• BIST 99.065
  • Altın 228,803
  • Dolar 5,7905
  • Euro 6,7009
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Prostat Kanseri Tedavi Edilebiliyor Mu?

Erbil Ergenekon



Prostat; mesanenin altında, rektumun önünde, ceviz büyüklüğünde, erkek üreme sisteminin bir parçası olan, ejakülasyon (boşalma) esnasında spermi taşıyan semen için sıvı üreten bir salgı bezidir. Mesaneden idrarı boşaltan üretra kanalı da prostatın içinden geçer. Dolayısıyla prostat rahatsızlıkları ve kanserinin en belirgin özelliği prostatın üretrayı sıkıştırarak idrar akışını yavaşlatması, bazen de tamamen durdurmasıdır.


Prostatın iyi huylu büyümeside kanseride genellikle 50 yaş üzerinde görülür. Erkeklere özgü bir rahatsızlık olan prostat kanseri, sinsi bir hastalık olduğundan, prostat büyümesi söz konusu değilse, kansere ait hiç bir bulgu son evrelere kadar görülmeyebilir.

Belli bölge ve ırklarda değişik oranlarda görülmesi, genetik yatkınlık ve beslenme alışkanlıklarının önemli bir rolü olduğunu ortaya koymuştur. Soya ürünlerinin bol tüketildiği uzakdoğu ülkelerinde daha az görülen bu kanser türü, yüksek yağ içerikli beslenen toplumlarda daha sık görülmektedir (Örneğin A.B.D.'de, 7 erkekten birinde bu kansere rastlanmaktadır) Ayrıca likofen (domateste bulunan antioksidan bir madde), yeşil çay, selenyum ve E vitamini tüketimi hastalıktan koruyucu olabilmektedir.

Prostat Kanseri İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Artan yaş en önemli faktördür.

Prostat kanseri riski elli yaşın üzerindekilerde artmaktadır. Prostat kanseri vakalarının % 80'i 65 yaşın üzerindeki erkeklerdir.

Irk: Beyaz ırktan Amerikalılar'a göre Afrika kökenli Amerikalılar'da prostat kanseri riski daha yüksektir.

Aile Öyküsü: Prostat kanserine ilişkin aile öyküsü (prostat kanseri olan bir baba ya da kardeş) hastalık riskini artırır. En güçlü risk faktörleri ileri yaş ve siyah ırktan olmaktır. Yaş arttıkça risk artar. Ailesinde, özellikle birinci derece akrabalarında prostat kanseri olanların prostat kanserine yakalanma oranı olmayanlara göre daha fazladır. Gerçek anlamda kalıtsal prostat kanseri çok nadirdir ve genellikle 55 yaşın altındaki erkeklerde görülür. Bazı çalışmalar diyetle alınan yağın prostat kanserine yakalanma riskini arttırdığını öne sürmüşlerse de bu henüz tam olarak kanıtlanmamıştır. Belirtileri Nelerdir? Erken evredeki prostat kanseri belirti vermeyebilir.

Belirti verdiğinde ileri ever olabilir. Aşağıda sayılan şikayetlerden herhangi biri olduğunda mutlaka bir doktora başvurulması gereklidir. *Sık idrara çıkma (özellikle geceleri) *İdrar yaparken zorlanma *İnce ve kesintili idrar yapma *İdrar yaparken acı veya ağrı duyma *İdrarda kan görme *Sırt, kalça ve bel ağrısı

Teşhis Nasıl Koyulur?

PSA ismi verilen kan tetkikinin (kanda prostat-spesifik antijen düzeyine bakılması) yaygın kullanımı ile birlikte erken tanı yaygınlaşmakta, hastalık yayılmadan önce teşhis edilebilmektedir. PSA kan testinin sonuçları milimetrede nanogram (ng/ml) olarak verilir. 4ng/ml'nin altındaki değerler normal kabul edilir. 40-50 yaş arasında bu değer son zamanlarda 2,5ng/ml?ın altı olarak kabul edilmektedir. 4-10ng/ml arasındaki değerler sınır, 10ng/ml üzeri ise yüksek kabul edilir. PSA testi sonucu ne kadar yüksek çıkarsa, prostat kanseri riski o kadar yüksek demektir. Bu test kanserin varlığı hakkında kesin sonuç vermeyebilir çünkü prostat iltihabı ve benign prostat hiperplazisi (prostatın iyi huylu büyümesi) de PSA seviyelerini yükseltir.

Rektal tuşe, yani makattan elle kontrol de mutlaka yapılmaıldır. Bu muayene sonrası doktorunuz prostatta anormallikler görülüyorsa PSA testleri normal dahi olsa prostattan tanıiçin parça alınarak (biyopsi) patolog tarafından incelenip kesin tanı konması önerilir. Erken Teşhis Mümkün Müdür? 50 yaştan başlamak üzere her erkek her yıl bir doktora rektumdan (makattan) parmakla muayenesini yaptırmalı ve kanda PSA baktırmalıdır. Bu şekilde henüz belirti vermemiş, hastada şikayete yol açmamış erken evredeki prostat kanseri yakalanabilmektedir.

Eğer doktor muayenesinde şüpheli bir bulguya rastlar veya PSA değeri 4ng/ml'nin üzerinde olursa ileri tetkikler istenir PROSTAT KANSERİNİN TEDAVİ ALTERNATİFLERİ Prostat kanseri olan erkekler için tedavi seçiminde, kanserin aşaması ve yaygınlığı; hastanın yaşı; başka tıbbi sorunların bulunma olasılığı ve tedavinin kısa ve uzun dönemdeki istenmeyen etkileri dikkate alınmalıdır. İzleyerek Bekleme: Kanser çoğunlukla yavaş büyür ve erkeğin yaşamında önemli sorunlara yol açmayabilir. Bu nedenle hemen tedavi etmemek, zaman zaman tercih edilen bir seçenek olabilir. Uygun olduğunda seçilen diğer tedaviler uygulanmalı ve bunların yanı sıra kanser yakından izlenmelidir. 75 yaşın üzerindeki erkeklerde saldırgan bir tedavi, önerilmeyebilir ve gerekli olmayabilir.

Cerrahi Tedavi: Radikal prostatektomide prostat bezi tamamen alınır. Tümör prostatın dışına yayılmamışsa bu uygulama başka tedaviye gerek bırakmayabilir İdrar kaçırma, ereksİyon eksİklİğİ gibi istenmeyen yan etkileri olabilir.

Radyasyon tedavisi: Ameliyatın alternatifi olan bu tedavide kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili radyasyon kullanılır. Tümörün prostat bezi boyunca yayıldığı ancak hala komşu dokularla sınırlı olduğu durumlarda yarar sağlar. Kanamalı ya da kanamasız ishal, idrar yaparken rahatsızlık hissi ve empotans (iktidarsızlık) görülülebilir.

Hormon Tedavisi: Erkek cinsiyet hormonlarının baskılanması yolu ile kanser hücrelerinin yok edilmesidir. Kanserin büyümesini yavaşlatır ancak tam tedavi sağlamaz. Kanser prostat bezinin dışına yayılana kadar uygulanmaz. Cinsel istek kaybı ve ereksiyon yokluğuna sebep olur. Kemoterapi: Metastatik hastalıkta, hormon tedavisi ve diğer tedaviler başarısız olduğunda uygulanır. Kemoterapinin bilinen tüm yan etkileri ve olumsuzlukları söz konusudur. Prostat kanserinde tedavinin amacı yaşamı kısmen uzatmaktır.

Erken evredeki prostat kanserinde prostatın ameliyat ile çıkartılarak hastalığın ortadan kaldırılmasını amaçlar. İlerlemiş olanlarda ise yakınmaların ortaya çıkışının geciktirilmesi veya bir süre engellenmesine yöneliktir. Bu yüzden prostat kanserinin tam olarak tedavisi ilerleyen evrelerde mümkün değildir.

Erken tanı hayatın kurtulmasını sağlayabilir. Kanserin aşaması ve yaygınlığı, hastanın yaşı, farklı tıbbi sorunlarının bulunması, tedavinin istenmeyen etkileri gibi faktörler, her kanserde olduğu gibi tedavinin şekline ve zamanına karar verdiren önemli etmenlerdir.

 

Bu yazı toplam 4794 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim