• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 13 °C

Öyle Bir Hastalık Ki!

Öyle Bir Hastalık Ki!
Hastalar genellikle geç tanı alıyor, semptomların başlaması ile tanı arasında geçen süre ise 8-12 yıla kadar uzayabiliyor. Ortalama tanı yaşı genellikle 40 ile 50 arasında değişiyor.

Akromegali hastalığının bilinirliğini arttırmak ve erken önlem alınmasını sağlamak amacı ile, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından da onaylanan 15 Nisan Akromegali Günü’nde her yıl çeşitli etkinlikler organize ediliyor.Bu yıl da farklı illerde Akromegali Günü nedeni ile hasta ve hekim toplantıları düzenlendi.

 17-18 Nisan tarihlerinde Sivas’ta da bilimsel bir program gerçekleştirildi. Bu program kapsamında yapılan açıklamada Prof. Dr. Tomris Erbaş (Hacettepe Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma B.D. Üyesi)ve Prof. Dr. H. Sebile Dökmetaş (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma B.D. Üyesi) konuya dair bilgi verdiler.

Akromegali hastalığı hakkında verilen  bilgiler şöyle:

“Akromegalinin nedeni, hastaların %98’inde büyüme hormonu salgılayan hipofiz adenomlarıdır. Akromegaliye neden olan hipofiz adenomlarının, %80-85’i bir santimetreden büyük, %15-20’si ise bir santimetreden küçüktür. Kemik büyüme hatları kapandıktan sonra oluşan, büyüme hormonu salgılayan adenomlar akromegali kliniğine yol açıyor ve ekstremitelerde büyüme ile yüzde kabalaşmaya neden oluyor. GH salgılayan adenomlar çocuklarda ve gençlerde kemik büyüme hatları kapanmadan önce gelişirse devlik tablosu oluşuyor.

  Belirtileri:

Akromegali hem fiziksel görünüşü, hem de genel sağlığı etkileyebiliyor. Fiziksel görünüşte meydana gelen değişiklikler yıllar içinde oluşabileceği için hemen göze çarpmayabiliyor. Akromegalinin erken evrede ortaya çıkan bazı belirti ve bulgularının yanlışlıkla yaşlanmaya veya başka hastalıklara bağlı olduğu düşünülebiliyor. 

  • El ve ayaklarda kademeli olarak büyüme
  • Yumuşak doku şişliği
  • Adet düzensizlikleri / iktidarsızlık
  • Terleme
  • Baş ağrısı
  • Görme bozuklukları
  • Karpal tünel sendromu
  • Kas güçsüzlüğü / yorgunluk
  • Eklem ağrısı
  •  Sinüs ödemi
  • Uyku apnesi (solunumun geçici olarak durması)
  • Ciltte kalınlaşma, yağlanma, sivilcelenme
  • Kaba yüz görünümü, özellikle alın, burun, dudaklar, dil ve çenede büyüme

Bu tür şikayetleri olan kişilerin vakit geçirmeden bir hekime müracaat etmeleri, hastalığın daha fazla ilerlemeden kontrol altına alınabilmesini sağlaması açısından son derece önem taşıyor.

  Tanısı

Akromegali hastalarına tanı koyarken, büyüme hormonu ve IGF-1 düzeyi ölçülüyor.Şeker yükleme testi  de yapılıyor.. Klinik bulgular akromegaliyi desteklediği zaman hipofiz görüntülemesi için MR yapılması da öneriliyor.

 Akromegalik hastaların yaklaşık %60’ı kalp hastalıklardan ve %25’i solunum sistemi hastalıklardan kaybediliyor.

Adenomun oluşturduğu bası semptomları baş ağrısına,  görmede azalmaya ve kafa sinirlerinde felçlere neden olabiliyor. Büyük adenomların oluşturduğu lokal baskı, diğer hipofiz hormonların salgılanmasında azalmaya yol açarak hormon eksikliği oluşturuyor.

 

El ve ayaktaki büyüme ile yumuşak doku şişliği, ayakkabı ve yüzük numarasında artışa neden oluyor. Burunda ve dilde büyüme ile birlikte çenenin öne doğru çıkması ve alın kemiklerindeki büyüme, yüzde kabalaşmaya yol açabiliyor.  Akromegalik hastaların %60-70’inde eklem ağrıları görülüyor.  Karpal tünel sendromu akromegalik hastaların %20-30’unda görülüyor. Aşırı terleme, ciltte yağlanma, kalınlaşma akromegalinin cilt bulgularını oluşturuyor.

 

Akromegali ile birlikte şeker hastalığı yaklaşık hastaların %20-40’ında görülüyor. Hastaların %60’ında hipertansiyon gelişiyorr. Kalp yetmezliği hastalığın ileri dönemlerinde  görülebiliyor.  

 Dil büyümesi, burun polipleri, bademciklerdeki büyüme solunum fonksiyonlarını etkiliyor. Akromegalik hastaların %60-70’inde uyku apnesi gelişebiliyor  ve horlama ile birlikte seyredebiliyor. 

 Akromegalik hastalarda noduler guatr görülme sıklığı %30-90 gibi yüksek oranda bildiriliyor.Hastaların yaklaşık %3-6’sında tiroid kanseri gelişebiliyor.  

Tedavisi

 Akromegalik hastalarda, cerrahi tedavi (ameliyat), ilaç tedavisi ve ışın tedavisi uygulanabiliyor. Ameliyatlar için deneyimli merkezlerin seçilmesi gerekiyor. Ameliyat tedavisinden sonra hastaların büyük çoğunluğuna ilaç tedavisi uygulanması gerekebiliyor.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim