gereksiz ilaç kullanımından da kaçınılarak ucuz ve etkili tedavilerle bölge halkı standart olarak tedavi edilmelidir.
  5. İlçe devlet hastanelerinde kesinlikle ağır hastalıklara yönelik tedavilere, ameliyatlara girişilmemelidir. Bunun yerine iyi bir 112 koordinasyonu ile hastalar Van’daki büyük merkezlere sevk edilmelidir. Böylece gereksiz büyük yatırımlardan kaçınılmış olunacak ve ayrıca küçük ilçede doktor-hasta ve yakınları karşı karşıya gelmemiş olacaklardır.
  6.  İlçe devlet hastaneleri ile büyük merkezlerdeki doktorların koordinasyonu yalnızca 112’ye bırakılmamalıdır. Bu konuda ciddi aksamalar olmaktadır. Mutlaka Van’da konsülte edilecek hekimler Sağlık Müdürlüğü veya İl Sağlık Kurumu teşkilatı tarafından aylık belirlenmeli ve il dışı aramalar direk olarak bu hekimler üzerinden yürütülmelidir. Aksi halde periferdeki ağır hastanın yatışı, merkezdeki çömez asistanın insafına kalmaktadır.
  7. İlçelerdeki sağlık mensupları kesinlikle bu ilçede gecelemelidirler. Gündüz ilçede, gece il merkezinde kalmak kesinlikle verimli değil. İlçe merkezlerinde hastaneye yakın, korunmalı, güvenlikli, kreşli, okullu lojman merkezleri mutlaka oluşturulmalıdır. Sağlık personeli halkın arasında, kötü koşullardaki evlerde, yüksek ücretlerle kiracı konumunda bırakılmamalıdır.
  8. Van’daki büyük merkezler daha da güçlendirilmeli ve spesifik ameliyat, işlem yapabilecek meslektaşlarımız teşvik edilmeli ve iyi ücretler almalıdırlar. Yine bu meslektaşlarımız için uzun süreli ve tatmin edici sözleşmeler yapılmalıdır. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın önümüzdeki günlerde harekete geçeceğini duyuyor ve ümitle bekliyoruz.

Sağlık yöneticilerinin bir an önce çözümleri gerçekçi biçimde görmeleri dileğimizle….

BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ NİSAN 2014 SAYISINDA  YER ALMAKTADIR.

 

Bu yazı toplam 3201 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim