• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 11 °C

Pratisyen Hekimler İSYAN ETTİ!

Pratisyen Hekimler İSYAN ETTİ!
Ankara Tabip Odası(ATO) Pratisyen Hekim Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Çakmak, pratisyen hekimler olarak isyan ettiklerini, geleceklerini bilmek istedikleri söyledi.

Çakmak “ 2005 yılından bu yana 1. Basamak Sağlık Hizmetleri alanında ‘Aile Hekimliği’ pilot uygulaması sürdürülmeye çalışılıyor. Şu ana kadar 41 il uygulama kapsamındadır. Hükümet 2010 yılında 81 ilde uygulamayı yaygınlaştırma iddiasındadır.

Ankara’da da 18.03.2010 tarihli Sağlık Müdürlüğü yazısıyla, “Aile hekimliği uygulamasına geçiş” takvimlendirildi. Böylece Başkent’te 15 Temmuz’da uygulamanın başlaması ile girilecek yol için son dönemeç de dönülmüş oldu. Bu dönemecin arkasında bizleri, pratisyen hekimleri, hizmet sunduğumuz halkı neler bekliyor? Gidilmemiş bir yoldan yürümüyoruz. Beş senedir, güya aksayan yanları görüp düzeltme düşüncesiyle ‘pilot yasa’ ile yürünmeye başlanan bu yolda halen pilotvari, sarsak bir gidiş olsa da bir hayli deneyim birikmiş durumda.. Biz pratisyen hekimler için de edinilmiş hiçbir tecrübe kendi deneyimimizdeki kadar yakın, içerden ve tedirgin edici değildi. Hekimlikte tedavisi zor bir hastalığın adını uyarlayarak söylersek bunun adı “HUZURSUZ 1. BASAMAK SENDROMU”dur. Bu belirsiz durumun belirgin olan tek yanı bu tanımı olmalı!" dedi.

 Çakmak ATO' da düzenlenen basın toplantısında özetle şunları söyledi:

 

“Geçiş sürecinde atılan adımlar yeni duruma adaptasyonu sağlayacak huzursuzluğu azaltacak adımlar olması gerekirken tam aksine huzursuzluğu derinleştiriyor.

Kalıcı yeni yasa da hala çıkmamış olduğu için, özlük haklarına ilişkin sorulan sorular pilot uygulamanın ilk acemi adımlarının belirsizliği arkasında gizlenmeye çalışılıyor. İş güvencesizliği, çalışma koşulları ve izin koşulları ile ilgili tüyler ürperten gerçeklikler 657 sayılı yasaya tabi pozisyondan izinli sayılan ve istendiğinde geri dönülebilen -henüz tam kapanmamış kapının aralığından sızan ışık umuduyla- hafifletilmek isteniyor. Bu devlet ciddiyetine yakışmayan bir kandırma yoludur. Ancak geri dönecek bir pozisyonun kapısının kapanmış olacağını yaşadıktan sonra görme ihtimali ne acı ve ürkütücü!

 

Bütün bu köklü değişiklik iddiasını karşılayacak sağlık insan gücünün yenilenmesi sürecindeki “ilk adım” sonraki adımların nasıl olacağı konusunda fikir veriyor. 1. Aşama Uyum Eğitimi adı altında yapılan eğitim neye uyumu sağlamak istemektedir? Mezuniyet sonrası eğitimde hangi ihtiyacı karşılamaktadır? Yeni sistemin talep ettiği insan gücünü yetiştirmek çeviri ve eklektik metinlerle sağlanabilir mi? Bu eğitimin, nereye konulması gerektiğini tespitte yetkililerde zorlanmış olacak ki, mezuniyet sonrası eğitimde, genel pratisyenlik uzmanlık eğitiminde, akademik dünyada karşılığı olmayan; uyum eğitimi adlandırmasıyla işin içinden çıkmaya çalışmışlardır. Sözü edilen ‘Uyum Eğitimi’ belki gerçekten arzulanan “uyumlu olma halini” yaratma işlevini yerine getirmiştir ama, sadece o kadar! Eğitimde olması gereken bilimsel ve mesleki katkıdan bu eğitimlerde söz edilemez. Uyum atmosferinde, iş barışında açtığı-açacağı yaralar da cabası… Bakınız; kurstan ‘sizlere hakkımı helal etmeyeceğim’ diye ayrılan kursiyer sayılarına ve eğiticilerin yaşadığı travmalara...

 

Bütün bu belirsizlik ve uyumu bozan atmosferde 1.basamak hekiminin tutunduğu tek dal; şimdiye dek verdiği hizmetlerde hiçbir zaman alamadığı emeğinin karşılığını alabilme umududur.

       

          

Pilot yasa kaldırılarak asıl yasa çıktığında uygulamanın tüm Türkiye’ye yaygınlaştığında, ortaya çıkacak tablonun aile hekimliğinin uygulandığı ve şimdi geriye dönülmeye çalışıldığı diğer ülke deneyimlerinde gibi olabileceği ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu tekrar ve bir kez daha hatırlatıyoruz.

 

Yürüyeceksek pilotun sarsak deneyimsiz adımlarıyla değil, çalışma, emeklilik koşullarımızın ve ücretlerimizin tam ve net tarif edildiği bir yolda yürümek istiyoruz.

1. basamak sağlık hizmetleri şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de bu alanı bilen, bu alanda ‘ustalaşmış’ pratisyen hekimler tarafından verilmelidir.

           

1. basamak sağlık hizmetleri için Tıp Fakültesi eğitimi üzerine yapılandırılmış gerçek bir birinci basamak uzmanlık eğitimi oluşturalım. Çeviri, kaptı kaçtı “uyum eğitimleri”yle bunun olmayacağı açıktır.

Geçilmeye çalışılan sistemde pozisyon ne olursa olsun hekim maaşı tabanı 4.000 TL olmalı üretilen işe ve yapılan hizmetin ek özelliklerine göre diğer katkı payları bu tabanın üzerinden değişkenlik göstermelidir.

          

1. basamak sağlık hizmetlerini şimdiye dek pratisyen hekimlerle yürüten ekibin diğer üyeleri olan arkadaşlarımız; ebe,hemşire, sağlık memuru,  iş güvencesiz ve bu günkü çalışma şartlarından daha düşük ücretlerle çalışmaya zorlanmamalıdır.

          

Bu sürece ilişkin kaygılarımızı paylaşıyor, sağlık çalışanlarının geleceğe ilişkin hassasiyetlerini ifade ediyoruz.

 

Ankara’da yürütülmekte olan süreç zaman olarak dar aralıklara sıkıştırılmış, hekimleri iki arada bir derede bırakan bir süreçtir. Hekimlerin aldıkları puanların kaynakları şeffaf olarak belirtilmemiş, belirlenen pozisyonların dışında kalanların geleceği muğlak bırakılmıştır.”

         

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim