• BIST 104.289
  • Altın 145,767
  • Dolar 3,5091
  • Euro 4,1835
  • İstanbul : 25 °C
  • Ankara : 32 °C
  • İzmir : 28 °C

Özel Bir Dostun Kaybının Çağırdığı Anılar

Özel Bir Dostun Kaybının Çağırdığı Anılar
Değirmenköy, Silivri`ye bağlı köylerden birisi. Çerkezköy yoluna doğru anayoldan yaklaşık 1 km ötede çok güzel bir köy... Hafta içi, Belediye`ye uğradık eşimle. Orada bir memur ile tanıştık.


36-38 yaşlarında. Düzgün, temiz, ütülü takım elbisesi, kravatı ile bizi çok nazik bir şekilde karşıladı. Bilgisayara tüm kayıtları, tutanakları mahir ve tecrübeli bir şekilde girdi. Odası son derece düzenliydi. Tüm dosyalar düzgün bir şekilde raflara yerleştirilmişti; aykırı, dağınık duran bir kağıt bile yoktu ortalıkta. Biz oradayken gelen başka insanların da sorunlarını güler yüzle ve hızlıca çözümledi. Bu arada tabii ki sohbet ettik.


Bize en son katıldığı turla gittiği Paris anılarını bile anlattı. Yaşamın kaliteli geçmesinde belirleyici faktörün bireyin kendisinin olduğunu, olumlu bir şey üretmenin, küçük olaylardan mutlu olmanın yaşam sanatının sergilenmesinde temel taşlardan olduğunu bir kez daha öğretti bize bu kısa sohbet. Yaşam kalitesinin artmasını sağlamada paranın her zaman mutlak belirleyici rol oynamadığını, önemli olanın olumlu bakış açısı ve zamanı doğru kullanabilmek olduğunu gösteriyordu. Ve 23 yıl önceye gittik.
TEMAS İÇİN STAJ
Fakültede halkla ilk gerçek teması sağlamak, doktor adaylarını sahaya hazırlamak amacıyla son sınıfa konulan bir derstir `Halk Sağlığı Stajı.` 23 yıl önce bu stajı Çatalca, Silivri ve ona bağlı Değirmenköy, Karacaköy gibi köylerde yapmıştık. Belirlenen küçük gruplar pazartesi sabahı staj yerlerine hafta boyunca yatılı kalmak üzere bırakılır, cuma akşam üzeri tekrar toplanarak Cerrahpaşa`ya geri dönerdi.


İlk defa aşı kampanyalarına katılmak, sağlık ocağı çalışmalarına katılmak, bağış gelen ilaçları ayırıp ihtiyaca göre yeniden düzenlemek, esnafı gıda tüzüğüne uygunluk açısından denetlemek bizim için farklı deneyimlerdi.

Sahilde ancak paramızı denkleştirebilerek gittiğimiz lüks lahmacuncunun, açık havada sineklerin uçuş alanı haline gelmiş pis bir tahtanın üzerinde satırla kestiği etlerle lahmacun hazırlama yöntemlerini, en afili pastanenin tuvalete koyduğu altı çatlamış plastik kovada krema hazırlandığı yerleri görünce, uzun süre lahmacun ve pasta yiyememiştik.
Züccaciye dükkanına dalmış filler gibiydik. Sağlık ocağı doktoru Halil Ağabey’in, hemşire ve sağlık memurlarının bizlere ne kadar hoşgörü ile yaklaştıklarını şimdi değerlendirebiliyorum. O güne kadar teoride, masa başında öğrendiğimiz bilgileri, gündelik yaşama geçirme egzersizleriydi bu staj. Sadece bilgi yetmiyordu. Empati, hoşgörü, karşınızdakinin değer yargılarını, yaşama bakış açısını değerlendirip onu anlayarak ilişki kurabildiğiniz, yani insani faktörleri devreye sokabildiğiniz takdirde bu bilgiler kullanılabilir hale geliyordu.
KORUYUCU HEKİMLİK
Masa başında alınan birçok karar, ancak saha uygun ise gerçekleşebiliyordu. Sahayı uygun hale getirmekte ‘ilk basamak hekimliği’nin öneminin farkına vardık. Verem Savaş Dispanserlerinin, aşı kampanyalarının büyük bir başarı getirmesinin altında saha kavramının ciddiye alınması vardır. Koruyucu hekimlik başarılı bir şekilde yapıldığında tedavi edici hekimliğe ayrılan zaman ve kaynak israfının ne kadar azalacağını gördük. Tıbbın aynı zamanda sosyal bir bilim olduğunun ayırdına varmaya başladık.
Mehmet’le (Keleş) ara sıra Değirmenköy’ e kaçardık. Nişanlılarımızın da içinde olduğu grup Değirmenköy’ deydi. Silivri’de mesai bitiminde Çerkezköy otobüslerine binip Değirmenköy’de iner ve 1-2 saat sohbet eder, karanlık basmadan, Silivri’de kalacağımız yerlerin kapısı içten kilitlenmeden geri dönerdik.

Haftada 1-2 kez yapardık bunu. Bir defasında köy köpeklerine yakalanmış, paçayı zor kurtarmıştık Mehmet’le. Tanıdığım en güzel insanlardan biri olan Mehmet’le dostluğumuz daha da pekişmişti Silivri’de. Karşısına çıkan herkesin sorununu çözmeyi yaşamının ana felsefelerinden biri yapan çok özel insanı, Roma`da Ford bayileri toplantısındaki kaza aldı aramızdan. 23 yıl sonra Değirmenköy’e ilk defa Mehmet olmadan geldim. (16.04.2006)


Yazan: Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Doktorlar da İNSANDIR!21 Ekim 2015 Çarşamba 15:44
  • "Bu Çerçeve Yüzde 5 Fazla Oy Kazandırır Size"18 Ağustos 2015 Salı 18:33
  • Ameliyat Sırasında Açık Artırma14 Ağustos 2015 Cuma 15:23
  • Performans Sisteminin de...08 Ağustos 2015 Cumartesi 19:06
  • Arrest Mi Abdest Mi?15 Temmuz 2015 Çarşamba 14:13
  • Hasta Adami Mi Ameliyat Edecesunuz?14 Temmuz 2015 Salı 12:41
  • Hocanın Unutulmaz Tükürüğü...13 Temmuz 2015 Pazartesi 13:57
  • Bir Doktorun Hayatını Kurtarmışım Da Haberim Yok!17 Temmuz 2014 Perşembe 08:46
  • Ameliyat Olacak Kişi Doktor Olunca11 Temmuz 2014 Cuma 12:09
  • Omuz Atmak Mı,Omuz Vermek Mi?08 Ocak 2014 Çarşamba 18:56
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim