• BIST 97.334
  • Altın 221,825
  • Dolar 5,6202
  • Euro 6,4302
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 18 °C

Sağlıkta Dönüşemeyen İlçe: Özalp

Ercan Kırımi

Sağlıkta Dönüşemeyen İlçe: Özalp

Sağlıkta dönüşüm özellikle Sağlık Bakanlığı ve kurumları tarafından çok sık kullanılan iki kelime. Hali hazırdaki Hükümet ve Bakanlığın sağlıkta yaptığı değişiklikleri ifade ediyor. Acaba tüm Türkiye sağlıkta dönüşümü yaşayabildi mi? Bu soruya bizim gibi bir bölgede yaşayan ve çevremize objektif gözle bakan bizler tarafından kolaylıkla verilebilecek cevap maalesef ‘hayır’ olmaktadır.

Van’a yaklaşık 70 km uzaklıktaki Özalp ilçesinin toplam nüfusu bağlı bulunduğu köylerle birlikte yaklaşık 75.000 kadardır. Hiç de azımsanmayacak bir nüfus kitlesi yaşamakta bu ilçemizde. Bizler Tabip Odası aktivistleri hemen her yıl, bazen yılda iki kez Özalp’e uğrayıp sorunları yakından izlemeye ve sonuçları yetkililere aktarmaya çalışıyoruz. Benim her zaman şaşırdığım şey, her ziyaretimizde hekim kadrosunun inanılmaz değişmesi oluyor. Neredeyse her ziyaretimizde meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu yenilenmiş, diğerleri bölgeden kaç(git)miş oluyor, üzücü olarak. Neredeyse saatler sayılıyor mecburi hizmetin doluş süresini hesaplarken. Süresi dolanlar adeta kaçarcasına uzaklaşıyorlar ilçeden.

Peki neden böyle? Suç sadece biz hekimlerde mi, yoksa sağlıkta dönüşümemekte mi? En baştan ilçedeki en önemli sağlık kurumu Devlet Hastanesi’nden bakmaya başlarsak problemleri hemen anlamaya başlıyoruz. Özalp Devlet hastanesi 6-7 katlı bir apartman binasından, evet bildiğimiz, odaları, mutfağı olan bir apartman binası kiralanarak dönüştürülmüş bir Devlet Hastanesi. Her birim neredeyse hiç uygun olmayan şekilde düzenlenmiş odalarda hizmet veriyor. Acil serviste yalnızca iki fedakar pratisyen kalmış ve tüm hasta yükünü çekmeye çalışıyorlar. Bu iki meslektaşımıza TSM’den bir gönülsüz pratisyen ve başka yapacak işi olmadığı için ve puan yapmak zorunda olan Anestezi Uzmanı bayan doktor yardım ediyor. Hastanenin ameliyathanesi yok ama, iki Anestezi Uzmanı var!! Ne ilginç değil mi? Aynı zamanda 1,5 yıldır hiç ameliyat yapamadığından yakınan körlendiklerinden bahseden Genel Cerrahi ve Kadın Doğum uzmanları da mevcut. Çocuk servisine küvöz gönderilmiş, yenidoğanlar için. Ama ne yenidoğanlar için bir infüzyon pompası ne nabız oksimetre ne de bebeklerle ilgilenecek tecrübede hemşire var. Başhekim, yorgun, argın kıdemli bir pratisyen meslektaşımız. Makamında bir sürü sigara içmeyen meslektaşı olmasına rağmen püfür püfür sigarasını da tüttürebilecek kadar pervasız olabilen birisi. Niye böyle olmasın ki, kendisine muhtaç olunduğunu hissettiren birisi.

Özalp Devlet Hastanesi’nin bu koşullarında ülkemizin yetişmiş uzmanlarının 1,5 yıllarının heba edilmesi pek doğru gözükmüyor. Bizce doğru olan temel branşlarda yeterli sayıda doktorla iyi bir poliklinik hizmeti ve derme çatma, baştan savma, yeni mezun, daha sakalı çıkmamış meslektaşlarımızla değil de çok daha iyi bir acil hizmeti vermek olmalıydı. Geriye kalan kritik vakalar, altyapının yeterli olduğu Van’daki hastanelere çok rahat taşınabilirdi ve bu daha ekonomik olurdu. Fakat gelin görün ki Bakanlığın çok öğündüğü 112 Acil Servis hizmetleri de burada hiç yok. Bu kadar nüfusa ve sevk olunacak o kadar çok hastaya yalnızca 1 (bir) ambulans hizmet veriyor. Hele ambulans 70 km uzaklıkta Van’a bir hasta götürsün, geriye kalanların eli kolu bağlanıyor. Acilde kalp krizi geçiren vatandaşı ayakta tutmak için o genç meslektaşlarımız çırpınıp duruyor. Van 112’den medet bekliyorlar. Fakat zaten kendileri çok yoğun olan Van 112 nasıl kalkıp buraya gelsin ve tekrar geriye dönsün ki?

Devlet hastanesinden sonra Ağız-diş sağlığı merkezi ve TSM olarak kullanılan eski devlet hastanesi binasını ziyaret ettik. Saat 15.00 ama hiçkimseyi bulamadık. Bina derli toplu, güzel boyalı, kaloriferleri tam gaz çalışıyor, ama hiçbir hzimet emaresi gözükmüyor. Telaşlı biçimde birkaç görevli yanımızda bitiveriyor. Doktorları veya diş hekimlerini sorduğumuzda şimdi buradaydılar gibisinden cevaplar işitiyoruz. Bizleri resmi denetçiler zannettiler herhalde. Bu binanın neden böyle verimsiz kullanıldığını araştırdığımızda ise Diyaliz merkezi olacakmış, hazırlık yapıldığını öğrendik. Toplam 5 adet diyaliz hastası varmış.

Bir sonraki ziyaret yerimiz Aile Sağlığı Merkezi oldu. Merkez biraz ilçenin dışında eski bir bina yapılmış. Tam 9 adet genç pratisyen meslektaşımız derme çatma, köhne bir binada hizmet vermeye çalışıyorlar. Bir dokun bin ah işit cinsinden sorunlarını anlatmaya başlıyorlar. Bina bir kere dökülüyor. Tavandan sızıntı var ve boyalar dökülüyor. En alt katta kanalizasyon tıkanmış, tadilat gerekiyormuş. Su daha önce kaçakmış ve SM’ne hiçbir ceza yazılmaz iken şimdi kendilerine günlük 1000 TL ceza makbuzu kesiliyormuş. Öyle ya Özalp Belediyesi genç meslektaşlarımızın çok kazandıklarını duymuşlar. Ne garip mantık?? Sen zaten en doğudaki ilçende en önemli memurlar olan hekimlerini hoş tutumak, ihtiyaçlarını karşılamak, isteklerini sormak, karşılamak varken tam tersine onlara gaddar davranıp günlük 1000 TL ile cezalandırıyorsun.

ASM’de hergün binlerce insan bu yıkık-dökük binaya girip çıkıyorlar. Niye daha şehir ortasında ve derli toplu TSM binasını kullanmıyorsunuz diye sorduğmuzda ise, SM ve Devlet Hastanesi Başhekimi’nin orayı diyaliz için kullanacağını, bu yüzden izin verilmediğini öğrendik. Yani 5 kronik, umutsuz hasta için 9 doktor binlerce iyileşebilecek, koruyucu hekimlik alabilecek hasta feda edilmiş olunuyor. Niye böyle diye sorulduğunda ise Aile hekimlerine çok ciddi ücret ödendiğini ve bunun 2300 TL’sinin ASM’nin ihtiyaçları için kullanılması gerektiğini ve ASM’de tadilat yapılabileceği şeklinde yanıtlarla karşılaştık. Herşeyin paraya endekslenmiş olduğunu anladık.

Maalesef bu bölgeler aslında batıdaki ilçelerimizden çok daha fazla sağlık yardımına ihtiyaç duyan yerler, ama gelin görün ki işte sağlıkta dönüşemeyen, ihmal edilen yerler de buralar oluyor. Ülkenin ortasından oturup bakmakla meseleler çözülmüyor. Sonra da bu bölge niye Devletimize tepkili, niye terörizm var diye hayıflanıyoruz.

Bu yazı toplam 3553 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim