• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 13 °C

Sağlık Ortamımızda Yaşananlar …

Sağlık Ortamımızda Yaşananlar …
70 ine yaklaşmış bir kişiye dizdeki harabiyet, diz protezini gerektirmiyorsa, kısmi cerrahi müdahalelere karar verilmesini çok tartışmalı ve gereksiz olduğunu düşünürüm.

Bugüne kadar bu sayfada sağlık politikaları konusunda bir çok yazı yazdım. Sağlık Hizmetlerinin Örgütlenmesi, Finansmanı, Sağlık İnsan Gücü, Tam Süre Çalışma, AB ve Sağlık, Sağlık Hizmetlerinde Performans, İlk Basamak Sağlık Hizmetleri, Muayenehane Hekimliği,  İşyeri Hekimliği, Sağlıkta Dönüşüm Programı, Sağlıkta Ezberler bozuluyor, Bitkisel Ürünlere Dikkat, Tıbbi Uygulama Hataları, Hekim Emeğinin Değerlendirilmesi, Tabip Odası mı? Meslek Örgütü mü?   Hekimlerin Serbest Çalışma Hakkı, Sağlıkta 4-c, Hekim Sendikası, Aile Hekimliği, Genel Sağlık Sigortası…Aklıma öncelikli  gelen yazdığım yazılar.  

Sağlık Ocakları kapatıldı, Aile Hekimliği sistemi getirildi, Genel Sağlık Sigortası uygulaması başlatıldı, Hekim emeği değerlendirmesine “Performans Sistemi” getirildi, Muayene açılması hemen hemen olanaksız hale getirildi, özel çalışma alanına engeller konuldu, kamu hekimleri rahatsız, tıp fakültelerinde kaos, Tıp Fakültesi Hastaneleri can çekişiyor, hekim hakları kısıtlanıyor, ithal hekim uygulaması getirildi, meslek kuruluşları yetkileri kısıtlanmaya başladı…

Ben bugün hiç bu konulara girmeyeceğim. 35 yıllık meslek hayatımda şahit olduğum, duyduğum  olayları,  bilgileri, paylaşacağım. Amacım hiçbir meslek grubunu, ortamı, olayı, sonucu eleştirmek değil. Yaşanan olayları ve ortamı tüm çıplaklığıyla yazıya dökmek… Yazdıklarımın çoğu yaşanmış hikayeler, bir kısmı da içinde bulunduğumuz ortam…

  Aşağıdaki satırları ülkemizin ” SAĞLIĞININ SESİ” olarak kabul edin.

·                  

 Acil’e Başvuran Hastaların % de Kaçı Acil?

Acil servislerde verilen hizmetten her vatandaşın yararlanmaya hakkı var ama yapılan araştırmalara göre bu servislere gelen acil olmayan hasta sayısı çok kabarık...
Acil servislere başvuranların yaklaşık yüzde 60'ının acil olmayan, yüzde 30'unun orta acil, yüzde 10'unun ise gerçek müdahale edilmesi gereken acil hastalardan oluştuğu belirtildi.

Sebep; Belki gündüz poliklinikte sıra bulamaması veya uzun saatler sıra beklemesi, belki de acil başvuruda ücret alınmaması…

·        

Bir Gidişte Özel Sigorta Güvencesi Boşaldı…

Bir baba anlatıyor. Oğlum 19 yaşında. Özel sigortası var. Birkaç şikayeti vardı.

 Oğlum, özel sigortan var dedim. Filanca hastaneye git. Özel sigortan var, muayene ol, dedim.

Akşam eve geldiğimde sordum; Baba tetkiklerim yapılıyor, dedi.

 Ertesi gün; Baba bir de Nöroloji uzmanı görecekmiş, ve 3. gün telefon etti. Baba, önemli bir şeyim yokmuş, dedi.

Geçenlerde ortopedi  muayenesi için birlikte hastaneye gittik. Özel sigortasını kullanamadık.

Çünkü, ilk gidişinde sigorta güvencesinin tamamı boşaltılmıştı…

·                                   

 

Müjdemi Ver…

Hastanelerde adettir. Doğum sırasında doğumhaneye veya sezeryan için ameliyata giren anne adayının işlemi bittikten, sağlıklı bir bebek dünyaya getirdikten sonra , bebek sarılıp hemşire veya ameliyathane personeli tarafından dışarı alınırken, kapının önünde bekleyen baba adayına “ müjdemi  ver, nur topu gibi bir bebeğiniz oldu” denir. Baba da mutlulukla bu haberi getiren kişiye hediyesini verir. Adettendir.

İki yıllık evli bir arkadaşım, yakında “baba” olacağım diye seviniyordu. 6 ay sonra tekrar karşılaştık. Nasıl gidiyor?  dedim. Sorma, dedi, anlatmaya başladı…

 “Bir gün eşim sancılar içinde kıvranmaya başladı. Hemen bir Kadın-Doğum Uzmanına götürdüm. Muayene etti ve “dış gebelik” teşhisi koydu. Derhal hastaneye götürmeniz gerekir dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm.

Hemen  en tanınmış bir hastaneye götürdüm. Giderken de “inşallah doktor yanılmıştır” diye aklımdan geçiriyordum. Hastaneye vardık. Acile aldılar, doktor geldi. Muayene etti,  bir evvelki doktorun teşhisinin doğru olduğunu ve derhal ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi. Kabul etmekten başka bir şansımız yoktu.

Doktor bey, ben hazırlanıyorum ,hastamızı da ameliyathaneye alın  hazırlıkları yapalım, dedi.

Eşimi sedyeye aldılar, onlar önde ben arkada ameliyathaneye gittik. Ben kapının dışında kaldım. Eşim ameliyathaneye girdi.

 Çok geçmeden doktor bey geldi, heyecanımı gördü. “Meraklanmayın, rahat olun” diye teselli etti…

Baba olacağız diye hayaller kurarken, şimdi de önemli bir sağlık sorunu yaşıyorduk.

 Ya ameliyatta bir şey olursa? Narkoz da verecekler diye, kafamda bir çok sorular geçiyordu.

Dakikalar, saatler gibi geliyordu, zaman geçmek bilmiyordu…

 Bu duygular içindeyken birden ameliyathanenin kapısı açıldı. Ameliyathane personeli elinde  içinde kanlı bir parça kavanozla göründü; Adeta sevinçle “ Müjdemi isterim “  dedi…

 

O andaki hislerimi unutamıyorum.

 Baba olmayı beklerken, yaşadığımız bu olaylar neyin müjdesi…

 

·                                                                                                   

Yaptırmasan da Olur !...

Kemal, bir hastanenin bilgisayar sorumlusu idi. Hastane otomasyonu ve bilgisayar sistemi ondan sorulurdu. Bir gün mide şikayetlerini  hastane başhekimine anlattı. Başhekim bizim doktora gösterelim, dedi.

Telefon ederek, “Kemal Beyi gönderiyorum, bekletme”  diye uyardı.  Uzman doktor muayene ettikten sonra radyoloji, ultrasonografi tetkiklerin yanında bir çok ta laboratuar tetkikleri istedi.

 Bun durum karşısında Kemal Bey;

-Doktor Bey, ben bu hastanenin bilgisayar sorumlusuyum.  Eğer bu tetkikler gerçekten şartsa yaptırayım, diye sordu. Zaten ödeme de yapmayacağım, dedi…

Doktor bir şeyler söyledikten sonra, numune ilaçlardan bir kutu vererek “Yaptırmasan da olur, al bakalım bu ilacı günde 1 tane iç” dedi…

·            

 

 

70 yaşına Girerken Menüsküs Ameliyatı?...

Bir gün yaşı bir 70 lere doğru giden oldukça kilolu bir hasta geldi. Elinde bir torba tetkik…

Doktor Bey dedi, sağ dizimde daha fazla olmak üzere her iki dizimde 2 aydır çektiğim ağrıdan dolayı hastaneye başvurdum. 2 haftada verilen tetkikleri yaptırdım. Sağ dizimde menüsküs yırtığı varmış. Ameliyat dediler. Korktum, bu yaştan sonra nasıl ameliyat olacağım…

Hastayı muayene ettim. MR tetkiklerini inceledim. Sana ne ameliyatı yapılması gerekiyormuş, söylediler mi? diye sordum. “Yırtık menüsküsü alacaklarmış” dedi.

 

Diz maketini açtım. Menüsküs kıkırdağını gösterdim. Bak bu diz seni 67 yıl taşımış. Şu kıkırdak yırtılmasa “ayıp” eder! dedim.

 Gerekli tedaviyi yaptım, Senin şikayetlerin bu yırtıktan olmadığını ve neden olduğunu anlattım. Ameliyat gerekmediğini  söyledim, rahatladı…

Bir hafta sonra geldi, egzersizlerini verdim.

 

70 ine yaklaşmış bir kişiye dizdeki harabiyet, diz protezini gerektirmiyorsa, kısmi cerrahi müdahalelere karar verilmesini çok tartışmalı ve gereksiz olduğunu düşünürüm.

 

·        

Bitkisel Ürünlere Dikkat…

İlacın reklamı yasak, bitkisel ürünlerin serbest…

Hemen her türlü yayın organında çarşaf çarşaf reklamlar.

İlaç ruhsatını Sağlık Bakanlığı veriyor. Bitkisel ürünleri ruhsatını Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı…

 

Prostata % 100 garantili kesin çözüm. ( Bunu bulan herhalde Nobel alır)

Hemen Satın al. Kredi kartına peşin fiyatına 12 taksitle. Eve teslim. (kutusu 119 TL)

 

…Zayıflama Hapı, Termojenik Yağ Yakıcı. Ayda 7,5 kilo verebilirsin.

Haplarımız iştahı keser, oturduğunuz yerde spor yapar gibi kalori yakarsınız…

 

Bu ürünleri kullananlar, bu ürünleri Sosyal Güvenlik Kurumları ve Özel Sigortaların niçin ödemediklerini hiç düşünmezler mi?

 

 Baş ağrısından kurtulmak için 1 Bardak kaynar suya, 2 gram papatya konur, 10 dakika bekletilir günde 2 bardak için…

Ya baş ağrısının altında beyin kanaması başlangıcı var sa?

 

·        

 

 

Kendimizi Göstermeye Geldik

 

Her Cumartesi karı koca yaşlı bir aile kol kola girerek hastaneye gelirler, dahiliye doktoruna görünürlerdi. Dahiliye uzmanı Dr. Ali Bey yaşlı karı kocaya hürmet eder ve her seferinde aynı cevabı alırdı.

-  Teyzeciğin, amcacığın ne şikayetiniz var?

- Valla doktor oğlum bir şikayetimiz yok ama kendimizi bir göstermeye geldik…

Dr. Ali Bey tansiyonlarını ölçer, kalbini dinler, tetkiklerini yapar, gerekli ilaçlarını yazar, gönderirdi.

2. hafta, 3. Hafta, 4. Hafta, hep böyle devam etti. Dr. Ali Bey biraz sıkılmıştı ama yaşlı oldukları için hiç belli etmeden vazifesini yapıyordu…

 

Bir cumartesi, yaşlı teyze tek başına geldi. Dr. Ali Bey merak ve heyecanla sordu; Teyze niye yalnız geldin, amca nerede? Teyze cevap verdi.

 

-Doktor oğlum, amcan biraz hasta, evden çıkamadı da ben yalnız geldim...

 

 

·        

 

 

Boy Uzatma Ameliyatı

 

Bir televizyon kanalında herhangi bir nedenle iki bacak arasında kısalık varsa “uzatma ameliyatı” ile bacaktaki kısalık farkının giderilebileceği veya azaltılacağını anlatmıştım.

İki ay telefonlarım susmadı. Programda hiçbir adres ve telefon verilmediği halde bulmuşlar, nasıl buldularsa…

Enteresan olanı, konuşmamda bu ameliyat bacaklar arasında boy farkı olduğu zaman yapılır, dediğim halde, telefonların hepsi, boyunu uzatmak isteyen gençlerdi.

 

Urfa’dan telefon eden genç kızın telefonunu unutamıyorum.

Doktor Bey, ben boyumu uzatmak istiyorum.

 Boyun kaç diye sordum 1.61 dedi. İyi dedim, daha ne istiyorsun?

8-10 cm. daha uzamasını istiyorum, yalvarırım doktor bey diyordu.

Ben olamayacağını söyledim, izah etmeye çalıştım, anlamıyor, anlamak istemiyordu…

 

Doktor Bey dedi, ” ben Ağa kızıyım, babam çuvalla para verir ” deyince;

 “ Vücudunla barış ve onu sev” diyerek, telefonu kapatmak zorunda kaldım..

 

 

 

 

 

Yazan: Op. Dr. Şükrü Güner

TTB Yüksek  Onur Kurulu Üyesi

BU YAZI SAĞLIĞINSESİ ARALIK 2011 SAYISINDA YAYINLANMAKTADIR.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim