• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 13 °C

Oruç ve Kronik Hastalıklar

Oruç ve Kronik Hastalıklar
Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Uzm. Dyt. Canan Uysal "ORUÇ VE KRONİK HASTALIKLAR"ı SAĞLIĞINSESİ okurları için kaleme aldı:

 

 

İnsanlar canlılıklarını sürdürmek için, her gün düzenli olarak, birkaç kez yemek yemenin gerçekten şart olduğunu düşünür ve yerler, ancak yeme durumu sadece bununla kalmaz, çünkü insanlar duygusal ihtiyaçları için de yerler ve böylece, çok zaman gerçek beslenme bilinci ikinci plana kalabilmektedir. Bilinmektedir ki, sürekli aşırı yeme, fazla kilolu ve obez olmak ve bazı kronik hastalıkların ortaya çıkmasına ve komplikasyonlar eşliğinde ilerlemesine neden olur. Bu nedenle hastalıklara zemin hazırlayan tüm olumsuz çevresel faktörlerin yanında, beslenme şekliyle oluşan hastalıklara da odaklanmak gerekir. Duygusal yeme alışkanlıkları da odaklanılması gereken  diğer önemli bir durumdur. Oruç süresince ve sonunda insanlar beslenme ihtiyaçların, aşırı iştahın ve fazla yemenin vb. beslenmeyle ilgili durumların farkında olurlar.

 

Ramazan ayında oruç tutmanın genel sağlık üzerinde muhteşem olumlu değişiklikler  geliştirmesine rağmen kronik hastalığı(diyabet, böbrek ve karaciğer hastalıları,psikiyatrik hastalıklar, migren, gebelik vb) olan bazı insanlarda bunun tam tersi gözlenebilir. Oruçlu hastalarda metabolizma açlığa göre düzenlenmektedir ancak,  kandaki elektrolitler (sodyum, potasyum, kalsiyum), bazı enzimlerin seviyeleri ve oranları değişir, kullanılan ilaçların etkileştiği proteinlerin miktarı değişebilir ve ilaçların optimal kan seviyeleri bozulabilir. Bu nedenle bu hastaların oruç tutmaları uygun olmaz. Oruç, hipoglisemi, hiperglisemi, ketogenesis ve hipovolemi dahil olmak üzere birçok olumsuz sonuçlar da doğurabilir.

 

Oruç tutmak isteyen kişiler, başta diyabet hastaları ve diğer kronik hastalığı olanlar, Ramazan ayı başlamadan önceki son 2 hafta -1 ay içerinde bu konuda erken bir değerlendirme(metabolik kontrol, elektrolitler, böbrek fonksiyonları, genel muayene vb), ilaç tedavisi ayarlamaları ve beslenme önerileri hakkında bilgi ve  eğitim  almak için mutlaka bir doktora ve ulaşma imkanları var ise bir diyetisyene başvurmalı, şahsa özel eğitim ve tavsiyeleri almalıdırlar. Hatta hastalar, ramazandan önce oruç tutmayı deneyimlemeleri ve doktorlarıyla bunları paylaşmaları daha güvenli bir oruç için ilk basamak olacaktır.

Doktor, tüm bu sonuçlara göre, hastanın oruç tutma veya tutmaması gerektiği kanaatine varacaktır. Özellikle kronik hastalığı olanların uzman doktorlarına, diyetisyenlerine, diyabet hemşirelerine ve eczacılara kolay erişimleri için de ekstra gayret sarfedilmelidir.

Ayrıca, hastalardan Ramazan ayında oruç süresince  bir kayıt defteri doldurmaları bazı önemli parametreleri ( tansiyon, ağırlık, şeker,ilaç dozları, besin tüketimleri, kendilerini nasıl hissettikleri vb) kaydetmeleri istenmelidir.

Böylece her hasta kendi sağlık risk alanlarını belirleyebilir, bunları doktoruyla paylaşabilir ve gelecek yıl oruca daha sağlıklı başlayıp daha sağlıklı devam edebilirler. Bunların yanında bu ay sağlıklı bireylerin de, sağlıklı oruç tutabilmek maksadıyla, kendi sağlık durumlarını belki de yaşamlarında ilk kez kontrol ettirme fırsatı yakalama ayı olabilir.

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim