• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İzmir : 20 °C

NEDEN UNUTUYORUZ?

Kaynak Selekler

Hiç, “kusura bakma, ismin neydi, hatırlayamadım?” dediğiniz oldu mu? Yıllar sonra karşılaştığınız bir okul arkadaşınızın adını hemen hatırlamayabilirsiniz.  Bazan uzak komşu bir tanıdığın ismini, bazan da her gün televizyonda gördüğünüz çok ünlü bir kişinin veya bir film yıldızının adını çıkaramazsınız.  Semt, sokak, bina isimlerini ve benzerlerini de. Sıkıcı bir durumdur. “İsim unutuyorum, acaba bunuyor muyum?” diye kişileri endişeye düşürebilir. 40 yaşından sonra sıktır. Yaşlandıkça artar. Yanında başka bir belirti yoksa bunamaya işaret etmez.

Peki, neden isimleri/kelimeleri hatırlamakta zorluk çekiyoruz?

NEDEN İSİMLERİ UNUTUYORUZ? (*)

Bilindiği gibi beyinde 100 milyar sinir hücresi çalışır, hatta uykuda bile sinapslar aracılığıyla birbiriyle bağlantılıdır. Bir isim veya özel bir kelime hatırlanmak istendiğinde, beynin enformasyonların bellek olarak saklandığı korteks ( gri cevher-beyin kabuğu) bölgesindeki sinir hücrelerinin çeşitli alanlardan lüzumlu olan bilgileri toplaması gerekir. Bu ismin/kelimenin her anlamı birden çok alanda (şekil, ses, renk, koku, yüz imajı gibi) yerleşiktir ve her alan da ilgili anlamların bir kümesini içerir. Mesela kişiler, yerler, şekiller veya rakamlar için sonsuz sayıda olasılık vardır.

Yaşlanmayla birlikte doğru bilgiyi bulmak biraz zaman alabilir. Fakat isim aranmaya devam edilirse sorun çözülecektir. Bu konuda beyne güvenmek gerekir.

Herkesin adını hemen bildiğiniz günleri hatırlıyor musunuz? Hiç sorunsuz olarak yüzleri? O günlerde hatırlamak için ipucu bulmaya gerek yoktu. Muhtemelen 14 yaşında idiniz!

Aslında bir ismi çok iyi bilene kadar tanıma becerisi kazandınız. Fakat bir ismi hatırlamak çok kompleks bir süreç ve belleğiniz sizi hayal kırıklığına uğratana kadar bunu fark etmezsiniz.

Bir ismi hatırlarken beyninde neler oluyor?

Beyniniz bilinçsizce, inanılmaz bir dizi depolanmış anıları biraraya getirir(elbette kişiyi hatılarsınız!)

 

Bir örnek:

Tanıdık bir kişi size doğru geliyor.

1. Onun hakkındaki gerçeklere (aynı okuldanız / Ayşe ile evli / iki kızı var/ motorsiklet kullanır) ve kişinin sizinle olan ilişkisine (çim sahada futbol oynarız)  semantik belleğinizden erişilir.
2. Epizodik bellekten de sakladığınız anılarınıza erişirsiniz (son kez gördüğümde bir AVM’de geziniyordu).

3.Aynı zamanda kişiye duygusal bir tepki verebilirsiniz

(gerçekte ondan pek hoşlanmam)

4.Daha sonra bütün bunları toplar kişinin

ismini hatırlarsınız.

5. ve “Merhaba” dersiniz.

İsmi hatırlamak için nöronlar aktive edildiğinde süreç başlar ve beyin aradığı adı bulana kadar doğru bağlantıları aramaya devam eder, hatta gece yarısı bile.

Peki hatırlatmakta başarısızlık neden oluyor?

Eğer isim hemen hatıra gelmiyorsa, bu kusurlu işlem için bir kaç neden olabilir:

1.Bu isimle ilgili sinirsel yollara (yolaklara) bir süre erişilemeyebilir.  Fakat sonunda isim hatırlanacaktır.

2.Başka düşünceler zihni çelebilir.

3.Diğer olaylar nedeniyle stresli olunabilir.

4.Eğer kişi sadece biraz tanınıyorsa, onunla ilgili bilgiler belleğe yeterince kodlanmamış olabilir. Unutmamak gerekir ki, bir hafıza izi oluşturmak yedi saniyelik bir işlem gerektirir ve hatırlamak için hafıza izlerine gerek vardır.

5.İlaçlar, alkol, ağrı çekmek ve aşırı sıcak veya soğuknedeniyle rahatsız olma gibi durumlar olumsuz etki yapabilir. 

Kaynak:

http://memory.foundation/2016/11/09/remembering-names/

(*) Yazarın yeni yayımlanacak kitabından alınmıştır.

BEN BURAYA NE YAPMAK iÇiN GELMiŞTiM?  UNUTTUM!(**)

İyi bilinen bir şeydir. Bir odaya gittiğinizde oraya niçin gittiğinizi unutursunuz. Bu sık ve sıkıcı bir durumdur. Bunun size göre yorumu dikkatsizlik, zamanın geçmiş olması veya olayın yeterli kadar önemli olmayışıdır.

ABD “Notre Dame” Üniversitesinden çok farklı bir yorum geliyor: Kapıdan geçmek unutmanın sebebi!

Gerçek ve sanal ortamda üç deney yapılıyor. Üniversite öğrencilerine bir odada yürürken ve bir kapıdan çıkarken bir bellek görevi yaptırılıyor. İlk deneyde denekler bir bilgisayar ekranındaki bir video oyununda, bir objeye oda içinde yürüyerek ulaşıyor, bazan aynı mesafeyi yürüyerek yeni bir odaya bir kapıdan geçerek giriyor. Araştırmacılar, odada aynı mesafede yürümeyle kıyaslandığında, kapıdan çıktıktan sonra deneklerin olayı unuttuklarını, kapının kişinin düşüncelerini veya farklı odada alınan kararları hatırlama yeteneğini engellediğini saptıyor.

İkinci deney laboratuvardaki bir odada tekrarlanıyor. Denekler gerçek ortamda fiziksel nesneleri yürüyerek taşıyor ve onları gerçek masalara koyuyor ve bir kapıdan diğer odaya geçiyor.

“Kapı etkisi” burada da gözlemleniyor: Bellek, kapıdan geçtikten sonra, ilk odada yürüme/taşıma sırasındakine göre, daha bozuk.

Üçüncü son deney, unutmanın sebebi kapıdan geçmek mi, yoksa kararın alındığı ilk odada hatırlamak mı daha kolay, sorusunu yanıtlamak için yapılıyor. Daha önce yapılan araştırmalara göre, çevresel faktörler belleği etkiliyor ve bir çevrede öğrenilen enformasyonu hatırlamanın, eğer aynı ortamda oluyorsa, daha iyi olduğunu gösteriyor. Fakat bu deneyde böyle sonuç alınmıyor. Sonuçlar, aynı ortamda bellekte iyileşme olmadığını gösteriyor.

Araştırmacıların iddiasına göre, kapıdan geçmek olayı silmek için en iyi zaman. Mekan değiştiği için beyin ilk odada alınan kararları bellekten siliyor ve yeni mekanda temiz bir sayfa açıyor. Buna “konum güncelleme etkisi” deniyor ve bir odadan diğer bir odaya geçerken bellekte zayıflamayla sonlanıyor.

Kaynak:

http://news.nd.edu/news/27476-walking-through-doorways-causes-forgetting-new-research-shows/

(**) Yazarın yeni yayımlanacak kitabından alınmıştır.

YAŞLI BEYİNLER YAVAŞ ÇALIŞIR ÇÜNKÜ ÇOK ŞEY BİLİRLER (**)

Yaşlı kişiler yaşlanmayla mental olarak gerilemezler, sadece hatırlamaları uzun zaman alır, çünkü beyinlerinde çok fazla bilgi (enformasyon) vardır. Nasıl bilgisayar, “hard disc”i dolduğu zaman zorlanıyorsa yaşlı insanlarda da bilgiyi geri çağırmak (hatırlamak) uzun zaman alır. Bu yavaşlama zihinsel yıkım değildir. Yaşlılıkta insan beyni yavaş çalışır, çünkü zamanla çok bilgi depolamıştır. Yaşlı kişilerin beyni zayıflamamıştır, aksine çok şey bilir.

Almanya, Tübingen Üniversitesi’nden bilim insanları, her gün belli miktarda okuyan ve yeni kelime ile emirler öğrenen bir bilgisayar programlıyor. Araştırıcılar bilgisayardan sadece çok fazla kelime okumasını istediğinde, zihinsel testlerdeki performansı gençlere benziyor. Fakat bilgisayar, bizim yaşam süremizde karşılaştığımıza benzer deneyimlere maruz bırakılınca performansı yaşlı kişiler gibi oluyor. Sıklıkla yavaşlıyor, fakat işleme (prosse) kapasitesi azalmıyor. Ayrıca bilgisayar veri tabanının artmasına bağlı deneyimi çoğalıyor,  zaman alsa da daha çok veri tabanı proses edebiliyor.

Çalışma, ekstra bilgilerin proses edilmesi gerektiğini; bu nedenle, yaşlı beyinlerin gençlerinkine göre, daha yavaş çalışır ve unutkan göründüğünü açıklıyor.

Araştırıcılar, mental kapasiteyi ölçmek için yapılan bazı nöropsikolojik testlerin daha çok gençlere uygun olduğunu belirtiyor. “Eşleştirilmiş ilişkili öğrenme” testinde denekten birbiriyle alakasız ‘boyunbağı’ ve ‘galeta’ kelimelerini hatırlaması isteniyor. Çalışmalar gençlerin bu testte daha başarılı olduklarını gösteriyor;  fakat bilim insanları,  alakasız çift kelime hatırlamanın yaşlıları daha fazla zorladığını gözlemliyor. Çünkü yaşlılar için bu iki kelime asla yan yana gelmez.

Araştırmacılar, yaşlıların anlamsız kelimeleri, gençlere göre daha zor öğrenmesinin, yaşlıların lisanı daha iyi anladıklarını gösterdiğini söylüyor. Yaşlılar, alakasız kelime çiftlerini öğrenmek için gençlere göre daha çok gayret gösterir, çünkü birbiriyle yan yana getirilmeyecek çok sayıda kelime bilirler. Bu yaşlıların neden nadir adları hatırlamakta zorluk çektiğini de açıklar.

Kaynak:

 Sarah Knapton, The Telegraph, 20 Jan 2014.

(**) Yazarın “Yaşlanmak ayrıcalıktır, yaşlılık bilgeliktir” kitabında da yer almıştır.

 

 

Bu yazı toplam 7699 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim