• BIST 93.469
  • Altın 228,843
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 16 °C

SAĞLIK HİZMETLERİNDE BİLGİLENDİRME-REKLAM

Celal Yıldırım



Konuya sağlık felsefesi boyutu ile bakıldığında sağlık hizmetlerinde haber, tanıtım, ilan ve reklam sözcüklerinin nasıl kullanılacağı ve bu sözcüklerin taşıdığı anlamların nerede başlayıp nerede biteceği önem taşımaktadır.

Bu sözcüklerin tanımlanmasına bir bakalım:
Haber: Yeni olmuş yada olacak bir olay üzerine bilgi.
Tanıtım: Bir şeyin tanınmasını sağlamak.
İlan: Daha önce duyulmamış veya yeni ortaya çıkmış bir olayın çeşitli basın yayın organları ile duyurulması.
Reklam: Bir ürünü veya bir hizmeti daha çok satmak üzere tasarlanmış duyuru veya bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle tüketimini sağlamak için söz ,yazı veya resimle yapılan her türlü çaba.

Bu dört sözcüğün tek ortak noktası ise bilgi ve bilgilendirmeyi barındırma larıdır.

SAĞLIK HİZMETLERİ BİR ÜRÜN MÜ?

Bu bakış açısı ile değerlendirdiğimizde sağlık hizmetlerinde reklam kavramını öncelikle sorgulamamız gerekir. Bu sorgulamada sağlık hizmetlerinde temel ilkenin talep yaratmak mı, yoksa sağlık hizmetlerine olan talep ve ihtiyacın karşılanmasına yönelik bir düzenleme mi olması gerektiğinin açıklanması gerekir.

Sağlık ve reklam sözcüklerinin bir arada olması olanaklı mıdır? Ve sağlık hizmetlerinde bilgilendirme hangi boyutlarda kullanıcılara (hasta) ve kullandırıcılara(hekim) yönelik yapılmalıdır?

Sağlık hizmetleri bir ürün mü? Alınıp satılan bir ürün mü? Daha çok satılması daha çok kullanılması için duyurulması tanıtılması ya da reklamının yapılması gereken bir ürün mü?

Reklam; bir ürünün, bir hizmetin daha çok kullanılmasına yönelik, tüketiciyi yönlendirmek üzere yapılan bir eylemdir. Daha çok kullanmayı, daha çok tükettirmeyi amaçlar. Bu anlayışın sağlık hizmetlerine taşınması sağlık felsefesi ile örtüşmez. Ve insani bir yaklaşım değildir.

REKLAM YAPMANIN YOLLARINI ARARLAR


Bu anlayışa göre sağlık hizmetlerinin daha çok kullanılması ya da satıcıları tarafından daha çok pazarlanabilmesi için insanların hasta olmasını beklemenin ötesinde hastalıklı birey yaratmanın her türlü yolunu aramak ve kullanmak gerekir.

Sağlık; bireyin öncelikle hasta olmadan fiziksel ve ruhsal yönden sağlığının korunmasıdır. Tüm önlemlere karşın hastalık durumu ortaya çıkarsa gerekli tedavinin yapılmasıdır.
Sağlık ekonomistlerine göre sağlık hizmetlerine yapılan harcama bir tüketim harcaması değil, bir yatırım harcamasıdır. Daha çok harcamayı amaçlayan tüketim anlayışı yerine daha az hasta olmayı sağlayan bir yatırım anlayışı hedeflenir.
?İlan ,tanıtım ve haber yapıyorum? diyerek açık yada gizli reklam yapma yollarını ararlar.

İlan, tanıtım , haber ve reklam sözcükleri arasında geçişler bulunmaktadır. Hepsini birleştiren tek nokta ise, hepsinde bilgilendirme işlevinin olmasıdır.
Muayenehanenizin açılışını günlerce ve tam sayfa olarak duyurursanız buradaki bilgilendirme ilan kavramının dışına çıkar, reklama girer.

Sağlık alanında kullanılacak bir ilacın yada cihazın tanıtımını kullandırıcıya (Sağlık çalışanı) değil de, kullanıcıya yönelik yaparsanız, amacınız bilgilendirme olmaz, reklam olur!

EVLERDEKİ KULLANILMAYAN İLAÇLARIN BEDELİ 200 MİLYAR LİRA

Ve bu anlayışın sonunda ortaya çıkan tablo kamu sağlığına ve ülke ekonomisine zarar olarak ortaya çıkar.
Örneğin, sağlık hizmetlerini piyasa anlayışına göre sürdüren ABD de 1. basamak sağlık hizmetlerine başvuru sayısı yılda 358 milyon iken Akupunktur ve masaj v.b uygulama yapan yerlere başvuru yapanların sayısı ise 425 milyondur.

Ülkemizde 1989 yılında yapılan bir araştırmada evlerde kullanılmayan ilaçların bedeli 200 milyar iken, Sağlık Bakanlığının bütçesi 900 milyardır.
Fransa? da yanlış ilaç kullanımına bağlı yıllık parasal kayıp 24 milyar dolardır.
Hizmet sektörleri içerisinde kullanıcıların en az bilgiye sahip olduğu ve kişinin tüm iyi niyeti ile kendisini hizmet sunucusunun ellerine bıraktığı sağlık sektöründe devletin ve meslek kuruluşlarının kurallar koyması ve konulan kuralları uygulaması, hem kamu sağlığı hem de kaynakların verimli kullanımı açısından zorunludur.

Devletin sağlık alanında yaptığı düzenlemelerde boşluklar olduğu, günümüz koşullarına artık cevap veremediği bir gerçektir. Mevzuat çalışmaları, sağlık hizmetlerinde reklam yapabilmenin koşullarının yaratılmasını değil; var olan mevzuatın yetersizliğinden yararlanarak sağlığı ticari bir metaya dönüştüren kişi ve kurumlara karşı gerekli düzenlemeleri kapsamalıdır.

Sağlık Bakanlığının Sağlık hizmetleriyle ilgili yönetmelik çalışması; ne yazık ki sağlık hizmetlerini piyasa koşullarına göre düzenlemek isteyen anlayışın taleplerine cevap vermek üzere hazırlanan bir çalışmadır.

Bu anlayış sağlık hizmetlerinde bir yandan gereksiz tedavilerin yapılması ve sağlık hizmetlerinde tekelleşme ile halk sağlığına zarar verilmesi sonucunu doğuracak diğer yandan ise reklam yapma gücüne sahip olmayan bireysel çalışan sağlık mensuplarını yoksullaştıracaktır.

Bu düzenlemenin ne ekonomik, ne insani, ne de sağlık felsefesi ile örtüşen bir yanı bulunmamaktadır. Sadece ve sadece sağlık hizmetlerini ticari bir meta gören anlayışa yararı bulunmaktadır.


Bu yazı toplam 2861 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim