• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

Neden Eti Pahalıya Yiyoruz?

Neden Eti Pahalıya  Yiyoruz?
İzmir Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Hidayet Petin, kırmızı etin kilosunun AB ülkelerinde 4 dolar, ABD ’de 5 dolar Türkiye’de 17 dolar olduğunu belirterek et fiyatlarının nasıl ucuzlayabileceği konusunda açıklamalarda bulundu.

 

Petin düzenlediği basın toplantısında      ABD’de yıllık et tüketiminin  95 kg, AB ‘de 70 kg ülkemizde ise kişi başı yıllık et tüketimi  6 kg  olduğuna dikkat çekerek

“ ABD-AB vatandaşı eti hem çok yiyor (95 kg), hem de çok ucuza yiyor (4 dolar). ABD-AB bunu nasıl başarıyor? Öncelikle et “Temel Gıda  Maddesi ” olarak kabul ediliyor ve vergi alınmıyor. Ayrıca hayvan yetiştiricisine inek başına günlük destek veriyor. Bu destek 1990 yılında 3.8 dolarken, 2003 yılında 7.5 dolara çıkarılıyor.

 

Ülkemizde  ise yetiştiriciye günlük 1 dolar destek veriyorlar. İşte o zaman üreticide kazanmıyor. Tüketicide pahalıya yiyor” dedi.

 

Petin özetle şunları söyledi:

 

 

“Spekülasyonlar bitinceye kadar kırmızı etteki KDV oranı acilen % 1 e düşürülerek tüketici korunmalıdır.

   Tarım Bakanımız, et satışların düşmesi nedeniyle zor durumda kalan kasaplarımıza da destek olabilir. Kasaplarımız aldığı karkas et üzerinden kilo başına 1 TL faturalarını Tarım Müdürlüklerine onaylatmak koşuluyla, Ziraat Bankasından verilecek destekleme primleri ile korunabilir. Bu destekleme fiyatları aşağıya çekerek piyasayı canlandıracak aynı zamanda tüketiciyi koruyacaktır. Bunun yanı sıra devletimizin vergi kazancında büyük artış sağlanmış olacaktır.         

 

 

 

  

Tarım Ve Köy İşleri Bakanımız Sayın Mehdi EKER’de tüm baskılara rağmen hala Et ve Hayvan ithalatına direnmeye çalışıyor. Bir kaç ithalatçıdan başkasına yararı olmayacak üreticiyi ve çiftçiyi tamamen yok edecek bu projeye asla geçit vermemesini talep ediyoruz.

 

Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinde besicilik yapacaklara getirilen yeni desteklemelerin, terör nedeniyle yok olan bölge hayvancılığını canlandıracağına inanıyoruz. Türkiye’nin et ihtiyacının bu yolla kapatılacağına, ayrıca yöre insanının ekonomisine katkı koyarak iç barışa da hizmet edeceği aşikârdır.

 

İzmir çiftçilerinin, süt inekçiliğinde kültür ırkı sayısında son 30 yılda gösterdiği ilerleme 2000’lerden sonra patlama yapmış ve ülke süt üretimine koyduğu katkı Avrupa standartlarına erişmeye başlamıştır. Ancak, son 2 yılda çiftçimiz süt fiyatlarının 37 kuruşa kadar düşmesiyle borç batağı altına girmiştir. Yıllarca emek sarf ederek başarıyı yakalamış bu insanlar hayvanlarını kestirmek zorunda kalmamalıdırlar. Süt İnekçiliğine de destek amacıyla hayvan başına verilen primin kaldırılarak, önceki uygulamaya geri dönülmesini primin arttırılarak üretilen süt miktarına verilmesini ayrıca ıslahın devamlılığı için, suni tohumlama yapma şartıyla buzağı primlerinin artırılmasını talep ediyoruz.

Ayrıca, Serbest Veteriner Hekimlere verilen 26 TL suni tohumlama desteği uygulamasının yeniden başlatılmasının gerekliliğine inanıyoruz. Bu uygulama sırasında Türkiye’de tohumlamada kullanılan faturalı sperma payet sayısı 2.5 milyon adetken, uygulamadan vazgeçildikten sonra sperma payet sayısı               1 milyon adete düşmüştür. Serbest Veteriner Hekimler sistemin dışına itildiklerinde Kayıt sistemi ve ıslah çalışmalarında geriye düşme yaşanmaktadır.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim