• BIST 97.454
  • Altın 221,376
  • Dolar 5,5966
  • Euro 6,4117
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

Osteoporozun Tanı ve Takibinde Kemik Yoğunluğu Ölçümleri

Yeşim Gökçe Kutsal

Osteoporoz hastalığının gerek tanısı ve gerek takibi; öykünün alınması, kapsamlı bir muayene, kan ve gerekirse idrar analizleri ve görüntüleme yöntemlerinden ibarettir. Tanı ve takipte kullanılan görüntüleme yöntemlerinin başında yer alan; “Kemik Yoğunluk Ölçümleri” tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de yıllardır yaygın olarak kullanılmaktadır. Hastalarımızın bu ölçümler ile ilgili olarak bazı önemli gerçekleri bilmeleri yararlı olacaktır.  

AVANTAJLAR VE DEZAVANTAJLAR

Kemik Yoğunluk Ölçümleri için kullanılan DXA (Dual enerjili X-ışını dansitometri) oldukça geniş avantajlara sahip bir yöntemdir;  güvenli ve kolay kullanılan bu cihaz ile kısa sürede ve düşük oranda radyasyon alınarak farklı bölgelerden ölçüm yapma olanağı vardır, bu tür cihazlar için önemli olan; doğruluk ve kesinlik oranı yüksektir.

Bununla birlikte bazı dezavantajlarının da bilinmesi gerekir; kemiğin farklı iki yapısı olan kortikal ve trabeküler kemiğin ayrımını yapamaz, kireçlenme (osteoartrit) olan bölgelerde veya obez hastalarda teknik nedenlerle ölçüm yanılmaları olabilir ve ayrıca cihazdaki referans değerler ülkemizin verilerine dayandırılarak kullanılmalıdır.

NASIL ÖLÇÜLMELİ

Uluslar arası Klinik Dansitometri Derneği önerileri doğrultusunda ölçümler aynı firmanın cihazı ile ve olanak varsa aynı teknisyen tarafından yapılmalıdır. Bir diğer öneri, “santral” ölçüm, yani tüm hastalarda ön-arka omurga ve kalça ölçümü yapılmasıdır. Kalça kırığı riskinin belirlenmesi için kalça ölçümü önemli olurken, osteoporoz tedavisi alan hastalarda tedavinin değerlendirilmesi için ise; omurga ölçümü daha iyi göstergelerdir.

Ayrıca hekimlerin, teknisyenlerin ve hastaların mutlaka göz önüne almaları gereken bir başka önemli detay ise; hastaların düzgün ve çekime uygun pozisyonda yatırılmasıdır. Bu durum ölçüm sonuçlarının doğruluğu açısından büyük önem taşır.

NE SIKLIKTA ÖLÇÜLMELİ

Kemik yoğunluk ölçümlerinin sıklığı hastanın durumuna, kemik yoğunluk ölçümlerine verilen ilaca göre değişir. Bununla birlikte genel olarak öneriler şu şekildedir: Menopoz sonrasında ve 65 yaş ve üzerindeki erkeklerde 1-2 yıl ara ile yapılabilir. Herhangi bir hastalığa veya ilaç kullanımına bağlı olarak osteoporoza yakalanmış kişilerde bir yıl ara ile, osteoporoz hastalığı açısından hiçbir riski olmayanlarda ise, beş yıl ara ile yapılabilir. Osteoporoz tedavisi alan hastalarda ölçüm kemik yoğunluğu stabil hale gelinceye kadar bir iki yıl ara ile tekrarlanmalı, daha sonra sıklığı azaltılmalıdır. Kemik yoğunluk ölçümünde stabilizasyon sağlandığı zaman hastalığın durduğu, osteoporotik kırık riskinin azaldığı ve hastaya verilen tedaviye iyi yanıt alındığı sonucu çıkarılmaktadır.

Bu yazı toplam 1731 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim