• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • İstanbul : 30 °C
  • Ankara : 35 °C
  • İzmir : 35 °C

Profesörler Özel Hastanelerde ÇALIŞACAK(mı)

Profesörler Özel Hastanelerde ÇALIŞACAK(mı)
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD), Dernek, kamuoyuna yapılan “profesörler mesai sonrası özel hastanelerde serbest olarak çalışabilecek” açıklamasının bir kandırmaca olduğunu ileri sürdü.

 

 

Sağlık Bakanlığının tam gün çalışma ile ilgili hazırladığı iki maddelik yasa teklifi ile, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına rağmen hukuksuzlukta ısrar ettiğini ve hekim haklarını onarılmaz şekilde zedelediği bildirilen açıklamada özetle şöyle denildi.

  “Bilindiği gibi kamuoyunda Tam Gün Yasası olarak bilinen yasa ile ilgili Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını açıklamış ve hekimlerin serbest çalışmasının kısıtlanmasının Anayasa’ya aykırılığını net bir biçimde belirtmiştir. Gerekçeli kararın daha mürekkebi kurumadan, Sağlık Bakanlığı, Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptal edilen maddelerde küçük değişiklikler yaparak, Ocak 2011 içerisinde torba yasa maddeleri ile birlikte yasalaştırmaya çalışmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın kararına rağmen hukuksuzlukta ısrar edilmekte ve hekim hakları onarılmaz biçimde zedelenmektedir.

 Profesörlere yalnızca SGK ile anlaşması olmayan hastaneler için izin verilmektedir. Türkiye’de SGK ile anlaşması olmayan hastane sayısı bir elin parmaklarından azdır ve üç büyük şehir dışında bu özellikte hastane de bulunmamaktadır. Profesörlere sanki bir hak veriliyormuş gibi yapılarak, mesai sonrası serbest çalışması Anayasal olarak tanınmış olan tüm hekimlerin bu hakkı elinden alınmakta ve hekimler arasında ayrımcılık körüklenmektedir.

Karşılığı olmayan, etik dışı bir rekabet körüklenmiştir. Hekim açığını kapatmak düşüncesiyle, uzmanlık eğitim süreleri düşürülmüş, tıp eğitimi kötüleşmiştir. Türlü vaatlerle sözleşmeli hale getirilen, aile hekimleri 4/C statüsüne düşmüşlerdir. Hekimi ucuz işçi haline getiren, güvencesiz çalışma koşullarına ağır ağır alıştırmayı amaçlayan bu sistem, tüm hekimlerin ve halkın da yararına değildir.

 Hekimler yapılanların farkındadır. Taşıma suyla dönen değirmenin er ya da geç suyunun kesileceğini ve sistemin zora düşeceğini de bilmektedir. Suskunluk sistemi kabullenmekten değil, hukuksuzluğun boyutlarına olan şaşkınlık ve çaresizlikle ilişkilidir. Neredeyse her ay yeni bir yasa ya da yönetmelik yapılmış ve her yeni yönetmelik bir eskisini tamamen değiştirmiştir. Hekimler idarenin ardı arkası kesilmeyen , bir hukuk devletinde tasavvur edilemeyecek olan uygulamalarından dolayı umutsuz, yılgın ve gelecekten kaygılı duruma düşürülmüşlerdir. Hiçbir yönetimin hele kendisi de hekim olan bir Bakan’ın böyle bir tablo yaratmaya hakkı yoktur. Sayın Bakan’a düşen, Anayasa Mahkemesi kararlarını tartışmaya yer bırakmayacak tarzda uygulamaktır. Anayasa’ya aykırılığı açık olan yeni bir yasayı, Anaya Mahkemesine iptal başvurusu olasılığını ortadan kaldırmaya çalışarak yasalaştırmak yerine, hekimleri dinlemeli ve sivil toplum örgütlerinin görüşünü almalıdır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim