• BIST 93.469
  • Altın 228,500
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C

POLİTİKALARIMIZI ÖNYARGILAR ÜZERİNE KURAMAYIZ

Celal Yıldırım


?Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.?


İletişim ve algılama; sadece yukarıdaki deyişin sahibi Mevlana?nın işaret ettiği gibi yüzyıllar öncesinin sorunu değil malesef. Günümüzde de aynı durumları yaşıyoruz.

Bu durum sadece algılayamama ve anlatamamadaki ?beceriden, becerisizlikten? kaynaklanmıyor. Çoğu zaman anlamak istememekten yani önyargıdan kaynaklanabiliyor.

Önyargı; kendini karşıtlık üzerinden tanımlayanların oksijeni. O olmadan yaşamaları olanaklı değil. Ülkemizde siyaset yapma biçimi bu anlayış üzerine kurulu. Ne yazık ki bu anlayış kendini meslek kuruluşlarında da gösteriyor. Kimileri kendilerini milat olarak görüyor. Her şeyin kendileri ile başladığını düşünüyor.

Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz derler; geçmişe takılıp kalan da geleceği kuramaz. Türk Dişhekimleri Birliği?nin büyük bir onurla taşıdığı 20 yıllık geçmişi var; geçmişin birikimleri üzerine her adımda, her solukta oda başkanlarıyla birlikte sorgulayarak oluşturduğu duruşu var.

Politika, sadece geçmiş ve gelecek üzerine kurgulandığı zaman ?şimdiyi? yaşayamazsınız. Yaşam da böyledir. Ânı yaşamak, yani şimdiyi yaşamak ve geleceği kurgulamak gerekir.
TDB; kurulduğu günden beri dişhekimliği hizmetlerinin sunumu ve finansmanı konusunda tartışıyor. Ve tartışmaya da devam edecek.

Sürekli tartışacağız ve ilkesel kararlarımız olmayacak mı? Esen rüzgara göre mi tavır alacağız?

Türk Dişhekimleri Birliği hiçbir zaman esen rüzgara göre politika oluşturmamıştır. Hayatın gerçekleri ile örtüşen; toplumun çıkarıyla dişhekiminin çıkarını ortaklaştıran bir politikadan yana olmuştur. Politik duruşunu tartışarak, sorgulayarak, kendi ilkeleri ve doğruları üzerine oluşturmuştur.

Hükümetin sosyal güvenlik sistemleriyle (her yeni taslakta adı değiştiği için genel bir adlandırma yaptım) ilgili taslakları konusunda TDB?nin görüşünün olmadığını söylemek iyi niyetli bir tavır değildir. Bunları biz söylüyorduk, şimdi TDB söylemeye başladı demek tarihin kendisiyle başladığı vehmine kapılmaktır. Ve bu, tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır.

TDB?nin ne söylediğini dosta ve düşmana anlatmak için bir kez daha ifade edelim:

Sağlık Hizmetleri piyasa anlayışına terk edilemez. (Piyasa daha çok tükettirmeyi amaçlayan bir sistemdir. Bu nedenle sağlığın daha çok tüketilmesine yönelik sistem oluşturmak kabul edilemez.) Devlet; ?piyasayı? kontrol etmek için sağlık hizmetlerinin sunumunda kesinlikle olmalıdır.

Sosyal güvenlik harcamalarında devlet bütçesinden daha çok katkı ayırmalıdır. Kamu ve özel sektörde çalışan dişhekimleri bu ülkenin kaynaklarıdır. Kamu ve özelde çalışan dişhekimleri birbirlerini yok etmeden, birbirlerine tamamlayarak dişhekimliği hizmetlerini sunacak şekilde organize edilmelidir. Yani sosyal güvenlik kapsamında olan tüm bireyler, kuralları konulmuş bir şekilde dişhekimliği hizmetlerini özel muayenehanelerden de alabilmelidir.

Sağlık hizmetleri sunumunun sadece kamu eliyle verilmesi gerektiği görüşünü ilkesel olarak doğru bulmuyoruz. Sağlık hizmetlerinin özel sağlık kuruluşları tarafından da verilmesi gerektiği ve sosyal sigorta anlayışı çerçevesinde özel sağlık kuruluşlarından hizmetin satın alınmasının doğru ve gerekli olduğunu belirtiyoruz.

Bu anlamda hükümetin dişhekimliği hizmetlerini özel sağlık kuruluşlarından da almayı amaçlayan Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısını olumlu buluyoruz. Bu yaklaşımımız yasa tasarısını tümüyle olumladığımız anlamına gelmemeli. Her platformda yasa tasarısına yönelik eleştiri ve önerilerimizi ifade ettik, etmeye de devam edeceğiz.

Yasa tasarısında dişhekimliği hizmetleriyle ilgili düzenlemeler iki tarafı keskin kılıç olarak önümüzde duruyor. Bu kılıç mesleğimize ve halk sağlığına yararlı da olabilir, zarar da verebilir. Türk Dişhekimleri Birliği?nin önerileri dikkate alınmaz ve meslektaşlarımız bu düzenlemeye sorgusuz evet derse kaybedecek olan sadece dişhekimleri olmayacaktır.


Bu yazı toplam 1836 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim