• BIST 99.547
  • Altın 236,023
  • Dolar 6,1132
  • Euro 7,1851
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C

“Radyasyon Çalışanları Sağlıkta Dönüşümün Mağduru Olmak İstemiyor”

“Radyasyon Çalışanları Sağlıkta Dönüşümün Mağduru Olmak İstemiyor”
Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER)Başkanı Heybet Aslanoğlu “Radyoloji ünitelerini hizmet satın alma adı altında özelleştirerek hizmet kalitesi düşürülmüş, emeğimiz ucuzlaştırılmış, iş güvencemiz ortadan kaldırılmış "dedi.

 

 

8 Kasım Dünya Radyoloji Günü nedeniyle  bir açaıklama yapan Aslanoğlu şu satırların altını çizdi:

“Gönül isterdi ki biz radyasyon çalışanlarıda bugünü bayram tadında kutlayalım. Ne yazık ki biz radyoloji teknisyen ve teknikerleri her yıl olduğu gibi bu yılda Dünya Radyoloji Günü’nü buruk bir şekilde kutluyoruz.

Biz radyasyon çalışanları her yıl onlarca meslektaşımızı kanserden ve meslek hastalıklarından kaybediyoruz. Bir o kadar meslektaşımızda çeşitli hastalıklardan dolayı tedavi görmekte olup yaşamlarını zehir zemberek bir şekilde sürdürmektedir.

 

Sağlık çalışanlarının ve toplumun sağlığını korumakla görevli kurum olan Sağlık Bakanlığı geleceğimizi karartmak, iş güvencemizi ortadan kaldırmak için yüksek yargının kararlarını bile hiçe sayarak yeni projeler üretme peşinde. Demokratik bir ülkede meclis devre dışı bırakılıyor ve KHK ile sağlıkta dönüşümün son halkası olan sağlıkta kamu hizmetini tasfiye eden, sağlık alanını tümüyle özelleştiren, çalışanların güvencesini ortadan kaldıran  Kamu Hastane Birliklerini hayata geçirme telaşında.

             

Radyoloji ünitelerini hizmet satın alma adı altında özelleştirerek hizmet kalitesi düşürülmüş, emeğimiz ucuzlaştırılmış, iş güvencemiz ortadan kaldırılmış ve özlük haklarımızın elimizden alınmasına neden olmuştur. Denetimden uzak bu merkezlerde mesleki ehliyet sahibi olmayan kişiler yaygın olarak çalıştırılmaktadır. Sağlık hizmetinin bir parçası olan radyolojik görüntüleme hizmetlerinin ehliyetsiz kişilerce yapılmasının ne denli sakıncalar yaratacağını Sağlık Bakanlığının çok iyi bildiğini düşünüyoruz. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda somut bir çalışmasının olmaması düşündürücüdür.

Radyasyonun insan sağlığı üzerinde ciddi anlamda olumsuz etkiler bıraktığına ilişkin yüzlerce bilimsel çalışma mevcuttur. Başta  Uluslararası Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICRP) olmak üzere, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Avrupa Enerji Topluluğu (AURATOM) gibi birçok uluslararası kuruluş ilke olarak radyasyon kaynaklarıyla çalışanların günlük çalışma sürelerini mevcut duruma göre mümkün oldukça azaltmayı tavsiye ederken, 22.06.1960 tarih ve 115 sayılı ‘Radyasyonlara Karşı Korunmaya Dair 1960 Sözleşmesi’ Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından da imzalandığından, bu sözleşme hükümleri üye ülkeler için bağlayıcı nitelik taşırken, Türkiye’de 3153 sayılı kanuna dayalı olarak çıkarılan tanı ve tedavi amaçlı radyasyon uygulamalarında görevli personel günde 5 (beş) saat çalışırken, Bakanlar Kurulu’nun 27.09.2006 tarih ve 5547 sayılı kararıyla kabul edilip, 3 Ekim 2006 tarih ve 26308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “(Gözden geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” kapsamında tehlikeli ve sağlığa zararlı işlerde riske karşı alınacak önlemler arasında çalışanların çalışma saatlerinin azaltılması öngörülmüşken, söz konusu Avrupa Sosyal Şartı, kabul eden ülkeler için bağlayıcı hüküm ifade ederken, bu duruma göre; mevcut 5 saatlik çalışma süresinde bile azaltmaya gidilmesi gerekirken, Radyoloji çalışanlarının geleceğini karartmak için 21.01.2010 tarih ve 5947 sayılı Üniversite Ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘un 9. maddesi ile Günlük mesai süresi 5 saatten 7 saate çıkarılmış, adeta uluslararası atılan imzalar yok sayılmıştır.
Bu uygulamanın bilimsellikle açıklanması mümkün değildir.

 

Sağlık Bakanı’nın bu ısrarı radyasyon çalışanlarının hayatına mal olmaktadır. Meslek grubumuzda radyasyona bağlı hastalıklar artarak salgın gibi yaygınlaşacaktır. Genç yaşta eşlerimizin dul, çocuklarımızın öksüz kalmasına neden olacaktır.

Genetiği Bozulmuş Radyasyon Çalışanları olmak istemiyoruz.

Bizler radyasyondan ölmek istemiyoruz. Radyoloji ünitelerinin fiziki koşullarının iyileştirilmesini, özlük haklarımızın tırpanlanmasına son verilmesini, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının sağlanmasını istiyoruz.


Bir kez daha Haykırıyoruz! RADYASYON VİTAMİN DEĞİLDİR!

Sağlık Bakanlığı’nın radyoloji çalışanlarının sorunlarına karşı kayıtsız kalmaktan vazgeçip, radyoloji ünitelerinin envanterini çıkararak, acil, orta ve uzun vade de yapılacak eylem planını hazırlamalıdır. Meslek tanımlarının yapılması, yeterli istihdamın sağlanması, ehliyetsiz çalışmanın önüne geçilmesi, radyoloji departmanlarında fiziki eksikliklerin giderilmesi ve cihaz modernizasyonunun sağlanması öncelikli taleplerimizdir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim