• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 26 °C

Obezojenik Çevreye dikkat!

Obezojenik Çevreye dikkat!
Obezite kompleks, multifaktöriyel bir hastalıktır ve gelişiminde genotip ve çevre koşullarının karşılıklı etkileşimi söz konudur.

Risk etmenleri  arasında hipertansiyon,  tip 2 diyabet, koroner kalp hastalıkları, diğer aterosklerotik  hastalıklar, kalp krizi, safra kesesi hastalıkları, osteoartrit,  jinekolojik anomaliler, solunum yetersizlikleri,  endometrium, göğüs, prostat, pankreas,kolon ve rektum kanserleri, bacaklarda varis, karın fıtıkları, akciğer ve deri enfeksiyonları, psikolojik bozukluklar yer alır.

 Dünya Sağlık Örgütü   verilerine göre, obezite; tip 2 diyabetin %80’inden, iskemik kalp hastalıklarının %35’inden ve hipertansiyonun %55’inden sorumludur.

 

Ayrıca obezite; morbidite  ve mortaliteyi  arttıran birincil etmenler arasındadır. Ülke ekonomisini olumsuz yönde etki eden önemli bir halk sağlığı sorunudur. Tüm dünyada aşırı kiloluluğun ve obezitenin prevelansı giderek artmaktadır.

 Dünya Sağlık Örgütü 2005  verilerine göre dünyada 400 milyonun üzerinde obez ve 15 yaş üstü yaklaşık 1.6 milyar aşırı kilolu birey bulunmaktadır. 2015 yılında bu oranın sırasıyla 700 milyon ve 2.3 milyara ulaşacağı öngörülmektedir.

 Obezite sadece yetişkin kadın ve erkekleri değil çocukları ve gençleri de etkilemektedir. Çocukluk çağı obezitesindeki yıllık artış giderek büyümektedir. Günümüzde (2010 Yılı) 5 yaş altı hafif şişman  çocuk sayısının 42 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayının yaklaşık 35 milyonunun  ise gelişmiş ülkelerde yaşadığı öngörülmektedir. Yağ ve şeker içeriği fazla olduğu için  enerjisi yüksek, vitamin, mineral diğer sağlıklı besin bileşenlerinden fakir  besinlerin fazla tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite, tarım, taşımacılık, şehir planlama, çevre, besin işleme, dağıtım ve pazarlama, eğitim gibi alanlarda  izlenen sosyal, kültürel  ve ekonomik politikalar sonucu obezitenin giderek yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu haline gelmesi, tüm dünyada obezite ile mücadele çalışmalarının başlamasına neden olmuştur.

  Sorun toplumsaldır, bu nedenle çözüm için toplum tabanlı ve multisektörel-multidisipliner bir yaklaşım sergilenmelidir. Obezite ve risk faktörlerinin azaltılmasına yönelik olarak hazırlanacak bir toplum tabanlı programın başarılı olabilmesi için toplum ve sorunları iyi tanımlanmalı ve toplum katılımı sağlanmalı, toplumsal mesajları kapsayan, iyi kurgulanmış kitle kampanyalarıyla desteklenmelidir.

 Birinci basamak sağlık kurumları, gönüllü organizasyonlar, yiyecek endüstrisi ve süpermarketler, iş yerleri ve yerel medyanın desteği alınmalıdır. Tüm toplum programlarının temel unsurları iyi izlenmeli ve değerlendirilmelidir.

 

Maalesef birçok yetişkin, çocuk ve genç sağlıklı yaşam için çevresini ve yiyeceğini seçememektedir ve onlar bu obezojenik çevredeki seçimlerinin bir yaşam boyu kendilerini etkileyeceği konusunda  sınırlı bilgiye sahiptirler. Bu nedenle   toplumun obezite ile mücadele konusunda bilgi düzeyini artırmak öncelikli hedef olmalıdır.  

 Böylelikle, bireylerin sağlıklı yaşam için sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmalarını teşvik etmek ve obezite ve obezite ile ilişkili hastalıkların (kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kas iskelet sistemi hastalıkları vb.) görülme sıklığını azaltmak olası olabilir.

  Yazan:Prof.Dr. Sevinç Yücecan      

H.Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim